25 Temmuz 2014 Cuma
 
Ana Sayfa Haber
25 Haziran 2013 Salı

Korucu çocukları nöbette

Gürpınar'daki çözüm çadırında nöbeti devralan korucu çocukları, "Hala koruculuk yapan baba ve akrabalarımızdan utanıyoruz. Onların bir an önce silahlarını bırakmalarını, devletin de koruculuk sistemini lağvetmesini istiyoruz" dedi.

Gerilla güçlerinin Demokratik Çözüm Yürüyüşü'nü izlemek amacıyla Van'ın Payizava (Gürpınar) ilçesi sınırlarında bulunan Nordız Mervana bölgesi Krom Köprüsü yakınındaki çözüm çadırında nöbeti korucu ailelerinin çocukları devraldı.

Payizava'ya bağlı Ereni (Karakaş) köyü korucularının çocukları, babaları ve koruculuğa devam eden akrabalarına "silah bırakın" çağrısı yaptı. Gençler, "Yıllardır bilinçsiz bir şekilde kendi kardeşlerimize karşı babalarımız, akrabalarımız silah aldı. Bugünden sonra tüm korucuların silahları bırakarak çözüm sürecine destek vermelerini bekliyoruz" dedi. Nöbeti devralan gençlerden Ümit Şaman, "20 yıldır köyümüzde koruculuk yapılıyor, benim babam da korucu! Tüm gençlerin bu sürecin öncülüğünü yapmasını istiyoruz. Koruculuk sistemi kaldırılsın. Kendi dilimize sahip çıkmalıyız" dedi. Babasının da koruculuk yaptığını söyleyen Adem Sarısaç da, "Bu çadırların temel amacı PKK'lilerin sağlıklı bir şekilde geçişini sağlayarak barışı sağlamak. Bizler ne askerin ne de gerillanın tırnağına zarar gelsin istemiyoruz. 30 yıldır süren bu savaşın bir an önce bitmesini ve özgürce yaşamak istiyoruz. Koruculuk kaldırılsın. Bir huzur ortamı yaratılsın artık" diye konuştu.

'Karakol yapımı dursun'

İlhan Karakuş ise  gerilla güçleri geri çekilirken artan karakol yapımlarına tepki gösterdi. Karakuş, "Gerilla bu süreçte üzerine düşeni yaptı. Gerilla bu adımları atarken bizlerin de bu süreçte sorumluluk üstlenip hükümetin her samimiyetsizliğine karşı örgütlü davranmamız gerekiyor" dedi. Osman Yaran ise karakol inşaasının süreci olumsuz yönde etkilediğini ifade ederek, şunları söyledi: "Bizler de tepkimizi burada bir bütünlük oluşturarak sağlamaya çalışıyoruz. Bu çadırın amacı belli, piknik için açılmamış. Bizler de pikniğe gelmemişiz. Bizler de yaklaşık 16 gündür açılan çözüm çadırlarını ziyaret etmek istedik. Anadilimizde eğitim görmek istiyoruz. Kimliğimizle tanınmak istiyoruz."

Hep 'terörist' olarak bakıldı

Kürt halkı olarak sistem tarafından hep ötekileştirildiklerini dile getiren Yılmaz Sarısaç adlı genç ise, "İşsizlik sorunundan kaynaklı bizler metropollere giderdik. Orada bizlere hep 'terörist' gözüyle bakılırdı. Aşağılanırdık. Yıllardır asimilasyon politikalarıyla dilimiz, kimliğimiz inkar edildi. Kendi dilimizde bile kendimizi iyi ifade edemiyoruz. Ben kendi tarihimi bilmek istiyorum" diye konuştu.
Kürt Halk Önderi Öcalan'ın başlatmış olduğu süreçle Türkiye'ye büyük bir şans verdiğini söyleyen Fazıl Yüksek de, "Kürt Halk Önderi 2 yıldır avukatlarıyla görüşemiyor. Artık yeter! Yıllardır insanlarımız kandırıldığı için kendi çocuklarına karşı silahlandılar. Köyler boşaltıldı. binlerce insan cezaevlerinde tutsak. Bizler artık ne asker ne gerilla annelerinin ağlamasını istemiyoruz" dedi.

Korucu silahını bıraktı

Kendisinin 10 yıldır koruculuk yaptığını, ancak silah bıraktığını belirten 65 yaşındaki Abuzit Satıcı, "Kandırıldık; bilmiyorduk. Ama şimdi silahı bıraktım. Ben buraya kendi özgürlüğüm için geldim.Önderimiz özgürleşmeden bizler özgürleşemeyiz" şeklinde konuştu.

'Utanıyoruz'

Köyde birçok kişinin korucu olduğunu ve bu durumun kendisini rahatsız ettiğini ifade eden Metin Satıcı, kendisinin süreçten umutlu olduğunu ve heyecan duyduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: "Çadırlar kurulduğundan bu yana bizler de heyecanla süreci takip ediyoruz. Bu saatten sonra korucuların artık silahlarını bırakması gerekiyor. Köy büyükleri silah aldığında bizler utanıyoruz. Gençlik olarak meydanlara dökülüp kendi dilimizde eğitim hakkı almalıyız. Siyasetin öne çıkması gereken bu süreçte artık inisiyatif gençliğindir."

DİHA/VAN



932


YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazı Boyutu:12 14 16 18