7 yıl sonra Elî Heyder / Koçgirî

Sazlar ailesinin usta eğitmeni sanatçı Veysel Aydın 7 yıl aradan sonra dördüncü albümü Elî Heyder/Koçgirî ile sevenleriyle buluştu. Sanatçının albümüne ismini verdiği “Elî Heyder”, Kaypakkaya, Deniz’ler, Kemal Pir, Mazlum Doğan, Sakine Cansız gibi direnen, baş eğmeyenleri anlatıyor.

07 Aralık 2017 Perşembe | Kültür-Sanat

GÜL GÜZEL / STUTTGART 


Sanatçı Veysel Aydın’ı kendisi gibi mütevazi evinde ziyaret ediyoruz. Baden-Württemberg eyaletinin küçük bir yerleşim alanı olan Otlingen’de yaşayan Dersim/Nazimiyeli ses sanatçısı, sazlar ailesinin usta eğitmeni, her türlü lüksten uzakta, sazları ve şarkılarıyla bir yaşam sürdürüyor. Oturma odasına girişte ilk gözüme çarpan tavana asılmış, farklı büyüklüklerdeki sazlar oluyor. Hani bir şeye her şeyinizi adar ve bütün yaşamınız onun etrafında döner ya, işte öyle bir duygu uyandırıyor bu odanın dekoru ve içinde yaşayan sanatçı Veysel Aydın. 


Hayalini gerçekleştirdi

Sanatçının yeni albümü “Elî Heyder/Koçgirî” sevenleriyle buluştu. Daha önce “Sevdayı Saldık Dağlara”, “Donakalmış Gözleri” ve “Anaların Çığlıkları” adlı albümleri olan Aydın, yeni albümü; 11 şarkı ve 1 şiirden oluşurken, 6 eser ise Kürtçe. Veysel Aydın’ın albümünde, Koçgirî ve Kızıldere eserleri dışındaki eserlerin hepsi yeni. Albümüne yapacağı ilk klibin, Elî Heyder eserine olacağını sözlerine ekliyor. 

Sanatçı Aydın, sözü ve müziği Ali Gazi’ye ait, Elî Heyder (Ali Haydar) isimli parça ile Ali Şer’e ait Koçgirî eserlerinin kendi hayatında da çok önemli bir yer tuttuğunu söylüyor. Aydın, “Bu iki eseri, bir albümümde okumak çok büyük bir hayalimdi. Bu hayalimi gerçekleştiren başta Tanju Duman ile Sinan Öztürk olmak üzere, bana destek veren bütün arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Bu arkadaşlar destek vermeselerdi, böyle bir albümü çıkarmam mümkün olmayacaktı” diyor. 


Baş eğmeyenleri anlatıyor

Veysel Aydın, “Elî Heyder” parçasının kendisi için önemini ise şöyle anlatıyor: “Elî Heyder’de, Ali Haydar Yıldız, İbrahim Kaypakkaya, Deniz’ler, Kemal Pir, Mazlum, Sakine, Mercan’daki onyediler olmak üzere, güçlüklere karşı direnen, mücadele edip, baş eğmeyenler var. Onların o güçlü duruş ve mücadelelerinin içine, sanatı da katarak anlatıyor.” Elindeki Cura’nın tellerine dokunarak, Elî Heyder eserinden duyduğu heyecanı dile getirmeye devam ediyor: “Bu eser, yiğitliği temsil eden Ali Haydar’ın mücadele verirken hiç çekinmeden bedenini kurşuna siper etmesini ele alıyor. Sözleri Viyana’da yaşayan Ali Gazi’ye ait.”

Önemsediği diğer eser Koçgirî için ise Aydın, “Bütün ötekileştirilenlerin dinlediği bir eserdi. Her zaman benim hayalimde olan bir eserdi. Günün birinde mutlaka bir albümümde okuyacağım bu eseri diye hayal ediyordum. Çünkü  direnişi, Aleviliğin felsefik boyutunu, o süreçte Hozat’ın direnişe yardım etmediğini anlatan Ali Şer’e ait bir eser” diye belirtiyor. 



7 yıl aradan sonra

“Elî Heyder/Koçgirî” albümü ile 7 yıl aradan sonra sevenlerine “merhaba” diyen Aydın, “Yaşamımı şekillendiren ilke ve değerlerime dair ne varsa, bu albümde dile getirdim” diyor. Sanat hayatının siyasi uğraşı ile bütünleşip geliştiğini belirten Veysel Aydın, 16 yaşında iken, siyasi faaliyetlerinden dolayı ilk olarak Dersim’de, 13 Haziran 1981’de tutuklanıyor. Dersim merkez ve Nazimiye karakollarındaki işkence ardından Diyarbakır Askeri Cezaevi gibi işkencesiyle meşhur Elazığ’daki büyük işkencehane ‘1800 Evler’e naklediliyor. Bu süreci anlatırken, bütün vücudunun gerildiği, ruhunun daraldığını hissettiren Veysel Aydın, “Bize işkence ederek, mutlu oluyorlardı. Ama bizler bütün bunlara katlanmak için, bizden önce bu şekilde işkence görüp, çözülmeyen devrimcileri düşünerek, güç alıyorduk. Neticede ben onların 118 günlük işkencesine direnip, yenilmedim. Onları ben yendim” diyor. 




10 bin öğrenciye bağlama öğretti


Veysel Aydın, Dersim/Nazimiye’nin Aşağı Doluca köyünde Mayıs 1965 yılında doğmuş. Hiç Türkçe bilmeyen bir annenin 8 çocuğundan en küçüğü. Cezaevinden çıktıktan sonra da konserlerinde söylediği devrimci şarkılar nedeniyle 3 kez tutuklanmış. Can güvenliği olmadığı için 1990’da Almanya’ya geliyor. Siyasi mülteciliği kabul edildikten sonra, Münih müzik okulunda dört dönem şan ve piyano dersleri alan Aydın, 4 yıl boyunca özel şan derslerine devam ediyor. Veysel Aydın’ın kendisine ait yaklaşık 15 eseri var. Daha çok derleme yapan sanatçı, eserlerin otantiğini bozmadan estetik kazandırarak yeniden sunuyor. 

En az 10.800 civarında talebeye şimdiye kadar bağlama ailesindeki çeşitli sazlarla kurslar vermiş. Şu anda 4 kurumda verdiği saz eğitiminde 80 civarında öğrencisi var. 



463

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA