May ve göçmen düşmanlığı

ozlemgalip@hotmail.co.uk | 08 Ocak 2018 Pazartesi

DR. ÖZLEM BELÇİM GALİP

Britanya, AB’yi memnun edecek tazminatı ödemeyi kabul etti. Bu iki tarafı da biraz da olsa rahatlattı. Bir kaç ay sonra Britanya ile AB arasındaki ticari anlaşmalar meseleleri tartışılacak ve muhtemelen yine tansiyonlar yükselecek ama Brexit tartışmaları şimdilik rafa kaldırıldı denebilir. Nihayet başka sorunlar konuşulmaya başlandı. Memleketin tek derdi AB üyeliğiymiş gibi tüm diğer can alıcı sorunlar hasıraltı edildi son iki yıldır. Bu hafta göçmenlik konusu tekrar gündeme taşındı.

2010’da hükümete geldiğinden beri Muhafazakar Parti, Britanya’ya giren göçmen sayısını en asgari seviyeye çekmek istiyordu. Britanya’ya göre 12 aydan fazla kalan kişiye göçmen deniyor ve bu 12 aydan fazla kalanların sayısını düşürmek istiyorlar. Göçmenlere yabancı öğrencilerin dahil olması ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. Başbakan Theresa May, yabancı öğrencilerin sayısının düşürülmesi gerektiğini savunurken partinin önde gelen politikacıları öğrencilerin bu listeden çıkartılması gerektiğini öne sürdü. Öğrencileri destekleyen kesime göre, eğitimli kişilerin Britanya’dan men edilmesi ülkeyi zayıflatacaktır. May ikna edilmezse bu tartışmanın bu hafta mecliste oylamaya sunulması bekleniyor. May’in ikna edilmesi zor gibi görünüyor. May daha İçişleri Bakanı iken bile tabiri caizse göçmen düşmanı ve özellikle yabancı öğrenci düşmanıydı. Başbakanken niye değişsin ki? 6 yıllık bakanlık hayatında May, 7 kere göçmenlik kanunu çıkartıp göçmenlik kurallarına 45 bin değişiklik yapmış. 

Net göçmen sayısı 250 bin dolaylarında seyrederken 84 bin kadar bir düşüş oldu bu sene. Bunun da yegane sebebi iyi eğitimli AB vatandaşlarının bu belirsiz süreçte ülkelerine geri dönmek istemeleri. Belirsizlikle yaşamak istemediler ve nasıl olsa gönderileceklerdi şimdiden gitmeyi tercih ettiler. Ülkelerine dönen AB vatandaşlarının sayısı bu sene çok artacaktır.

İngiliz hükümetinin dışarıdan istediği kitleler, yabancı yatırımcılar ve spesifik meslekleri yapan profesyoneller. Geri kalanlar umurlarında değil. Özellikle legal olmayan göçmenler. May, 2012 yılında illegal göçmenler için Britanya’yi dar edeceğine dair bir laf etmişti. Ediyor da. İşyerlerine baskınlar arttı. Binlerce aile birbirlerinden zorla ayrıldı. AB referandumundan beri yabancı vatandaşların ki buna AB vatandaşları dahil Britanya’dan zorla çıkartılması ani bir yükselişle artmış. Haziran 2017 sayılarına göre 5,300 AB vatandaşı İngiltere’den bir bahaneyle çıkartılmış. 

Brexit bir şekilde İngiltere’ye bu zorla çıkartmalar konusunda yeşil ışık yakmış gibi. Yoksa niye bu sene bu sayı artsın ki? May hükümetinin katı göçmen politikaları işverenlerden ev sahiplerine kadar her kesimi göçmenlere karşı tetikliyor.  Ev sahipleri göçmenlerden oturumlarını sordukları gibi gerekirse 6 aylık kirayı peşin istiyor. İyi bir gelirleri olması bile bu durumu değiştirmiyor. Yabancılara potansiyel suçlu muamelesi yapılıyor. Hükümet yakında 70 milyon mevcut hesap sahibinin kimlik kontrolünü bankalara zorunlu kılacak ve bankalardan muhtemelen de oturumları olmayanların resmi mercilere bildirilmesi istenecek. 

Hastanelerden toplum merkezlerine kadar bütün kuruluşlar göçmenlerden önce oturumlarını soruyorlar ve sonrasında işlem yapıyorlar. Acillerde bile oturumları olmayanlar tedavi edilmiyor ki eskiden asla oturum belgesi sorulmazdı. Görünen o ki İngiltere, çalışanları ya da sıradan vatandaşı bile kendi polisi yapmayı hedefliyor. Yabancılar fişleniyor. Avrupa’da ikinci dünya savaşı esnasında Yahudi avı İngiltere’de göçmen avına dönüyor.



605
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: