İran’da kadın özgürlüğü kazanacak

Özgür Sosyalist Kadınlar Sözcüsü Bêrîtan Asya, Rojava'da açığa çıkan kadın iradesi ve kazanımlarını teminat altına almanın yolunun bölgesel düzeyde kadın iradesini açığa çıkartmaktan geçtiğini, bir süredir birleşik bir hareketi oluşturma tartışmaları yürüttüklerini söyledi. Kongra Star Sözcüsü Evîn Swêd de,“Bugün önümüzde duran görev, Doğu Kürdistan'daki kadınlara ulaşmak ve elde edilen tecrübeleri paylaşmaktır. Artık Güney, Kuzey ve Doğu Kürdistan'daki kadın hareketleriyle birleşme vakti gelmiştir” dedi.

12 Ocak 2018 Cuma | Kadın

Kongra Star ve Özgür Sosyalist Kadınlar temsilcileri, İran ve Doğu Kürdistan'daki eylemlerde öncü rol üstlenen kadınları selamladı, "İran'da diktatörlüğe karşı kadınların özgürlüğü kazanacak" dedi.

Ortadoğu'da yeni yıl öncesi Güney Kürdistan'da yolsuzluğa ve ekonomik krize karşı başlayan halk ayaklanması, İran ve Doğu Kürdistan'da ekonomik kriz ve rejimin baskı politikalarına karşı da devam etti. İran ve Doğu Kürdistan'da uzun yıllardan beri sürmekte olan sömürgeci, gerici rejime halkların biriken öfkesi, kadınların özgürlük talepleriyle sokakları doldurmasıyla rejim karşıtı kitle hareketine dönüştü.

Kitle eylemlerinde kadınların öncü rol oynaması akıllara Rojava Devrimi’ni getirdi. 2011’de Ortadoğu'da başlayan Arap halk ayaklanması, Suriye'de kadın öncülüğünde kazanım sağlanan Rojava Devrimi ile sona ermişti. Rojava Devrimi’ne benzer olarak İran'da da rejimin baskısına karşı sokağa çıkan kitlenin büyük bir kısmını kadınlar ve gençler oluşturuyor. İran'daki kadınların özgürlük taleplerini ve bu taleplerin Ortadoğu'daki kadın devrimi mücadelesine etkilerini Kongra Star Sözcüsü Evîn Swêd ve Özgür Sosyalist Kadınlar (Jinên Azad ên Sosyalîst-JAS) Sözcüsü Bêrîtan Asya, ETHA muhabiri Welat Deniz’e değerlendirdi. 



İranlı kadınlar direngenliklerini korudu

Ezen ve ezilen sınıfların mücadelesinde böylesi ayaklanmaların tarihi olduğunu söyleyen JAS Sözcüsü Bêrîtan Asya, ‘Arap Baharı’nı örnek göstererek, küçük kıvılcımların büyük ateşlere dönüşebileceğini belirtti. Yaşanan halk ayaklanmasının simgesi ve örgütleyicisinin kadınlar olduğunu aktaran Asya, üstlenilen bu öncü rolün tarihsel alt yapısına da vurgu yaptı; “’Diktatörlük yıkılsın’ diyen kadınlar, İran İslam rejiminde bütün yaşam alanları yok edilen ve erkeklerin nesnesi haline getirilen kadınlardır. 2009 yılındaki ayaklanmada da İranlı kadınlar etkin ve dinamik bir güçtü. Çünkü kadınlar, rejimin her türlü baskı ve yok saymasına karşı direngenliklerini korumayı başardılar.”


Devrime dönüşebilir



Gerici rejim ve iktidarlara karşı gelişen halk ayaklanmalarının her zaman devrime dönüşme olasılığı ve zemininin olduğuna işaret eden Asya, bu olasılığın yaşam bulması için güç ve perspektif gerektiğini belirterek, buna en somut örnek olarak Rojava Devrimi’ni gösterdi.

İran rejimine karşı ayaklanan halkların değişim isteğinin bulunduğunu belirten Asya, halkın özsavunma ve siyasal örgütlülüklerini oluşturması durumunda halk ayaklanmasının devrime dönüşme olasılığı çok yüksek olduğunu söyledi. 


Ortadoğu’da devrim zemini güçlü

Kadınların gündeminde bir süredir birleşik bir hareketi oluşturma tartışmaları olduğunu belirten Asya, Rojava'da açığa çıkan kadın iradesi ve kazanımlarını teminat altına almanın yolunun bölgesel düzeyde kadın iradesini açığa çıkartmaktan geçtiğini ifade etti. Asya şöyle dedi: “Rojava Devrimi, Ortadoğu'da bir kadın iradesi ve kimliği açığa çıkardı. Bugün Rojava Devrimi’nin başarıya ulaşması da aynı zamanda bölgesel kazanımları büyütmekten geçiyor. Buna paralel olarak Rojava'da açığa çıkan kadın iradesi ve kazanımlarını teminat altına almak da aynı zamanda bölgesel düzeyde bir kadın iradesini açığa çıkartmaktan geçiyor. Bu da bölgede yaşayan ezilen ulus ve kimliklerden bütün kadınların ortak ve birleşik bir güç yaratması görevi kapsamındadır. Çünkü bugün devrimimize yönelen her bir saldırı aynı zamanda kazanımlarımızı ve irademizi yok etmeye yönelik saldırılardır. Tartışmalar bu zeminde yürütülürken hem ortak öz savunma mekanizmalarının örgütlenmesi hem de siyasal ve toplumsal alanda bölgesel düzeyde bir kadın hareketinin oluşturulması tüm dünya ezilen kadınlarının mücadelesine Ortadoğu'dan yansıyan, güç ve irade olacaktır. Bugün İran'da açığa çıkan kadın iradesi eril zihniyete karşı kadın özgürlükçü bir perspektif ve akıl ile örgütlü güce dönüştürülebilirse bölgesel kadın hareketinin hanesine artı olarak yazılacaktır. İran kadın hareketinin kat edeceği bu mesafe, birleşik kadın hareketi perspektifimizi ve hem de kadın kazanımlarımızı bölgesel düzeyde çok daha güçlendirip büyütecektir. Bunun olanakları ve zemini çok güçlüdür.”


Mücadeleleriyle gurur duyuyoruz



İran halkının çığlığını Ortadoğu halklarının özgürlük talebi olarak gördüklerini söyleyen Kongre Star Rojava Sözcüsü Evîn Swêd de, İran halkının sokağa çıkan iradesini ve özgürlük taleplerini sahiplendiklerini belirtti. Başta Rojava olmak üzere Ortadoğu'da kadınların devrimin ve hareketin öncülüğünü üstlendiğini vurgulayan Swêd, Rojavalı kadınlar olarak İran'da sokağa çıkan kadınların mücadelesiyle gurur duyuyoruz. İran halkının ve kadınların mücadalesini sonun kadar destekleyeceğiz” dedi.


Nitelikli kazanımlar elde edilebilir

Ortadoğu'da artık devrimlerin kadınsız olmayacağını ifade eden Swêd, Kürdistan'da sokağa çıkan kadınların niteliğine bakıldığında halk hareketinin bir kadın devrimine dönüşme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti; “İran'da ortaya çıkan halk hareketi kadınlar açısından iyi yönetilebilirse kadın devrimi veya kadın özgürlük mücadelesi bakımından oldukça nitelikli kazanımlar elde edilebilir.”


Birleşme vakti

İran ve Doğu Kürdistan'da da görüldüğü gibi ayaklanmaların her anında kadın rolünün olduğunun tekrar altını çizen Kongra Star Genel Sözcüsü Evîn Swêd, “Bugün Rojava ve Kuzey Suriye kadın hareketinin önünde duran bir görev Doğu Kürdistan'daki kadınlara ulaşmak ve devrimin başlangıcından bu yana elde edilen tecrübeleri paylaşmaktır. Artık Güney, Kuzey ve Doğu Kürdistan'daki kadın hareketleriyle birleşme vakti gelmiştir” ifadesini kullandı. 


HABER MERKEZİ


305

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA