Direniş kendi kökünden akar, çoğalır...

Gulê AMED

12 Eylül 2017 Salı | Forum

Her bitki kendi kökleri üzerinde büyür. Her canlı kökleri üzerinden kendini var eder yaşamı akışkan kılar. Koparıldı mı köklerinden köksüzleşmeye, çürümeye, yapısı bozulmaya işlevini yitirmeye, kendi olmaktan çıkıp doğasına, özüne yabancılaşmaya başlar. 

Kök olan esas olan, öz olandır başkası olmayan kendi olandır, ne eklenmiş nede yapay, doğal olandır. Durağan değil akışkan olandır. Bağlanmış ve bağlanan ayakta kalan yıkılmayandır. Kendine ait olan, başkasının olmayandır kendine ait olan için direnen, savaşandır.

En çok meşe ağacı benzer Kürtlere, kökleri çok derindir, sımsıkı bağlanmıştır toprağa, büyük bir aşktır onunkisi toprağa ve dağlara. İnatçıdır ne kadar yakarsan yak, ne kadar kesersen kes yine de her seferinde büyük bir aşkla kendi kökleri üzerinden her bahar daha gür yeşerir inatla asılır yaşama. Her türlü fırtınada, kasırgada sallanır savrulur ama yine hep ayakta kalır. Çünkü kökleri sağlamdır sımsıkı bağlanmıştır toprağa ve sevdası dağlara.

 Kürtlerin, kökleri tarihin derinliklerindedir. Düşmanları ne kadar çok yok etmeye, bitirmeye çalışsalar da inatla her seferinde kendi kökleri üzerinden yeniden yeşermiş tam bitirdik dedikleri anlarda ısrarla yeniden dirilmiştir. Tıpkı meşe ağaçları gibi, kendine hep dağları mesken tutmuş, hep dağlara kök salmıştır. Dağlarda fırtınalara kasırgalara direnmek daha kolaydır. Bilir dağlarda olmak kendin olmaktır. Kendi özüyle buluşmaktır. Kendi kökleri üzerinde var olmaktır. 

 Düşman yıllarca her türlü katliamla fiziki olarak bitiremediği Kürt halkını her türlü soykırım politikasıyla özünden kopartmaya kökleri üzerinden kurutmaya çalıştı. Kendisi olmaktan çıkartıp kuru bir ağaca kuru bir yaprağa dönüştürmek istedi. Kuru bir ağaç yanmaya, kuru bir yaprak rüzgâr da savrulmaya mahkûmdur. Rüzgâr da savrulan hangi yöne gideceğini bilmez sürekli sürüklenen olur, hiçbir yere ait olamaz, hiçbir dala tutunamaz. Ya kendi olmaktan çıkıp bir başkası olacak ki, o zaman kendisi olmayacaktır ya da kuru bir yaprak misali en ufak bir rüzgâr bile onu önüne alıp her türlü diyara götürebilecek ki, bu kendine ait olmayanı yaşamaktır, her ikisi de özünde anlamını yitirmek anlamsızlaşmak yok olmaktır

İşte bu nedenle düşman en çok köklere saldırır, köklerinden koparmak ister Kürtleri. Bilir köklerinden koparırsa bir daha başını kaldırıp direnemez bir daha kendi olamaz varlık bulamaz.

Dersim, en son koparılması gereken bir çıbandır denilip katliamdan geçirtilen Kürdistan’ın asi kenti. Suçu devletin herkes Türk’tür herkes Sünni diyen tekçi zihniyetine karşı Kürt ve alevi olmak. Ona ait olmayanı yaşamayı ret edip, kendi kökleri üzerinde kendi değerleriyle yaşamakta ısrar etmek. 

Sakine Cansız PKK’nin ilk kurucularından, ilk kadın devrimcilerindendir Kürt ve Alevidir. Kökleri Dersim’dedir ondan ve tarihinden almıştır direnişçiliğini. PKK içindeki, Kürt kadın mücadelesinde öncüdür. Yani ilktir köktür onunla birlikte gelişti, Kürt kadın mücadelesi binlerce kadına umut oldu binlerce kadın takipçisi oldu. O, Kürtlerin ve dersimin kızıl çiçeğiydi. Hep tutundu toprağına tıpkı Dersim gibi. Hem içteki erkek egemen zihniyete karşı hem dıştaki faşist düşmanla hep savaştı hep kavgaydı yaşamı ama asla pes etmedi savrulsa da fırtınalar da hep tutundu. Çünkü o kök olandı Dersim’in asi kadını toprağa sımsıkı bağlanandı. Bunu bilen düşman toprağından koparmak onun şahsında Kürt kadın mücadelesini bitirmek istedi. Biliyordu o köktü koparırsa bir daha yeşeremeyecekti. Oysa ki bilmiyordu o bağlanırken toprağa binlerce filiz yeşerecekti..

 Orta doğunun en eski en kadim halkı olan Êzîdî Kürtlerin yaşadığı yerdir Şengal. En eski yerleşim yeri şanidar mağarasının yer aldığı en eski din olan Êzîdîliğin yaşatıldığı mekandır. Asıl olan, öz olandır zalimin, köklerinden koparırsam bir daha yeşeremez deyip 73 defa fermana uğrayandı.73 fermana rağmen ısrarla ayakta kalandı. Boyun eğmeyen, kökleri üzerinde inatla yeşerendir. Çünkü başkasına benzemeyip kendi içinde kendin de ısrar edendir. Kendisi olan, varlığını korumak için her sabah yüzünü güneşe dönüp sadece kendi için değil yetmiş iki millet için dua edendir.

Dersim, asi ve direngendir. Dersime kökleriyle bağlı özünü ondan alan Sakine Cansız Kürt kadın mücadelesinde bir köktür.

Şengal Êzîdîleri Kürtlerin tarihinde köktür.

Faşist devlet TC Paris’te sakine cansız şahsında Kürt kadın mücadelesini köklerinden kopararak kurutmak bitirmek istedi; kapitalist modernitenin son canavarı olan DAİŞ Şengal Êzîdîleri şahsında Kürtleri köklerinden kopararak hiç yeşermemecesine bitirmek istedi. İki ayrı isim olsa da esasta ikisi de bir, ikisi de aynı zihniyetin ürünü. İsimler, kılıflar farklı olsa da aynı sisteme hizmet etme biçimi. Kapitalist modernitenin tekçi sistemine alternatif tek sistem olan demokratik modernitenin öncü inşa gücü, kadınlar ve Kürtlerdir. Koparıldılar mı köklerinden kadınlar ve Kürtler savrulup giderler. İnşa edemezler alternatif bir yaşamı ve alamazlar beş bin yıllık sistemden intikamını. İşte ondandır ki katlederken birileri, birileri bakıp izledi. Sessiz kaldılar göz yumdular. Suça ortak oldular. 

Sakine Cansız’ın katledilmesinin üzerinden yaklaşık beş yıl geçmesine rağmen hala susuyorlar oysaki fail belli; Kapitalist sistemin maşası TC DEVLETİ. 

Şengal katliamının üzerinden dört yıl geçmesine rağmen dünya hala izliyor TC’ nin maşası KDP yeni yetmiş dördüncü fermana zemin arıyor. 

Birileri koparmak isterken toprağından kökleri, birileri daha fazla toprağa bağlanmak için yeni umutlar ektiler, yeşeren umudun adı Kobanê de YPJ Şengal de YPŞ oldu. Kürdistan’da YJA STAR oldu. Toprağına âşık her gün biraz daha derinlere inen, her gün biraz daha büyüterek filizleri yarına ve onurlu bir yaşama kök saldılar. Binlerce Sakine Cansız’ın ardılları her gün kanlarını dökerek toprağa düşmanın korkulu rüyası, yarınların umudu oldular. 

Günde üç vakit yüzünü dönerken güneşe Êzîdî Kürtleri, ne pahasına olursa olsun daha fazla bağlanacakları toprağa söz oldular. 

Ya kökleri üzerinde onurlu bir yaşam / ya evrende bir hiç…


138

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA