Reqa’da sona doğru

QSD, DAİŞ’in son kalesi olan Reqa’yı düşürmek için ‘Büyük Savaş’ adıyla başlattığı operasyonlar 100. gününe yaklaştı. Kentin yaklaşık yüzde 70’ini kontrolüne alan QSD, Reqa’da hâkim olan güç haline geldi.

11 Eylül 2017 Pazartesi | Dizi

NAZIM DAŞTAN/REQA


Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) DAİŞ’in son kalesi olan Reqa’yı düşürmek için ‘Büyük Savaş’  adıyla başlattığı operasyonlar 97’inci gününe girdi. Kıran kırana geçen 3 aylık süre zarfında QSD’li savaşçılar; doğu, batı, güney ve kuzey cephelerinde 14 mahalleyi özgürleştirdi. Kentin yaklaşık yüzde 70’ini kontrolüne alan QSD, Reqa’da hâkim olan güç haline geldi. Kent merkezinde bulunan Mensûr, Nur ve Sekene mahallelerinde ev ev, sokak sokak ve mahalle DAİŞ’e operasyon gerçekleştirilirken, Reqa’da zaferin fotoğrafı netleşiyor.


Önce Nusra

DAİŞ, Ortadoğu’daki zulmüne Reqa’yı işgal ederek, başladı. Daha önce Irak’ta sınırlı bir alana sahip olan DAİŞ’in ismi 2012’de El Nusra’nın Rojava’nın Serêkanîyê’ye başlattığı saldırılarla duyuluyordu.  Rojava topraklarına ilk saldırılarını Serêkanîyê’ye yapan DAİŞ, Nusra’nın bu savaşta hezimete uğramasından sonra uluslararası emperyal ve bölgesel güçler tarafından sahaya sürüldü. 


Serêkanîye ve Kobanê

Irak’ta hâkimiyet kurduğu küçük alanlardan çıkarılıp, sınırın yanı başında bulunan Reqa’yı bir haftada Nusra’dan teslim alan DAİŞ, adım adım Kuzey Suriye topraklarını işgal etmeye başladı.  DAİŞ’in bu kadar hızlı ileri gitmesinin bir nedeni de bazı güçlerin Suriye savaşında DAİŞ ile amaca gütmesinden kaynaklanıyordu. Ancak Suriye iç savaşında başını ABD, Avrupa ülkeleri, Türkiye, Suudi Arabistan’ın çektiği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve Rusya, İran ve kısmi olarak da Çin’in destek verdiği Suriye rejimi bloklarının yanı sıra ülkede üçüncü bir çizgi izleyerek, Rojava devriminin yaratıcı gücü olan YPG/YPJ güçleri de meydana çıktı. Serêkanîyê savaşında ilk nüveleri atılan üçüncü çizginin anlayışı, rüştünü tarihin gelmiş geçmiş en büyük şehir savaşlarından olan Kobanê’de sergiledi. Ortadoğu’daki en büyük saldırısını Kobanê’ye gerçekleştiren DAİŞ, aynı zamanda burada en büyük yenilgisini de aldı.


Kobanê sonrası

Tarihi Kobanê savaşından sonra Demokratik Suriye Güçleri (QSD) çatısı altında birleşen Rojava ve Kuzey Suriyeli güçler, adım adım DAİŞ’i geriletti. QSD; Eyn İsa, Siluk, Hol, Şedadê’den sonra DAİŞ’in askeri merkezi olan Minbiç’i de özgürleştirdikten sonra Reqa için Fırat’ın Gazabı hamlesi adıyla operasyon başlattı. 5 Kasım 2016 tarihinde Reqa’ya başlatılan operasyonun birinci aşaması kapsamında kentin kuzeyini temizleyen savaşçılar, ardından hamlenin 2’inci aşamasına başlayarak kentin batısına yöneldi. Burada da büyük bir alanı kurtaran QSD, kentin doğusuna ise 3’üncü aşama kapsamında ilerledi. Hamlenin 4’üncü aşaması kapsamında ise, kentin batısında bulunan Tabqa Askeri Havaalanı, Reqa-Tabqa yolu, Tabqa kent merkezi ve Tabqa Barajını özgürleştiren savaşçılar, Reqa’yı üç koldan kuşatmaya aldı.


Büyük savaş

Kente kademe kademe ilerleyen QSD, 6 Haziran’da yapılan açıklama ile kent merkezine “Büyük Savaş” adıyla yürümeye başladı. Operasyona Ceyş El-Siwar (Devrimciler Ordusu), Cebhet El-Ekrad, El-Şemal El Dîmoqratî Tugayları, Aşiret Güçleri, Mexawir Humus Tugayları, Siqûr El-Reqqa, Lîwa El-Tehrir, Türkmen Selçuklu Tugayı, Hemam Türkmen Şehitleri Taburu, Senadid Güçleri, Süryani Askeri Meclisi, Minbic Askeri Meclisi, Dêrazor Askeri Meclisi, Öz Savunma Güçleri, YPG, YPJ ve Nuxbe Güçleri gibi 17 askeri güç katıldı.

Kadın savaşçıların ön cephede bulunduğu operasyonlarda, Kanada, İsveç, Almanya, İngiltere, İrlanda, İtalya, Yunanistan, Polonya gibi ülkelerden gelen enternasyonalist savaşçılar da yerini aldı. Daha sonra YJŞ ve YBŞ güçlerinin Êzîdîlerin intikamını almak için katıldığı operasyonda askeri güçlerin sayısı 19’a çıktı. DAİŞ’in bitmesi için neredeyse Kuzey Suriye’nin tamamı Reqa cephelerindeki yerini alıyor. DAİŞ’ten yara alan, onun karanlığı ile tanışmış her savaşçı kendilerine yapılanların hesabını sormak için omuz omuza ter döküyor. Kentin kuzey, güney, doğu ve batı cephelerinde Eyn İsa’dan Kobanê’ye, Kobanê’den Minbiç’ê, Minbiç’ten Hasekê’ye, Hasekê’den Tabqa’ya bütün savaşçılar var.


Êzîdî kadınlar intikam için geldi

Şengal Kadın Birlikleri’nin (YJŞ), operasyona daha sonra dahil olması tarihi Reqa operasyonuna farklı bir anlam kazandırdı. DAİŞ karanlığının unutulmayan bir yüzü ise Şengal’de gerçekleştirdiği 73’üncü ferman oldu. Binlerce Êzîdî’yi katleden DAİŞ, Şengal’i bir enkaz haline getirdi. Binlerce kadın ve çocuğu da esir alan çeteler, birçoğunu Musul ve Reqa’daki köle pazarlarında sattı. Fermana karşı Êzîdî halkının savunma gücü olarak örgütlenen YJŞ’li kadınlar, önce yurtları olan Êzdîxanı (Şengal) özgürleştirdi. 

Ardından Reqa savaşına da katılan YJŞ, fermanda esir alınarak, Reqa’ya getirilen kadın ve çocukların izini ev ev sürüyor. Her biri DAİŞ’ten yara alan YJŞ’li kadın savaşçıların kimi kardeşleri, kimi babaları, kimi anneleri kim de yakınları için Reqa yolunu tutmuş. Kentte adım attıkları her yer tarih oluyor. Savaştıkları her ev ve sokak onların izini taşıyor. Her operasyona büyük umutlar ile başlayan savaşçılar, bugüne kadar çok sayıda esir kadın ve çocuğu DAİŞ’in pençelerinden kurtardı. Fermanın üçüncü yılını Reqa’da karşılayan savaşçılar, “Fermana cevap olmak için buradayız” diyor.


Enternasyonel görev

Operasyonda sadece Ortadoğu’da bulunan savaşçılar yer almıyor aynı zamanda dünyanın dört bir yanından Rojava’ya akın eden enternasyonalist savaşçılar da bulunuyor. Dünya için tehdittin merkezi olarak görülen Reqa’da bugüne kadar onlarca saldırı planlandı. İngiltere, Fransa ve İspanya’ya yaptığı saldırılar ile unutulmaz katliamlara imza atan DAİŞ’e karşı oralarda gelen savaşçılar da var. Her biri DAİŞ’e hesap sormak için en ön cephelerdeki yerini tutarken, “O karanlığı başladığı yere gömeceğiz” şiarıyla operasyonlara katılıyorlar. 


Özgürlük operasyonları

Doğu ve batı cephesi olmak üzere iki koldan ilerleyen savaşçılar, operasyonun 4’üncü günü kentin doğu cephesinde bulunan El Meşleb’i kurtararak, ilk mahalleyi özgürleştirdi. Batı cephesinde ise kurtarılan ilk mahalle Sebahiye Mahallesi oldu. Devam eden operasyonlar kapsamında doğu ve batı cephesinde harekete geçen kollar, operasyonun 66’ıncı gününde kentin güney cephesinde bulunan Nezlit Şiheda Mahallesi’nde birleşti. İki gücün birleşmesi ile güney cephesinde bulunan Nezlit Şiheda ve Hişam Ebdulmelik mahalleri kurtarılarak, özgürleştirilen mahalle sayısı 12’ye çıktı. Büyük bir alanı DAİŞ çetelerinden kurtaran QSD’li savaşçılar, güneyden Fırat Nehri üzerinden geçen El Cedid ve Kornêş köprülerini kontrol altına aldı. Yolların tutulması ile güneyden kentte giriş, tamamen savaşçıların denetimine girdi. El Cedid Köprüsü üzerinden geçen yol yeni Reqa’ya giderken, Kornêş Köprüsü üzerinden geçen yol ise Eski Reqa’ya gidiyor. QSD ayrıca bu hat üzerinden kentin içine uzanan ve en büyük cadde olarak bilinen 23.Cadde üzerinde de hâkimiyet sağlamaya başladı.


Eski Reqa

QSD, Reqa’daki ’Büyük Savaşın’ 88’inci gününde Kurban Bayramını karşıladı. Aynı zamanda önemli bir olaya imza atan QSD’li savaşçılar, doğu cephesinde bulunan Eski Reqa bölgesini ve batı cephesinde bulunan El Diriye Mahallesi’ni özgürleştirdi. Eski Reqa bölgesi DAİŞ çeteleri için önemli bir yerde dururken, çeteler de doğu cephesindeki savunma hatlarını bu bölge üzerinden oluşturmuştu.

Dar sokaklar ve sık evlerin bulunduğu Eski Reqa, şehir savaşına uygun yapısı ile bilinirken, DAİŞ çeteleri de buna göre hazırlık yapmıştı. Yer altı tünellerinden her ev ve iş yerinin önünü kum dolu torbalarla mevzilendirmeye kadar birçok hazırlık yapan DAİŞ çeteleri, bu bölgede uzun bir süre savaştı.


Kent içindeki aydınlık: YPJ 

Abbasiler döneminde inşa edilen Eski Reqa yapıları, halen canlılığını koruyor. Bölge içinde Qaser El Benat ve Kadınlar Kalesi olarak da adlandırılan Harun Reşid Kalesi yer alıyor. Kale 41 odadan oluşuyor. Kalenin etrafında ise j harfi şeklinde uzanan tarihi sur bulunuyor. 7 metre yüksekliği ve 11 metre uzunluğu bulunan sur, kaleyi savunma amaçlı inşa edilmiş. Kaleden sonra ise tarihi El Etiq Camii geliyor. 11 kapısı bulunan caminin ortasında bir minare bulunurken, camii de sur ve kale ile aynı tarihlerde yapılmış. 

Sırasıyla sur, kale ve camii şeklinde özgürleştirilen Reqa’nın tarihi değerleri savaşçılar tarafından korunmaya alınırken, Eski Raeqa’nın son özgürleşen halkası ise tarihi bölgenin girişi kapısı olan Bağdat Kapısı oldu. Surun başladığı yerde bulunan kapının yaklaşık 30 metre yüksekliği bulunurken, DAİŞ’in kentteki en büyük kapısı olarak da biliniyor. Savaşçılar burayı da tutarak, DAİŞ’e bir kapı daha kapattı. Eski Reqa üzerinde YPG/YPJ bayrakları dalgalanırken, tarihi bölgeye ilkin YPJ’li savaşçılar bayrak dikti. DAİŞ çeteleri bayrağı düşürmek için günlerce 3 koldan saldırı düzenlemiş ancak istediğini elde edememişti. YPJ’li savaşçılar saldırılara sert karşılık vererek, bayrağın düşmesine izin vermemiş ve bayrağını karanlığın kalbine bir hançer gibi saplamış oldu.


Reqa’da son durum

Kentteki operasyonlar 97’ıncı gününde devam ederken, QSD’li savaşçılar ile DAİŞ çeteleri arasındaki çatışmalar kent merkezinde yoğunlaştı. En son Reqa Üniversites’ni DAİŞ çetelerinden özgürleştiren YPJ’li savaşçılar, karanlığa karşı bilim, aydınlanma ve kültür noktalarını insanlığa kazandırıyor. Kente hâkimiyet sağlayan güçler, kuzey cephesinde kentin en büyük buğday deposuna operasyon yapmaya başlarken, batı cephesinde ise kentin en büyük futbol sahasına ilerliyor. Sahaya 1 kilo metreden az bir mesafesi kalan QSD’li savaşçılar güneyden Harun Reşid Parkı’na doğudan ise Naim Meydanı’na hareket ediyor. Kent merkezinde DAİŞ’i iyice sıkıştıran QSD’li savaşçılar son darbeyi vurmaya hazırlanıyor. DAİŞ’in elinde son 9 mahalle kalırken, bazı mahallelerin alınması ise an meselesi.


Reqa’nın tarihçisi

Suriye’nin 6’ıncı büyük şehri olan Reqa, ülkenin en büyük kenti olan Halep’e 160 kilo metre uzaklıkta bulunuyor. Daha önce Roma, Bizans ve Abbasiler başta olmak üzere birçok medeniyete ev sahipliği yapan Reqa’nın daha önceki ismi Kallinikos olarak biliniyordu. Bu dönemlerde Hristiyanların denetiminde olan kent, 639 yılında Abbasilerin kontrolüne geçerek, bu günkü ismini aldı. İki üç defa yıkılan kent, Suriye iç savaşının başlangıcında Suriye rejimine karşı sokaklara dökülmeyen tek kentti. Bu sebepten dolayı Suriye lideri Beşar Esad 2012 yılının Ramazan Bayram’ında kenti ziyaret etti. Ancak aynı yıl bir hafta içinde Nusra’nın eline geçen kent, 2013 yılında ise bir hafta süre içinde bu sefer DAİŞ’in işgaline girdi.  Reqa, birçok toplu infaz, katliam ve soykırımlara da tanıklık ederken, DAİŞ’e biat etmeyenlerin sonu ölüm oldu. Rojava kantonları başta olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerine yapılan saldırıların hazırlıklarının yapıldığı kent, radikal örgütlerin yuvası haline getirildi. Esir alınan Êzîdî kadınların köle pazarlarında satıldığı kentte, hala binlerce kadın kayıp.


595

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA