Yeşil sahalarda, hayallerinin peşinde koşan Azize

BİRCAN DEĞİRMENCİ

08 Mart 2017 Çarşamba | Forum


Başında türbanı, üzerinde mantosu, kolunda çantasıyla tribünün kenarında görüldüğünde; birazdan futbol sevdası yüzünden derslerini aksatan çocuğunun kulağından tutup götüreceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aşçılık yaptığı özel bir şirketteki işinden koşturarak çıkıp Diyarbekirspor servis aracından inen bu kadın biraz sonra soyunma odasından üzerinde formasıyla çıkıp, yüksek bir enerjiyle yeşil sahalarda koşturmaya başlıyor. Azize Ay, 6 yaşından beri içinde yaşattığı futbola olan platonik aşkının karşılığını 49 yaşında buluyor. 14-17 yaş aralığındaki genç kızlarla sahaya çıkan Azize “Onların yanında kendimi gençleşmiş hissediyorum” diyor. 

Diyarbakır’a bağlı Karaçalı köyünde dünyaya gelen Azize, henüz üç aylıkken babasını kaybeder. “Babamın öldüğünü ve futbolcu olduğunu 6 yaşındayken öğrendim. Kim bilir belki de genetik kodlardan olsa gerek. O yaşımdan beri futbola karşı ilgi duymaya başladım” diyen Azize, köy yerinde ata biner, halter ve boksla ilgilenir. Ama ille de futbol. “Geceleri bile topla uyurdum, annem gelip kucağımdan alırdı. Ailemden gizli formamı alıp, ata binerek, tarlaya giderdim. Oradaki işçilerle öğle arası maç yapardık. Bir nevi erkek gibi atla silahla büyüdüm. Aslında bir diğer hayalim de Cıno’yla (Cüneyt Arkın) bir filmde oynamaktı.” 

Kendisini büyüten amcasının engellemesi nedeniyle içindeki bu tutkuyu bir türlü hayata geçiremez. “Bir amcamın oğlu vardı, benimle evlenmek istiyordu ama o da futbola sevdalı olduğu için beni vermediler. ‘Bu kesin seni de futbolcu yapar’ dediler. Yapardı da aslında. O şimdi antrenörlük yapıyor” 

1982 yılından beri futbol gazeteleri biriktiren Azize, kendi çapında futbol yorumları da yazar ama bunları herhangi bir yerde yayınlatmaya cesaret edemez “Samanlıkta saklamıştım, tonlarca gazete. Annem hep ‘el alemin kızları çeyiz yapar, sen gazete biriktiriyorsun’ diye bana kızardı”

17 yaşındayken Adana Dostlukspor ve Ankara Sitespor’dan teklif alır ama ailesi yine karşı çıkar. “Gözümü karartıp, valizimi topladım. Bana ‘nereye gittiğini biliyoruz. Gelir seni sahada vururuz’ dediler. Ben de ‘vurun, mezarımı da korner bayrağının yanına kazın’ dedim. Gidemedim tabi. Onlar hep hafife aldılar ama şimdi çok şaşırıyorlar” 


Fenerbahçe aşkı

Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan Azize, 40 yaşındayken evlenmeye karar verdiğinde gelinliğin sarı- lacivert olması için diretir ama bu fikir aileler tarafından pek de sıcak karşılanmaz. “Salondan içeri Fenerbahçe Marşı’yla girdim. Gelinliği yapamadım ama çiçeğim sarı-lacivertti. Düğünün sonunda çiçeği atmamı istediler, atmadım. Halen duruyor evde. Diyarbekirspor bana kapılarını açtığı için şimdi Diyarbekirsporluyum ama Fenerbahçe benim için yılların aşkıdır” 

Hayalinde çocuklarını futbolcu olarak yetiştirmek istediğini ancak çocuk sahibi olmadığını söyleyen Azize, “Şimdi benim 11 tane çocuğum var. Hepsi de sahadalar. İsterdim olsun olmadı. Hatta ben bekarken isimlerini de hazırlamıştım. İlyas, Selçuk, Aykut, Oğuz, Rıdvan, Erdil, Engin. Fenerbahçe futbolcuları. Bunların hepsini sıralıyordum. Bana gülüyorlardı.”


Eşim destek oldu

İş saatlerinin dışında halı sahada maç yapan Azize, bir arkadaşının aracılığıyla basına haber olunca Diyarbekirspor yöneticilerinin dikkatini çeker. “Başkanımız Cemal bey ve hocamız Dilek hanım kız istemeye gider gibi forma ve çikolatayla eve gelerek beni eşimden istediler. Eşim hacı olduğu için kabul etmeyeceğini düşünmüştüm ama aksine bana destek oldu. ‘Keşke 8 yıl önce söyleseydim’ diye hayıflanıyorum şimdi. Bana ‘eğer çok istiyorsan aşçılığı bırakıp sadece futbolla ilgilen’ diyor. O böyle davrandıkça ben onu daha çok seviyorum” 

Bölgede bir kadın olarak futbolla ilgilenmenin zorluklarını da yaşamasına rağmen bu tutkunun onu hep güçlü kıldığı Azize, “Çok zor oldu ama ben yılmadım, azmimi hiç yitirmedim. Severek yapılan hiçbir şey zor değildir. Ne insan yorulur ne de acıkır. Ayıp olmasa yatağımı alır sahanın bir köşesinde yatar kalkarım. İnsanların bana bakışları da çok olumlu. Hatta geçenlerde durakta bir yaşlı adama rastladım. ‘Sen o televizyona çıkan kadın değil misin? Kızım sen yürü, biz hepimiz arkandayız. Bizim hanımlar şuradan şuraya yürüyemiyorlar. Bravo sana.’ dedi. Güç aldım ben de. Ailem de seviniyor. Şimdi çok pişmanlar daha önce izin vermedikleri için.” 

Bugün 49 yaşında hayaline kavuşan Azize, lisanslı futbolcu olarak Spor Toto 3. Lig Kadın Futbol takımında oynuyor. İlk maçını ise geçtiğimiz günlerde Ergani Anadolu İmam Hatip Lisesi ile yaptı. Sahadaki pozisyonunu sorduğumuzda ise “Forvetim ben, ileri uçta oynuyorum, gole gidiyorum” diyor. Dışarıdan liseyi okumaya devam eden Azize, “O kadar mutluyum ki bazan gece yatmadan önce biraz daha yaşamak için dua ediyorum. Geç de olsa yakaladığım bu mutluluk biraz daha uzun sürsün diye. Bu saha beni hayata bağladı” diyor.

Aynı zamanda doğum günü olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul’a giderek, TV programlarına katılacağını söyleyen Azize, ailelere seslenerek, “Yeteneği olan çocuklarınız engellemeyin. Onlara destek olun, hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı olun” diyor.


2249

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA