Atışa hazır ve hedef almış

Gever’de geçen yıl 4 kişiyi katleden, 2’sini yaralayan zırhlı polis aracının kule kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

07 Aralık 2017 Perşembe | Haber

DENİZ TEKİN/MA/AMED


Gever’de geçen yıl 4 kişiyi katleden, 2’sini yaralayan zırhlı polis aracının kule kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde silahın 3 emniyetinin de açılması, “atışa hazır” pozisyonda hareket ederek sürekli halkın hedef alınması, ardından seri şekilde ateş açılması dikkat çekiyor. 

Hakkâri’nin Gever ilçe merkezindeki Cengiz Topel Caddesi’nde 8 Ekim 2016’da yoldan geçen 4 kişiyi katleden, 2 kişiyi yaralayan Kobra tipi zırhlı polis aracının kulesinden çekilen görüntüler ortaya çıktı. Devriye görevi yapan Hakkari Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne ait zırhlı polis aracının kule kısmındaki silahtan ateş edilmesi sonucu, cadde üzerindeki Jiyan Mobilya ve işyeri önünde bulunan Serhat Buldan, Rahmi Safhalı, Necdet İşözü ve Aydın Tümen yaşamını yitirmiş, Şemsettin Kaya ve Mehmet Ali Kaya ise yaralanmıştı. Adli ve idari soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan zırhlı aracın silahçısı özel harekatçı İlyas Mekikli, 8 Ekim 2016’da tutuklandı. Yapılan resmi açıklamalarda, olayın bir “kaza” sonucunda meydana geldiği ileri sürüldü. Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak, polis Mekikli hakkında “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

 

3 kameranın görüntüsü yok

Hakkari Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne bağlı Orman Kobra kodlu zırhlı polis aracının kule kısmında bulunan ve olay anını gösteren kamera görüntüleri olaydan bir yıl sonra dava dosyasına girdi. Daha önce gönderilen görüntü kayıtlarının bulunduğu CD zımbalandığı için açılamamış, bunun üzerine mahkeme görüntüleri tekrar istemişti. Yüksekova Emniyet Müdürlüğü’nün olaya karışan 30 A 0593 plakalı zırhlı aracın MOBİLBİL marka hard diskinden elde edilen zırhlı araç görüntülerini yargılamayı yapan mahkemeye gönderdi. Zırhlı araçta kayıt yapan 4 farklı kamera olmasına rağmen sadece kulesindeki kameranın görüntüleri yer aldı. Zırhlı aracın önünü, arkasını ve içini gösteren kameraların görüntüleri ise mahkemeye gönderilen kayıtlar arasında yok. Bu kameraların görüntü kayıtlarının neden mahkemeye gönderilmediği konusunda bir açıklama yapılmazken, özellikle zırhlı aracın içini çeken kameranın kayıtları, araçtaki silahın nasıl ateşlendiği, olayın kasıtlı mı yoksa taksirle mi meydana geldiğinin açıklanması noktasında davanın en önemli delilleri arasında yer alıyor. Öte yandan olayın yaşandığı çevrede inceleme yapan polis, olay yerini ve anını gösteren hiçbir güvenlik kamerası kaydına rastlanmadığına ilişkin tutanak tuttuğu ortaya çıktı.   

 

Atışa hazır vaziyette doğrultmuş

Dava dosyasına giren zırhlı aracın kule görüntüsünde ise olaya karışan 30 A 0593 plakalı zırhlı aracın başka bir zırhlı aracın arkasında Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün bahçesinden çıktığı görülüyor. Görüntü ekranının sağ köşesinde kırmızı harfle “Atışa hazır” ve el ile kontrolü ifade eden “El” yazısı yer alıyor. Polis, Emniyet’ten çıktığı ilk andan itibaren silah kulesini sürekli sağa ve sola doğru hareket ettiriyor. Polisin, ilçenin en yoğun caddesinde, silahı yoldan geçen sivillere doğrultarak hareket etmesi dikkat çekiyor. 

 

Bir anda atışa başladı

Aracın kulesi, baş döndürücü bir hızla 360 derecelik açıyla bir kez dönüyor. Eski cezaevi kavşağına gelen zırhlı araç, yolun sağ tarafındaki kamyonete yaklaştığı sırada bir anda ateş etmeye başlıyor. Birkaç saniye sonra aracın kulesini, sağ tarafındaki işyerine ve kaldırımdan geçen 10’a yakın sivile çevirerek birkaç saniye boyunca seri şekilde ateş ediyor. Kurşun yağmuruna alınan yurttaşlar panikle yolun kenarındaki iş yerlerine ve sağa sola kaçışıyor. Bu sırada atılan mermilerin bir yurttaşın kafasına isabet ettiği görülüyor. Yine iş yerlerinin camlarından içeriye de mermi girişleri oluyor. Ateşin kesilmesi ardından bir süre hareket eden araç duruyor. Kamera ekranındaki “atışa hazır” ibaresinin bu sırada ekrandan çıktığı görülüyor. Olay yerinin etrafındaki binaların üst taraflarına çevrilen kule, bir süre sonra havaya doğru sabit kalıyor.

 

Herhangi bir arazı yoktu

Zırhlı araç üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, “Sistem güvenlik ekipmanlarının devre dışı bırakılmış ve silah kurulma işlemi ile atışa hazır durumda göreve çıkılmıştır. Bu tür kullanım şekli istem dışı durumlar ile atış yapma olasılığını yükseltir ve yüksek emniyet riski oluşturur (ani fren, kaza, ani el refleksi ile tetiğe çarpma vb. Oluşabilecek durumlar).  Kullanıcının (silahçı) araç üzerinde görev tecrübe azlığı konsantrasyon bozulması, görev stresi ve benzeri nedenlerin söz konusu olayın yaşanabilmesine imkan verebileceği öncelikli değerlendirmemizdir. Araç üzerinde bulunan kule sisteminde ve silahta teknik olarak kendi kendine atış yapmaya sebebiyet verecek herhangi bir bulguya rastlanmamıştır” şeklindeki tespitlere yer verildi.  

 

Bir yıl bile tutuklu kalmadı

Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ifade veren polis Mekikli, kendisini savunmuştu. Mahkeme, 2 Ekim’de görülen 2. duruşmada etki edebileceği delillerin toplanmış olmasını gerekçe göstererek, Mekikli'nin tahliyesine karar verdi. Müşteki avukatları ise aracın silahının kendiliğinden ateş almadığını, sanığın sivilleri bilinçli ve kasıtlı olarak taradığını, bu nedenle “olası kastla” yargılanması gerektiğini belirterek, sanığın tahliye edilmesine tepki göstermişti.  


Katiller korunuyor

Önceki gün görülen 3. duruşmada da polisin tutuklanması yine reddedildi. Müşteki avukatı Davut Uzunköprü, dosyanın kapatılmaya çalışıldığını belirterek, şunları söyledi: "Bilirkişi raporları aldırmadan ve raporlar düzenlenmeden sanığın avukatlığını emniyet ve savcı yapmıştır. Sanığın yanında iki mesai arkadaşı da vardır. Bu kişiler de olayın failleridir. Emniyet bu zırhlı araçlarda kamera kaydı olmadığını söylemektedir. Emniyet yalan söylüyor. O araçta kamera görüntüleri vardır. Polis, arkadaşları için ne gerekiyorsa ona göre tutanak tutmuştur. Oraya gidip yaralılarını, ölülerini almaya çalışan vatandaşlara da ateş ettiler. Aracın silah sisteminde 3 emniyet mandalı var. Bu olay planlıdır. Oradaki amaç kaç insanı öldürebilirsen kârdır. Seri atış yapılarak daha fazla insan katledilmek istendi. Suç silahta ve ateş eden sanıkta değil, suç bu insanların Kürt olmasıdır. Bu davada bir Kürt’ü öldürmenin cezası 4 aydır. Bir hukukçu olarak bunları söylemekten utanç duyuyoruz." 

Mahkeme, dava dosyasındaki eksiklerin tamamlanması için duruşmayı 8 Şubat 2018’e erteledi. 



382

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA