Erdoğan’ın metal yorgunluğu hangi metalden!

11 Eylül 2017 Pazartesi

AHMET NESİN


Adam yorgun mu yorgun, adam bezgin mi bezgin, o yüzden metal gördükçe fıttırıyor. Neymiş, partide bazıları artık metal yorgunuymuş, artık onları istemiyormuş, kendisine bir sonraki seçim için hırsız adaylar sunulmamalıymış, ben diyor geçen konuşmasında “Partide hesabi kişiler istemiyorum, hasbi olanlarını istiyorum”. “Biladel, çek bir hasbili, usturuplu olsun, demli olsun…”

Erdoğan’ı sadece Erdoğan anlıyor, bizler anlamıyoruz, Kürtler anlamıyor, akademisyenler anlamıyor, CHP anlamıyor, yakın çevresi anlamıyor da anlarmış gibi yapıyor… Son olarak ABD’de anlamıyor ve doğal olarak oradaki savcılar da anlamıyor. Reza Zerrab’ın ve Halk Bankası genel müdür yardımcısının tutuklu olduğu davada AKP’nin kendi içinde kurtardığı 4 bakandan biri olan Zafer Çağlayan ve Halk Bankası genel müdürü hakkında tutuklama kararı istemiş ve jüri de onaylamış. Olacak iş mi savcı ve jüri kardeşlerim, adam tam da “Partimde artık hırsız istemiyorum, eskiler artık dinlensin, yeter, metal yorgunu arkadaşlarımızı kenara koyacağız” demişken, sen kalk mecliste aklananlar hakkında tutuklama kararı çıkart.

Sadece 4 vekil mi, o dönemin Halk Bankası genel müdürü Süleyman Aslan da serbest bırakılmadı mı, hatta el konulan ayakkabı kutusundaki paralarına faiz ödemedik mi? Aslan o paraların bir imam hatip lisesi yapımı için evinde dinlendiğini söyleyip bir din sömürüsü daha yapmadı mı? Şimdi, olacak olaya bakın siz, Türkiye’nin serbest bıraktığı ve hatta beraat ettirdiği kişilere tutuklama kararı çıkartıyor.

Sadece bununla kalsa iyi, önceki gün Artı Gerçek internet Gazetesi’nde haber şöyle yer alıyordu: “Çağlayan ve Aslan’ı da içine alan son iddianame, Zerrab ve Atilla iddianamesinden sonra üçüncü iddianame. İlk defa bu iddianamede, ambargonun delinmesi amaçlı altın bağlantılı işlemler yer alıyor. Hem de Zerrab iddianamesinin de iki katı uzunlukta. Suçlamanın özü; Zerrab ve iş ortaklarının, İran’a yönelik ABD kısıtlamalarını aşmak için Türkiye’deki İran fonlarının transferini, sahip oldukları Türk ve İranlı hükümet yetkilerinden oluşan üst düzey bağlantılarını kullanarak sağlama aldıkları. Zerrab, Çağlayan, Atilla, Aslan, Balkan ve Happani’nin, İran’ın Türkiye’ye petrol satış gelirlerine erişimi ve kısıtlamaların atlatılması için Türkiye’den altın satışı mekanizmasını kurduğu, bu mekanizmayla da ABD bankalarının ve yetkililerinin kandırıldığı anlatılıyor.”

Yani, şimdi, tam da metal yorgunluğundan şikayet eden adama bu yapılır mı? Erdoğan a-metal yorgunluğu içinde şu an, tam da ABD’ye gidecekken hem de, 16-17 Eylül’de ABD’ye gidecekti Erdoğan, belki Trump’la tekrar Reza Zerrab konusunu konuşacaktı ama şimdi nasıl gidecek? Geçen seyahatinde yanında olan korumalar hakkında tutuklama kararı var, eski bakanı hakkında tutuklama kararı var, eski banka müdürü ve yardımcısı hakkında tutuklama kararı var!

Hepsini bir kenara bıraktım, mahkemeler bu gibi durumlarda genellikle azmettirici üzerinden devam eder, yani şu an tutuklu bulunan ve tutuklama kararı çıkartılan toplam 5 kişi bu yaptıklarını Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla yapmışlardır, hatta korumalar da buna dahil. Anlayacağınız Erdoğan bu davalarda en azından azmettirici durumundadır. Metal yorgunluk Erdoğan’da diz boyudur, almış başını gitmekte ve boyunu da aşmıştır. Kendi partisindeki hırsızları, hesabi olanları adalete teslim etmek yerine bir kenara koyan Erdoğan, Amerikalı savcının buna benzer kişileri kenara koymaması durumunda 16-17 Eylül’de ABD’ye nasıl gidecek, savcı bey “Oooooo, hoş geldiniz Mr. The president Erdogan, savcılığa kadar bir come yapsanız da sizin de ifadenizi sadece ‘ONE MİNUTE ama sadece ONE MİNUTE’ alsak” dese ne olacak… Gerçekten Türkiye bunun altından nasıl kalkacak, daha da önemlisi, böyle bir durumda AKP’de kim Erdoğan’ın arkasında duracak? Benimkisi sadece bir merak, merak uğruna tam sayfa doldurulur mu demeyin, ben doldurdum işte. N’OLCEK BU ERDOĞAN’IN HALİ!



2024
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: