Rojava Devrimi ve Kuzey Suriye seçimleri

Zeki AKIL

09 Eylül 2017 Cumartesi | Forum

Rojava’da seçim çalışmaları yoğunlaştı. Bu ayın sonunda komün, Kasım’da kanton sonra da federasyon yönetimlerini belirleyecek seçimler yapılacak. Suriye hala ağır bir savaş ortamında. Kuzey Suriye etrafı dost olmayan güçlerle kuşatılmış. Türkiye, Başur ve rejimin ambargosu altında. Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) ait binlerce savaşçı Reqa’da, DAİŞ’le ağır bir savaş yürütülüyor. İşte kantonların ve federasyon yönetimlerinin seçimleri bu koşullar altında yapılıyor. Ortadoğu’da ve savaşın sürdüğü, kuşatma altındaki bir bölgede seçimlere gitmek, seçimlerin önemini farklı kılıyor. Özelin özeli bir durumu ifade ediyor.

Başta seçim kararını vermenin yönetimin kendisine ve halka güveninin bir göstergesi olduğunu görmek gerekiyor. Arap, Kürt, Asuri ve farklı kesimlerin iç içe yaşadığı bölgelerde açık ve özgür seçimlere gitmek halkların iradesine saygının ve onlara güvenmenin ne kadar ileri boyutta olduğunu gösteriyor. Savaş ve kuşatma altında seçimler yapılmasa veya ileri bir tarihe ertelense, bu anlaşılır bir durumdur. Kimse niye seçimlere gitmiyorsunuz da demez. Buna rağmen demokratik seçeneği tercih etmek ve öne çıkarmak Ortadoğu açısından yeni ve umut vaat eden bir durumdur. Rojava Devrimi’ni farklı kılan hem Suriye hem de Ortadoğu için alternatif haline getiren demokratik niteliğidir.

Mevcut durumda Suriye rejimi seçimlere karşıdır. Halkın örgütlenmesini, kendisini yönetmesini iktidarı ve geleceği için tehlike olarak görmektedir. Türkiye ise zaten Kürtlere düşmanlık yapıyor, ordusunu Suriye’ye sokmuş ve açıktan onları tasfiye etmekle meşgul. KDP, Kürtlerin kazanımlarını destekleyip sevineceğine o da altını oymaya, parayla kendisine bağladığı bazı çevreleri içte dışta kullanarak Rojava yönetimini terörize etmeye çalışmaktadır. Ayrıca KDP bir ilki başararak, elde ettiği bir sınırı, gümrük kapısını Rojava Kürtlerine kapatarak ambargo uygulama şerefine de nail olmayı başarmıştır!

Bütün bunlar karşısında Rojava güçleri, Kuzey Suriye bileşenleri inadına demokrasi diyerek Ortadoğu’da yeni bir geleneğin başlatıcısı ve demokrasinin inşacısı olmakta kararlıdırlar. Şimdiye kadar yürütülen çalışmalar ve yapılan hazırlıklar da gösteriyor ki, halkın ilgisi ve katılımı da giderek artıyor. Zorluklar, yokluklar ve karşı propagandalar halkın devrime ve öncülerine olan güvenini sarsma yerine kararlılığını pekiştiriyor. Örgütlenme ve propaganda çalışmaları daha iyi örgütlenir ve hız kazanırsa katılımın yüksek olacağı, ilginin giderek artacağı da ortada. Bu konuda yurtsever ve demokratik güçlerin, parti ve çevrelerin görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleri durumunda yenilmez bir halk iradesinin ortaya çıkacağı kesindir. Bu konuda yapılacak çok iş var. Gevşetmeden, rehavete kapılmadan çalışmaları disiplinli ve daha yüksek bir tempoyla yürütme görevleri vardır. 

Ortadoğu’daki devletler demokratik alternatifi olabildiği kadar ötelemiş, muhalefet güçlerini hep bastırmışlardır. Despotik yönetimler bölgeye damgalarını vurmuşlardır. Halklar örgütsüzlüğe ve öndersizliğe mahkûm edilmişlerdir. Demokrasi mücadelesi verenler hain, düşman ilan edilmiş ve başlarına gelmeyen bırakılmamıştır. Ortadoğu demokrasi açısından çoraklaştırılmış topraklar haline getirilmiştir. Bu çöle çevrilmiş topraklarda Rojava Devrimi, bunun Kuzey Suriye’ye yayılması bir vaha niteliğindedir. Bu açıdan seçimlerin yapılması tarihi önemde bir hamledir. Tam bir seferberlik kapsamında ele alınmayı hakkediyor. Yeni bir Ortadoğu’nun inşası için atılmış adımlar olarak da görmek ve ona layık örgütlenmek gerekiyor.

Seçimler başarıyla sonuçlandırılabilirse yeni bir Suriye ve yeni bir Ortadoğu’nun müjdecisi olarak değerlendirilebilir. Demokratik bir ulus inşası için inanç ve moral kaynağı olma rolünü de oynayacaktır.  


451

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA