UNUTMAYACAĞIZ!

Paris’te katledilen 3 Kürt kadın devrimciyi çalışma ve mücadele arkadaşları anlattı:

10 Ocak 2018 Çarşamba | Toplum-Yaşam

ERKAN GÜLBAHÇE / PARİS


Paris’te 9 Ocak’ta katledilen Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbîn) ve Leyla Şaylemez (Ronahî) büyük bir iz bırakarak aramızdan ayrıldı. Üç devrimci Kürt kadını saygıyla anan mücadele ve çalışma arkadaşları “Onları unutmadık, unutmayacağız” diyor.


Yaşayan efsane Sakine

Kürt Kadın Hareketi aktivisti Nursel Kılıç: Katledilen üç arkadaş Kürt Özgürlük Mücadelesinde üç kuşağı temsil ediyordu. İlk kuşağın temsilcisi Sakine Cansız’dı. Sakine Cansız şahsında Kürt mücadelesi vurulmak istenmişti. Sakine Cansız’a ‘yaşayan efsane’ diye hitap ediyorduk. Sakine Cansız, Amed Zindanı’nda verdiği direniş ile hücresinin duvarını aşarak dışarıya seslenen bir direniş dalgasıydı. Bu katliam ile Kürt halkını ve özgürlük mücadelesini kalbinden vurmak istediler.  


Halkçı diplomat Fidan 

İkinci kuşak Fidan Doğan bir diplomattı, KNK üyesiydi, Fransa’da KNK’yi temsil ediyordu. Aynı zamanda Kürdistan Enformasyon Merkezi’nde temsilcilik yapıyordu. Yürüttüğü diplomatik çalışmalar sonucunda Avrupa’da birçok siyasetçi ve devlet başkanları tarafından tanınıyordu. Yediden yetmişe kadar halkı ile buluşmasını biliyordu. Bu anlamda Demokratik Konfederalizmin halk diplomasisi örneğiydi Fidan Doğan.


Amed’i yaşatan Leyla

Leyla Şaylemez Avrupa’da büyümüştü. Gençler arasında çok sevilen biriydi. Çok heyecanlı ve coşkuluydu. Herkese bir Kürdistan’ı, Amed’i yaşatıyordu. Kürdistan yurtseverliğini, Kürdistan gençliğinin dinamizmini, canlılığını yaşatıyordu. Kendini çok sorumlu hissediyordu. Gençlerin her sorunu ile ilgileniyordu. Güler yüzlü ve çok sıcak kanlı bir insandı. Bu anlamda katledilen üç devrimci kuşağı mücadelemizin özü olarak ifade edebilirim.


Kürtler adalete zorluyor 

Katliamın aydınlatılması için ne Fransa ne de Almanya’nın adım atmadığının altını çizen Kılıç, “Bu dava konusunda ortaya çıkan belge ve bulgular tamamen Kürt halkı dava avukatları ve Kürt kurumlarının yürüttüğü çalışmalar ve verdikleri mücadele sonucunda açığa çıkmıştır. Yani bu adalet arayışında adaleti yine Kürtler aramıştır. Fransa sorumluların açığa çıkmamasını siyasi ve ekonomik çıkarlarına tercih etmiştir. Son süreçte çıkan belge ve bulgularla yapılan başvurularla davanın yeni seyir alacağına inanıyorum” ifadelerine kullandı.  


Sakine bir yaşam biçimidir



Fransa Demokratik Konseyi Dış İlişkiler Sözcüsü (CDF-K) Agît Polat: Halkımızın gönlünde yer edinmiş büyük izler bırakmış insanlardır. Sakine Cansız, verdiği mücadele, duruşu, direnişi, çalışmaları neticesinde mücadeleye kattığı insanlarla adeta bir efsane haline gelmişti. Birçok insana idol olmuştu. Sakine arkadaş, verdiği mücadele ve direnişi ile sadece Kürt halkı ya da Ortadoğu’da değil, Hindistan’dan Latin Amerika’ya dünyanın birçok yerinde kadın hareketinin öncüsü olarak kabul edildiğini açık bir şekilde belirtmek gerekiyor. Feminist örgütler, kadın hakları kurumları Sakine Cansız’ı çok derin bir şekilde araştırdı ve etkilendiklerini de görebiliyoruz. Sakine arkadaş bir yaşam biçimidir. 


Ronahi aramızda mücadele ediyor 

Leyla Şaylemez gençlik içerisinde verdiği mücadele ile gençlikte büyük bir etki bırakmıştı. Gençlik hareketine öncülük yapıyordu. Kendini sorumlu hissederek işine ciddi yaklaşan bir arkadaştı. Ronahî arkadaş belki şu anda fiziki olarak aramızda değil ama verdiği mücadele sonucunda halkımız çocuklarına Ronahî ismini verdi. Ve bu anlamda Ronahî yaşıyor ve aramızda mücadele ediyor.


Fidan’ın çalışmalarının sonucu

Çok sayıda siyasetçi, seçilmiş ve Fransız kurum temsilcileri aramızda bulunuyor. Ebetteki bu kadar çok dostumuzun acılarımızı paylaşmaları ve acılarımızı bizimle birlikte yaşamaları, Fidan Doğan’ın yürüttüğü diplomatik çalışmalar ve verdiği emek sonucudur. Bu kadar insanın buraya gelmesi Rojbîn arkadaşın verdiği diplomasi çalışmasının bir ürünü olarak görüyorum. Rojbîn arkadaş Fransız dostlarımızın gönlünde derin bir yer edinmişti. Etkili bir insandı. Etkili bir diplomattı. Bugün eğer Fransa’da bir diplomasi çalışması yürütebiliyorsak Rojbîn arkadaşın yaptığı çalışmalar ve verdiği emeğin sonucudur. 


Erdoğan ve Macron’a cevap verildi

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Macron tarafından katliamın yıldönümünde ağırlanmasına duyulan tepkinin Paris’te yüksek sesle dile getirildiğinin de altını çizen Polat, “Biz Kürtler olarak gerçekleştirilen bu görüşmeye en iyi cevabı burada verdik. Gerek katliamı protesto etmek isteyen 10 binler gerekse Fransız dostlarımızın yaptıkları açıklama ve bu görüşmeye cevapları çok güçlü oldu. Gerçek dayanışmanın ne olduğunu bugün Macron’a gösterdiler” diyor. 


Düşüncelerinden beslendim



Katledilen üç Kürt kadın devrimciyi yakından tanıyan isimlerden biri de Yekbun Eksen. Rojbîn ile birlikte diplomatik çalışmalar yürüttüğünü anlatan Eksen, “Ondan çok şey öğrendim. Düşüncelerinden çok beslendim. İşine yaklaşımı ciddiyeti ve samimi duruşu beni en çok etkileyen yönleriydi” diyor. 


Öncü ve motivasyon deposuydu

Yekbun Eksen şöyle devam ediyor: Sakine arkadaşı halalarımdan tanıdım. Halalarım Sakine arkadaşı anlatırlardı. Bir halam cezaevi sürecinde diğer halam da cezaevi sürecinden sonra Sakine arkadaşla birlikte çalışma yürütmüş. Bu anlamda bizim ailenin Sakine arkadaşa büyük bir saygısı vardı, sıkça bahsedilir, örnek gösterilirdi. Etkileyici kişiliğinden bahsedilirdi. Onu tanıdıktan sonra aramızda sarsılmaz bir bağımız oluştu. Çok iyi bir öncü ve moral motivasyon deposu idi. Beni çok etkileyen bir insandı. Katledilmesi bende inanılmaz bir öfke yarattı.”


Mücadeleyi kutsuyordu adeta

Leyla Şaylemez’de gençliğin verdiği heyecan ve coşku vardı. Disiplinli bir insandı. Mücadeleyi kutsuyordu adeta. Kutsadığı için de çok ciddi yaklaşıyordu. Çok az konuşurdu. Ama duruşu ile insanı çok etkiliyordu. Bazen duruşu ve bakışı ile ne yapmak istediğini ne söylemek istediğini ifade edebiliyordu. Gençleri değiştirme dönüştürme potansiyelini sahip bir inandı.


Rüzgar gibi geçti 



Sanatçı Şiyar Munzur’un Sakine Cansız ile tanışıklığı ise 1970’li yılların sonlarına uzanıyor. “Sakine Cansız’ı ablam olarak görüyordum. Aynı zamanda kendime önder olarak görüyordum” diyen Munzur şunları anlatıyor: “PKK kurulmadan önce o dönem Dersim’de mücadele eden birkaç arkadaşa hayranlık duyardım, bunların başında Sakine Cansız geliyordu. 1977’nin başında, Dersim’de bulunan Kız Meslek Lisesi ve Meslek okulunun arasındaki bir caddede Sakine Cansız ile tanıştım. Gelişi, duruşu ve konuşması ile benden çok büyük bir etki bıraktı. Adeta bir rüzgar gibi geçti. O zamandan beri duruşu ve mücadelesi ile benim idolüm oldu. Hep kendime örnek aldım. 


Verdiği mücadeleden tanırız

Cezaevi süreci ve dağda verdiği mücadele sürecinde sonra kendisi ile Avrupa’da buluştum. Avrupa’da bile eski arkadaşları yan yana getirme, mücadeleye katma ve mücadeleyi geliştirme çabasından hiçbir zaman vazgeçmedi. Zaten onu en iyi anlatan şey verdiği mücadeledir. Kürt halkı olarak Sakine Cansız’ı verdiği mücadeleden tanıyoruz. Bundan dolayı Sakine Cansız’ın katledilmesi içimde çok büyük bir yara bıraktı.

Katliamın aradan geçen 5 yıla rağmen aydınlatılmamasının bu komplonun ne kadar derin ve uluslararası pazarlıkların sonucu olduğunu da ifade eden Munzur, “Dava çözülmedi. Ancak Kürt hareketinin açıkladığı belgelerle bu olayı çözdüğünü görüyoruz” diye konuştu. 



486

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA