Kürt sorunuyla ilgilenenler hedef

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra’ad Al Hussein, “Kürt sorunuyla ilgilenen, sol kesimde siyaset yapan veya bu kesime yakın durduğundan şüphelenen insanlar, Türk devleti tarafından hedef haline getiriliyor” dedi.

12 Eylül 2017 Salı | Dünya


Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra’ad Al Hussein, Türk devletinin Kürt sorunu ile ilgili kurum, kuruluş ve bireyleri, hedef haline getirdiğini söyledi. 

BM İnsan Hakları Konseyi oturumları, İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı. 

29 Eylül 2017 tarihine kadar sürecek olan oturumların açılış konuşmasını yapan İnsan Hakları Konsey Dönem Başkanı Joaquin Alexander Maza Martelli program hakkında bilgi verdi. Dünya genelinde yaşanan insan haklarına dikkat çekerek devletleri insan haklarının gelişimi konusunda daha fazla iş birliği yapması çağrısında yaptı.


‘Terör otoriterleşmeye gerekçe olmamalı’

Daha sonra BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra’ad Al Hussein, yıllık insan hakları raporunu okudu. Konuşmasına 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’deki saldırı ile başlayan Al Hüssein, “Teröristler bize saldırabilir. Devletle de buna karşı önlemler alabilir ama bunların otoriterleşmeye veya baskı aracı haline gelmemesi gerekiyor” dedi. 


‘Suriye’de ciddi bir insanlık krizi var’

Daha sonra aralarında Suriye, Irak, İsrail, İran, Venezuela, ABD, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülkedeki insan hakları ihlallerine ilişkin raporunu sundu. Suriye’deki savaşta sadece 2017 tarihinde havadan veya karadan yapılan saldırılarda binlerce sivil insanın yaşamını yitirdiğini ve bunlar arasında çocukların ciddi bir sayıda olduğunu söyledi.


Türkiye’de insan hakları tablosu

Konuşmasında Türkiye’ye de geniş yer veren Al Hussein, Türkiye’nin İnsan Hakları Konseyi çalışmalarına aktif bir biçimde katıldığını ve insan haklarının gelişimi konusunda çaba gösterdiğini belirterek, aynı hassasiyeti ülkenin kendi sınırları içerisinde de göstermesi gerektiğini vurguladı. 

Düşünce ve ifade özgürlüğünün ciddi baskı altında olduğunu hatırlatan Al Hüssein, çok sayıda gazeteci, akademisyen, hukukçu, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin gözaltına alındığını veya tutuklandığını anımsattı. Farklı dini gruba mensup insanlar ve özellikle de Kürt sorunu ile ilgili çalışan kurum ve kuruluşların saldırıya maruz kaldığını, hedef alındığını ifade eden Al Hussein en son olarak Uluslararası Af Örgütü ile çalışan 10 insan hakları savunucusunun ‘silahlı terör örgütü’ adına faaliyet yürüttükleri iddiasıyla tutuklandığını ifade etti.  

Al Hussein, Türkiye ile ilgili kendi bürosunun çok yakın zamanda geniş bir rapor yayınlayacağını da kaydetti.

Hussein, şöyle devam etti: “Kürt sorunuyla ilgilenen veya sol kesimde siyaset yapan veya bu kesime yakın durduğundan şüphelenen insanlar devlet tarafından hedef haline getiriliyor.”


Özel raporlar açıklanacak

Türk hükümetine, insan haklarına saldırılardan bir an önce vazgeçmeye çağıran Hussein, kendisine bağlı olarak Türkiye’deki insan hakları ihlallerini araştırmak için Cenevre merkezli kurulan ofisin önümüzdeki günlerde OHAL’den kaynaklı yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekmek amacıyla acil bir rapor açıklayacağını duyurdu.


AB’ye mülteci eleştirisi

Al Hussein, Yunanistan’daki küçük bir kasabanın mültecileri çok iyi karşıladığına dikkat çekerek “İstenildiğinde mültecilerin çok daha iyi karşılanabileceğinin güzel bir örneğidir” dedi. Avrupa ülkelerinin mülteci politikalarının eleştirdi.

Dün sabah saatlerinde başlayan BM, 36. insan hakları oturumları, ülkelerde yaşanan hak ihlalleri konulu tartışmalarla 29 Eylül tarihine kadar devam edecek. 


 ANF/CENEVRE



497

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA