Zagrosların Mam Reşit’i…

Hakkari’nin Kînyaniş köyünden Reşit Arar. Bilinen ismiyle Mam Reşit’i gerilla kardeşi Süreç Zagros anlattı: O yurtseverliğin, onurun ve toprağa bağlılığın sembolüdür. Çok yoğun bir enerjisi vardı, bir dakikasını bile boş geçirmiyordu. Binlerce kahraman yoldaştan biridir...

08 Eylül 2017 Cuma | Toplum-Yaşam


RUKEN CEMAL/ARARAT BÊRÎTAN/ANF/BEHDİNAN 


Zap operasyonunda geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren gerilla Reşit Arar’ı anlatan gerilla kardeşi Süreç Zagros, “Bir dakikasını bile boş geçirmiyordu, çok yoğun bir enerjisi vardı” dedi. Zagros, kardeşinin yaralandığı zaman bile yanındaki arkadaşları etkilenmesin diye onlarla sürekli şakalaştığını söyledi.

Reşit Arar (Mam Reşit), Hakkâri’nin Kînyaniş köyünde 1 Haziran 1973’te dünyaya gelir. 1984-86 yıllarında 15 Ağustos Atılımı’ndan sonra gerillaların yanında çalışmalara katılır. 1988’de Kürt Özgürlük Hareketi’ne Kînyaniş köyünde katılımlar olur. O süreçte Mam Reşit, milislik görevini üstlenir. Ayrıca gerillaların yaptığı eylemlere de aktif katılan Reşit, kendi işini de büyük bir aşkla yapar. 1991’de Türk devleti tarafından yakalanıp, ağır işkencelere maruz kalır. Ama Mam Reşit bu işkencelere karşı daha çok öfkelenerek görevine sarılır, gerilla yaşamına daha çok bağlanır. 

Mam Reşit’in hayat hikayesini anlatan kız kardeşi gerilla Süreç Zagros, “Düşmanın yaptığı işkence ve asimile politikalarına karşı çok öfke duyuyordu, sürekli düşman tarafından tehditler alıyordu. 1994’te köyümüz boşaltıldı ve tüm köy gençlerine koruculuk dayatıldı. Heval Reşit belki milisti ama bir gerilladan farkı yoktu. Yaşamı sürekli dağlarda geçti” dedi.


Dik duruşu ve cesareti 

ARGK sürecinde işgalci Türk ordusunun yaptığı tüm operasyonlara karşı gerillalarla beraber aktif eylemler gerçekleştiren Mam Reşit, bu sefer de KDP tarafından tutuklanarak yine ağır işkencelere maruz kalır. 

Kardeşi Süreç Zagros, Mam Reşit’in dervişane yaşamını şöyle dile getiriyor: “Tüm baskılara rağmen onun dik duruşu, cesareti beni hep etkilemişti. Bize Önderliği, örgütü tanıtan heval Reşit oldu. Yaşamının çoğunu gerillaların yanında geçiriyordu. Ben onun mütevazı, dervişane duruşundan etkilenip gerillaya katıldım. Heval Reşit dağda kaldığı süreçte bazen eve, ziyaretimize geliyor, sürekli bize dağ yaşamını anlatıyordu. Bu yüzden de aile, çocuk, düşman demeden Botan, Behdinan, Zagros dağlarında hiç yılmadan hep yürüyordu.”


‘Yıllar sonra gördüm…’

Daha çok Zagros alanında kalan Mam Reşit gerilla yaşamından oldukça tecrübe kazanmıştı. 16 yıldan sonra 2013’te geri çekilme sürecinde Medya Savunma Alanları’na gelen gerilla Süreç Zagros, yeniden Mam Reşit’le karşılaşır. Zagros o anki duygularını şöyle ifade ediyor:

“2013 Kînyaniş’te arkadaşların yanında kalıyordu. 16 yıl sonra görüyordum onun, bu da bende çok farklı bir duygu yaratmıştı. Yanımdaki arkadaşlar benden daha çok heyecanlıydı, o kadar yıl sonra hemen tanıdım. Onu gördüğüm zaman sanki yeniden dünyaya geldim. Bana ‘hepimizin hayali belli. Benim de en büyük hayalim bir gün Önderliği görebilmek. Ama merak etme, Önderliği görmemize az kaldı’ dedi. Bu sözleri beni çok duygulandırdı. Evdeyken de hepimizin öncüsüydü, dağda da öyle oldu. 

Nereye gitse hemen yokluğu belli oluyordu. Her bir ağacın, her bir taşın, suyun kenarında mutlaka anısı vardı. Var olduğu yerden asla kopmadı ve hep istediği yerde yaşamayı tercih etti. Heval Reşit’in çocukları da vardı ama heval Reşit için her şeyden önce yoldaşları, gerillalar geliyordu. Zagroslar’dı onun asıl evi yurdu. Düşmana olan kin ve öfkesini duruşuyla, yaşamıyla, savaşıyla gösteriyordu.”


Yaralıyken bile yoldaşlarını düşünüyor

Zagros, Mam Reşit’in şehadetini ise şöyle anlatıyor: “Mam Reşit şehit düştüğünde hissettim. Bu yüzden de arkadaşlar beni çağırdıklarında, Mam Reşit için çağırdıklarını anlamıştım. Örgüt için de bizim için de şehadeti ağır oldu. Yaralandığı zaman bile yanındaki arkadaşlar etkilenmesin diye onlarla sürekli şakalaşıyor; moralini bir an olsun bile düşürmemiş. Arkadaşları onu çok sevdi. Gerilla yaşamına olan bağlılığı çok güçlüydü, hep dolu yaşıyordu. Bir dakikasını bile boş geçirmiyordu, çok yoğun bir enerjisi vardı. Önderlik ideolojisini, felsefesini yaşamıyla, duruşuyla yaşatmaya çalışıyordu.


Onur ve toprağa bağlılığın sembolü…

Mam Reşit’in şehadetinden sonra aileyi görme imkanım oldu. Aileyi çok güçlü gördüm. Heval Reşit’in şehadetini ona layık bir duruşla karşıladılar. Toplumumuzda şehadetlerin ağırlığı artık anlaşılmış ve ona göre de yaklaşılıyor. Bize bu yaşamı tanıtan heval Reşit oldu. Ona layık olmaya çalışıyoruz. Heval Reşit’in şehadetinin birinci yıl dönümü. Binlerce kahraman yoldaştan biridir. O yurtseverliğin, onurun ve toprağa bağlılığın sembolüdür. Önderliği görme hayalini, arkadaşların hayalini vereceğimiz güçlü bir mücadele ile Önderliği dışarı çıkararak gerçekleştirebiliriz.”



750

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA