Hem Êlîh’te hem Galatasaray’da Her gün yolunu gözlüyor

Gözaltında kaybedilen Mehmet Şirin Maltu’nun annesi Sabriye Can ve ablası Perihan Maltu Galatasaray Meydanı’nda, diğer ablası Altun Biçici ise Êlîh’te her hafta kardeşini arıyor. Abla Perihan Maltu, “Galatasaray’a her gittiğimde sanki Mehmet Şirin’in yanına gidip gelmiş gibi mutlu oluyorum” diyor.

21 Ekim 2017 Cumartesi | Kadın

MUHAMMET DOĞRU / MA / İSTANBUL


Devlet, kendi tarihinde “kara bir leke” olarak yerini alan “faili meçhuller”i araştırmak yerine kaybedilen yakınlarının kemiklerini bulmak için yıllarca mücadele eden insanların çabalarından vazgeçmesi için her yolu deniyor. Kimilerinin kaybedilişini “zaman aşımı” adı altında sümenaltı ederken, kimilerini de inkar ederek böyle bir olayın yaşanmadığını savunuyor. Devletin tüm bu çabalarına rağmen mücadelelerinden vazgeçmeyen Cumartesi Anneleri, evlatlarının akıbetini sormak için her hafta meydanlarda haykırıyor. Bu uğurda birçok anne, evlatlarının kemiklerini bulamadan hayattan göç etti. Hayatta olanlar da kararlı duruşlarından ödün vermiyor. Bunlardan biri de Mehmet Şirin Maltu’nun ailesi. Askerler, 1995’te oğlu Mehmet Şirin Maltu’yu gözünün önünden alıp götürdüklerinde o an sadece ölmek isteyen anne Sabriye Can, ölünceye kadar mücadelelerinden vazgeçmeyeceğini söylüyor.

 

Oğlunu babasız büyüttü

 Êlih’in (Batman) Hezo (Kozluk) ilçesine bağlı Zediyan mezrasında 1950’de dünyaya gelen Sabriye Can, ailesinin çiftçilikle uğraşması nedeniyle kendisi de ailesiyle birlikte çiftçilikle uğraşır. Daha sonra Ferman Maltu ile yaptığı evliliğinde 2’si kız, 4 çocuğu olur. Ancak resmi evliliği olmayan Can, çocukları ile aynı soy ismi taşıyamaz. 1973 yılında eşi Ferman Mutlu'yu kaybeden Can, çocuklarına tek başına bakar. Oğlu Mehmet Şirin Maltu'nun, eşi vefat ettikten 3 ay sonra dünyaya gözlerini açtığını belirten Can, oğlunun babasız büyüdüğünü söyledi. 

 

Feryadını duydu

 1994’ün başlarında köylerine askerler tarafından baskın yapıldığı sırada köyün bütün erkekleriyle birlikte oğlunun da gözaltına alındığını kaydeden anne Can, diğer erkekler serbest bırakılırken oğlunun 6 gün boyunca gözaltında askıda tutulduğunu ve işkence gördüğünü söyledi. Gözünden bile sakındığı küçük oğlunun işkence edilmiş halini gördüğünde sanki canından bir parça koptuğunu dile getiren Can, yapılan işkenceden sonra oğlunun serbest bırakıldığını söyledi. 31 Ocak 1995 tarihinde ise oğlunun, yaşlı ve hasta olan dedesini ziyarete gittiğini belirten Can, o akşam dedesinin evinin askerler tarafından basıldığını ve oğlunun tekrar gözaltına aldığını söyledi. Köy meydanında askerlerin işkencesine maruz kalan oğlunun feryatlarını evden duyan anne Can, oğluna gitmek ister ama askerler tarafından engellenir ve tehdit edilir.

 

‘O an ölmek istedim’

 Ertesi gün öğle saatlerinde askerlerin, panzerler ve Pevgeot marka bir minibüsle Mehmet Şirin’i de yanlarında alarak tekrar köye geldiğini ifade eden anne Can, oğlunu köyün meydanına getirdiklerinde kafasına çuval geçirilmiş ve elleri ile ayaklarının bağlanmış olduğunu, kendisinden gerilla sığınaklarını göstermeleri istendi. Köy meydanında oğluna yaptıkları işkencenin ardından askerlerin oğlunu eve getirdiklerini ifade eden anne Can, askerlerin evdekileri banyoya kilitlediğini belirtti. Daha sonra askerlerin evde oğluna işkence yapmaya devam ettiklerini aktaran anne Can, elinden bir şey gelmediğini ve o an sadece ölmek istediğini söyledi. Evlerine baskına gelen askerlerin arasında dönemin Bekirhan Karakol çavuşunun da bulunduğunu belirten anne Can, o günden sonra bir daha oğlundan haber alamadı. 

 

Hem Êlîh’te hem Galatasaray’da

 Her yerde oğlunu arayan, gittiği her kapıdan geri çevrilen Can, kızı Altun Biçici sayesinde Êlîh’te Cumartesi Annelerinin kervanına katılır. Şimdilerde torunlarıyla İstanbul’da yaşayan Can, son 2 yıldır sağlık sorunları el verdiği ölçüde kızı Perihan ile Galatasaray Meydanı’na gelerek oğlunun akıbetini soruyor. Can'ın kızı Altun Biçici ise Êlîh’te düzenlenen Kayıp Yakınları’nın eylemine katılarak kardeşinin akıbetini soruyor. 

 

Her gün yolunu gözlüyor

 Mehmet Şirin Maltu’nun ablası Perihan Maltu ise, Galatasaray Meydanı’nda bulunan herkesin aynı duyguları paylaştığını ifade ederek, Galatasaray Meydanı’na her gidişinde sanki kardeşinin yanına gidip geldiği gibi mutlu olduğunu söylüyor. Her gün kardeşinin yolunu gözlemekle geçtiğini dile getiren abla Maltu, “Yaşadığımız sürece kardeşimin kemiklerine ulaşmak için mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi. 


294

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA