Evrenin en renkli hali: Süpernova patlamaları

Bilim insanları Vela Süpernovasının bundan yaklaşık 10 bin yıl önce oluştuğunu tahmin ediyor. 1976 yılında NASA tarafından yapılan açıklamada Vela Süpernovasının oluştuğu dönemde bu patlamanın dünyanın güney yarımküresinde gözlemlenmiş olması gerektiğini duyurmuştu.

09 Eylül 2017 Cumartesi | Toplum-Yaşam


Bilim-Teknik GÜNDEMİ


HAZIRLAYAN: Doğan Barış ABBASOĞLU



Süpernova patlamaları sonucu oluşan renkli gaz bulutları gözlemlenen evrenin en güzel görsel şölenlerinden birini sunar. Güneşin 8 ila 12 katı büyüklüğündeki yıldızların ölümlerini resmeden süpernova patlamaları modern zamanlarda dünyadan hiç gözlemlenmedi. Ama tarihte gözlemlenen birçok süpernova patlaması var. 

Bilim insanları Vela Süpernovasının bundan yaklaşık 10 bin yıl önce oluştuğunu tahmin ediyor. 1976 yılında NASA tarafından yapılan açıklamada Vela Süpernovasının oluştuğu dönemde bu patlamanın dünyanın güney yarımküresinde gözlemlenmiş olması gerektiğini duyurmuştu. Bu açıklamadan bir sene sonra arkeolog George Michanowsky, Bolivya’da yerli Amerikalılar tarafından mağara duvarlarına süpernova patlamalarının resmedildiğini iddia etti. Ancak ne yazık ki Michanowsky’nin bu bulgusunu doğrulamanın herhangi bir yolu yok. 

Gözlemlenen en eski süpernova patlaması MS 185 yılındaki Samanyolu Galaksisi içindeki SN 185 yıldızında gerçekleşti. Çinli astronomlar bu yıl gökyüzünde yeni bir yıldızın oluştuğunu yazdı. Ancak bir sene kadar sonra da bu yıldızın giderek sönükleştiğini kayda geçirdi. 

Bu insanlık tarihinin en eski süpernova patlaması kaydıydı. 

393 yılında da SN 393 yıldızının patlaması Çinli astronomlar tarafından aynı şekilde kayda geçirildi. Günümüz Akrep takımyıldızı bölgesinde yaşanan bu patlamanın o dönem kayıt edilen tek patlama değildi. 369, 386, 437, 827 ve 902 yıllarında da Çinli astronomlar yeni yıldız oluşumlarını kaydetti. Ancak bu kayıtları günümüzde gözlemlenen süpernovalarla destekleyemiyoruz. 

Çinli astronomlar 2 bin yıllık kayıtları süresince toplam 20 süpernova patlamasına benzer gök olayını kayda geçirdi. 

1006 yılında Lupus takımyıldızında yaşanan süpernova patlaması gökyüzünde görülen en büyük patlamaydı. Çin, Mısır, Irak, İtalya, Japonya ve İsviçre’de astronomlar tarafından gözlemlenen bu patlamayı Ali ibn Rıdvan, Ay’ın parlaklığının çeyreği olarak kayda geçirmişti. Modern astronomlar dünyadan 7 bin 100 ışık yılı uzaklıkta gerçekleşen bu patlamanın kalıntılarını gözlemledi. 

1054 yılında da SN süpernovasının patlaması Arap, Çin ve Japon astronomlar tarafından gözlemlendi. Taurus takımyıldızında yaşanan bu patlama Yengeç Süpernovasını oluşturdu. Patlama gökyüzünde Venüs’ten dört kat daha parlak gözlemlendi. 

1572 yılında is Danimarkalı Tyco Brahe adlı astronom Cassiopeia takımyıldızında yeni bir parlaklık gözlemledi. Bu süpernova daha sonra modern astronomlar tarafından SN 1572 olarak adlandırıldı. 

Samanyolu Galaksisinde en son gözlemlenen süpernova 1604 yılındaydı. 9 Ekim 1604 günü Johannes Van Heeck gökyüzünde aniden beliren bir yıldızı kayda geçti. Johannes Kepler de daha sonra bu cisim üzerinde çalıştı ve yıldızın sönükleştiğini kayda geçirdi. Bu süpernova da daha sonra SN 1604 olarak adlandırıldı. 


***


Florence göktaşı Dünya’nın yakınından geçti

Adını Florence Nightingale’den alan 4 kilometre çapındaki Florence göktaşı Dünya’nın 7 milyon kilometre yakınından geçti. Bu göktaşının 1890 yılından bu yana Dünya’ya en çok yaklaştığı an. 

1981 yılında keşfedilen göktaşının geçmiş rotalarını hesaplayan bilim insanları Florence’nin en son 1890 yılında Dünya’ya yakın geçiş yaptığını tespit etmişti. 2017 yılı 1890’dan bu yana Florence’nin Dünya’ya en çok yaklaştığı yıl oldu.

Geçişi sırasında oldukça parlak yüzeyi sayesinde amatör astronomlar tarafından gözlemlenebilen Florence’nin bir daha bu kadar yakından geçmesi için 2500 yılına kadar beklememiz gerekecek. 

Florence’nin yakın geçiş yaptığı mesafe Dünya ile Ay arasındaki mesafenin 18 katı. Yani göktaşı Dünya için hiçbir tehdit oluşturmuyor. 

Ama eğer Florence Dünya’ya çarpsaydı 55 kilometre çapında ve 1 kilometre derinliğinde bir krater açıp Dünya’nın atmosferindeki dengeyi altüst ederek ekosistemlere büyük zarar verecekti.  

NASA’nın göktaşı programı tarafından keşfedilen Florence, Dünya’ya yakın geçiş yapan 16 bin 400 göktaşından sadece biri. 


***


NGC 1365 galaksisi oksijen saçıyor

Dünyadan 60 milyon ışık yılı uzakta olan NGC 1365 galaksisi normalden yüzde 60 daha fazla oksijen barındırıyor. 

Evrende en çok görülen elementler Hidrojen ve Helyum. Onları Oksijen takip ediyor. 

Oksijen çok görülen bir element olsa da bilim insanları NGC 1365 galaksisinde normalden yüzde 60 oranında daha fazla oksijen bulunması konusunda şaşırmış durumda. Oksijenin bu kadar yoğun olarak bulunmasının tek açıklaması galakside büyük boyutta çok sayıda yıldızın patlamış olması. 

Max Planck Enstitüsünden I-Ting Ho, galaksinin spiral şekli nedeniyle içeriğindeki oksijeni sürekli olarak yaydığını söylüyor. Ho’ya göre bu kadar oksijen yeni yıldız oluşumları ve çevresindeki gezegenlerin bu gaz açısından zenginleşmesini sağlayabilir. 


***


Uzayda 15 gizemli radyo dalgası tespit edildi

Bilim insanları son dönemde uzayda 15 yeni gizemli radyo dalgalarının tespit edildiğini açıkladı. 

Uzayı dinleyen ekipmanlarımız geliştikçe bilim insanları daha şaşırtıcı keşiflere imza atıyor. ABD’de bir grup bilim insanları uzayın derinliklerinden gelen 15 yeni gizemli radyo dalgası tespit ettiklerini açıkladı. 

Hızlı radyo dalgaları olarak adlandırılan radyo dalgaları uzaydaki en tuhaf fenomenlerden biri. Uzayın derinliklerinden gelen ve sadece milisaniyelerle ifade edilen zamanlarda görülen bu dalgalar hemen kayboluyor. 

Bazı bilim insanları bu dalgaları karadeliklere bağlarken bazıları ise Dünya dışı zeki varlıklara dayandırıyor. 

Dünyanın en büyük radyo teleskoplarından biri Dünyamızdan 3 milyar ışık yılı uzakta cüce bir galaksi olan FRB121102’ye çevrilmiş durumda. Bu galaksi iki defa radyo dalgası tespit edilen tek noktaydı. 

ABD’deki bir grup bilim insanı FRB 121102’den gelen 15 radyo dalgasını tespit etti. Bu tekrarlamaların neye işaret ettiği konusunda şu anda kimsenin bir fikri yok. Ancak bilim insanları daha büyük radyo teleskoplarıyla galaksimizin bu bölgesindeki radyo dalgasının kaynağını tespit edebileceklerini düşünüyor. 


***

Trappist-1 gezegenleri su için uygun koşula sahip olabilir

Astronomlar Dünyadan sadece 40 ışık yılı uzaklıktaki Trappist-1 yıldızının yörüngesindeki bazı gezegenlerin suya ev sahipliği yapmak için uygun koşullara sahip olduğunu tespit etti. 

Hubble Uzay Teleskobundan gelen verileri inceleyen bilim insanları Trappist-1 yörüngesindeki 7 gezegenden üçünde sıvı halde su bulunabileceğini keşfetti. 

Her üç gezegen de yıldızdan yaşama ev sahipliği yapabilecek uzaklıkta bulunuyor. 

Trappist-1 yıldızı küçük ve nispeten sönük bir yıldız olsa da bu tür cüce yıldızlardan genelde çok güçlü radyoaktif dalgalar yayıyor. Bu kalın bir atmosfere sahip olmayan gezegenlerde yaşamın hiçbir şekilde mümkün olmaması demek. 

İsviçre’nin Cenevre Üniversitesinde Trappist-1’in yaydığı UV radyasyonu takip eden Vincen Bourrier başkanlığındaki ekip üç gezegendeki radyasyon oranının suyun varlığı için uygun olduğunu tespit etti. Diğer 4 gezegende ise aşırı radyasyon yüzünden suyun sıvı halde bulunması mümkün değil. 

Dünya benzeri bir yaşam için bilim insanları suyun varlığını temel bir önkoşul olarak kabul ediyor.


***


Uranüs’ün uyduları çarpışacak

Bilim insanlarının hesaplamalarına göre önümüzdeki 1 milyon yıl içinde Uranüs’ün uyduları Cressida Desdomona ile Cupid ise Belinda ile çarpışacak. 

Uranüs’ün bugüne kadar bulunan 9 uydusu bulunuyor. Ancak bu uydulardan dördü önümüzdeki 1 milyon yıl içinde birbiriyle çarpışacak. 

Yaklaşık 18 bin kilometrelik bir uzaklıkta dizilen 9 uydunun yörüngelerini hesaplayan bilim insanları, sadece 82 kilometre çapındaki Cressida’nın Desdomana ile çarpışacağını tespit etti. Bu çarpışma önümüzdeki 1 milyon yıl içinde olacak. 

Uranüs’ün diğer iki uygusu Cupid ile Belinda’yı da aynı kader bekliyor.  

Bilim insanları Uranüs’ün çevresindeki meteorit kuşağının da geçmişte Uranüs’ün büyük uydularının çarpıştığına işaret ettiğini kaydediyor. 


541

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA