Tarsus’ta bir ay doldu

Tarsus T Tipi Kapalı Kadın Cezaevi’nde kadın tutsakların direnişi, üç aydır aralıksız şekilde devam ederken süresiz-dönüşümsüz açlık grevi de 30. güne girdi.

14 Eylül 2017 Perşembe | Haber

Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi yaklaşık 3 ay önce açıldı. Kadın tutsaklar buraya sevk edildikleri ilk günden itibaren işkenceye ve tecavüz tehdidine maruz bırakıldı. “Burada büyük bir baskı ve şiddet var. Bizim sesimizi duyun” çağrısında bulunan kadın tutsakların 3 ayı geride bırakan direnişinde açlık grevi de bir ayı tamamladı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana ve Mersin şubeleri tarafından hazırlanan raporda, kadın tutsakların tek tek araçtan indirilerek cezaevi müdürü ve jandarma komutanının huzurunda “teslim oldum” demeleri yönünde tehdit edildikleri; “teslim oldum” dememeleri üzerine yere yatırılıp kafalarına postallarla basıldığı ve saçlarından tutularak yerlerde sürüklendikleri; işkenceye maruz kaldıkları kayıt altına alındı. Yeni açılan Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ne müdür olarak atanan Mahmut Çaça’nın sicilinin hayli kabarık olduğu ortaya çıktı. 24 Eylül 1996’da 11 PKK’li tutsağın demir sopa ve çubuklarla katledildiği, 24’nün de yaralandığı sırada Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 1. Müdür olarak görev yaptığı ortaya anlaşıldı. Hakkında o dönem "kasten yaralama” suçundan açılan dava zaman aşımı nedeniyle düştü.


Tutsaklardan açlık grevi eylemi

Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki 52 kadın, devam eden işkenceler nedeniyle 8 Ağustos’ta 5 günlük uyarı amaçlı açlık grevi başlattı. Açlık grevlerinin üçüncü gününde 12 maddelik talepte bulunan tutsaklar, taleplerinin yerine gelmemesi halinde süreli dönüşümlü açlık grevi başlatacaklarını açıkladı. Kadın tutsakların, 12 maddelik talepleri şu şekildeydi:

*  Cezaevine sevk sırasında uygulanan işkence ve darp olayını gerçekleştirenler bundan sorumlu olanlar hakkında soruşturma açılması,

* Tek tip kıyafet yasa tasarısı önergesinin geri çekilmesi, 

* Hasta tutsakların tedavi edilmesi, hastaneye sevklerinin yapılması,

* Koğuş içi tacize varan aramalara son verilmesi,

* Kapalı görüşlerde herkes T.C. numarasını girmek suretiyle görüş yapabiliyor. Bu teknik bir sistemdir. Bu teknik sisteme son verilmesi,

*  Hücre ve disiplin cezalarına son verilmesi,

* 2 kişiden oluşan temsilciliklerimizin kabul edilmesi ve cezaevi idaresinin diyaloga açık olması,

*  Hobi ve spor aktivitelerinin yapılmasının sağlanması,

*  İç ve dış postanın kabul edilmesi,

* Savcılıklara ve bakanlığa yapılan suç duyuruları için posta pulu isteniyor. Başvurular engelleniyor. Başvuru dilekçelerimiz verilmiyor. Bu durumun ortadan kaldırılması,

* Cezaevindeki fiziki koşulların düzeltilmesi,

l Kişisel eşyalarına el konuluyor. El konulan kişisel eşyaların geri verilmesi.


Tutsaklara su verilmedi

 Aynı zamanda kadınlara ‘tek tip elbise’ verildiği ve giymeleri noktasında baskı uygulanmaya başlandı. C5 koğuşunda kalan Şilan Çetiner’in ablası Ceylan Akutlu, siyasi tutsaklara işkence yapıldığını açıkladı. Sıcaklığın 50 dereceyi bulduğu ilçede, tutsaklara su verilmediği öğrenildi.


9 kişilik odada 15 kişi kalıyorlar

Tutsakları ziyaret eden avukatlar Halil Güngör ve Mehmet Altuntaş, hak ihlallerini raporlaştırdı. Raporda, cezaevi müdürünün odasının “sorgu odasına” çevrildiği, cezaevinde silahlı sivil kişilerin dolaştığına dair dikkat çekici iddialar vardı. Yine tutsakların baskı altına alındığı, darp edildiği ve “çıplak aramadan” geçirildiği kaydedilen raporda, 9 kişilik odalarda 15 tutuklunun zor şartlar altında kaldığı belirtiliyordu.

 

Tutsaklar geri adım atmadı

Tutsak Saadet Akın’ı 15 Ağustos’ta ziyarete giden kardeşi, ablasının sevk sırasında ‘tecavüz’ tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Emine Akın, kadın tutsakların yaşadığı işkence ve hak ihlalleri için İHD’ye başvuruda bulundu.

Tüm baskı ve işkencelere rağmen kadın tutsaklar direnişten geri adım atmıyor. Kadın tutsakların birinci ayını tamamlayan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, “Teslim olmayacağız” kararlılığıyla devam ediyor.  


 MERSİN


261

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA