26 Ekim 2014 Pazar
 
Ana Sayfa Haber
12 Eylül 2011 Pazartesi

Kürdistan’a hakim olamazlar

KCK Halk Savunma Merkezi Üyesi Pılıng Zerdüşt, ‘’Kürdistan’da hakimiyet sağlamadan Türkiye’de siyasal egemenliğini garantiye alamayacağını çok iyi biliyor. Bu yüzden Kürt halkına ve değerlerine pervasızca saldırıyor, askeri ve siyasi operasyonları yoğunlaştırıyor. Bu savaş artık AKP’nin savaşına dönüşmüştür“ dedi.

KCK Halk Savunma Merkezi Üyesi Pılıng Zerdüşt, AKP’nin artık bir siyasi partiden öte, devletin kendisi olduğunu belirterek, „Tm toplum AKP’lileşirse sorun çözülür“ zihniyetinin dayattığı teslimiyete karşı durduklarını söyledi. Güney’e yönelik bir işgal girişimi veya Botan-Zağros hatına yönelik kapsamlı imha saldırılarını gözönünde bulundurduklarını kaydeden eden Piling Zerdüşt, Kürt halkını ve kazanımlarını savunmada tereddüt etmeyeceklerini vurguladı.
KCK Halk Savunma Merkezi Üyesi Pılıng Zerdüşt, ANF’ye yaptığı değerlendirmelerde, yeni Türk siyasal elitinin AKP’de ifadesinu bulan zihniyetine dikkat çekti. Zerdüşt, „Erdoğan, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik ve diğer bir çok AKP’linin tüm demeçlerinde, kendinden olmayanı aşağılayıp hor gören bu zihniyet ve dil hakimdir. ‘AKP’lileşirsen ancak var olabilir, yaşam şansı bulabilirsin’ tarzında bir dayatma var. Toplumun özgürlük taleplerini yanlış görüyor. Toplumun tarihsel gerçeğine, hoşgörü geleneğine, zengin kültürüne ve demokratik direnişine karşı gözü kara bir saldırı ve saygısızlık içindedir. Bunu Fethullahçı medyanın çarpıtma gayreti eşliğinde yapıyor“ dedi. „AKP zihniyetinin mesajı şudur: ‘tüm toplum AKP’lileşirse sorunlar çözülür’. Oysa en büyük sorun, bu zihniyetin bizzat kendisidir” diyen Halk Savunma Merkezi Üyesi Pılıng Zerdüşt,tüm baskı ve saldırılarına rağmen Türk devleti ve AKP’nin Kürt halkını ve PKK’yi teslim alamadığına dikkat çekti. Zerdüşt, şöyle konuştu: „AKP ile Fethullahçıların medyası yalan makinesi gibi çalışıyor. Kürtleri ve özgürlük mücadelesini kendi iktidarları önünde tehlike olarak gördüklerinden alçakça bir karalama kampanyası geliştiriyor. Hükümet de siyasi ve askeri operasyonlara hız verdi. Çünkü Kürdistan’da hakimiyet sağlamadan Türkiye’de siyasal egemenliğini garantiye alamayacağını çok iyi biliyor. Bu yüzden Kürt halkına ve değerlerine pervasızca saldırıyor. Gelinen aşamada yürütülen bu savaş artık AKP’nin savaşına dönüşmüştür.”

‘Sıfır problem’ sahtekarlığı bitti

AKP Hükümeti’nin uluslararası sermaye ve emperyalist güçlere tamamen teslim olduğunu savunan Zerdüşt, AKP’nin güdümlü bir dış politika yürüttüğünün altını çizdi. Zerdüşt, şöyle devam etti: „Sırf kendi iktidarını sürdürebilmek için Kürtleri ve Ortadoğu halklarını sattı. Bunu Mısır, Libya ve Suriye politikasında açıkça ortaya koydu. Ortadoğu ülkelerindeki liderlere sözde demokrasi dersi verirken Kürtlerin özgürlük ve demokrasi mücadelesini bastırmak için en faşizan yöntemlere başvurmayı ihmal etmedi/etmiyor. Bunun için başta ekonomik kaynaklar olmak üzere, pazarlamadığı bir şey kalmadı. Bunu da sözüm ona ‘halkın yüksek çıkarları’ ve ‘ileri demokrasi’ demagojisiyle yapması, en hafif deyimle sahtekarlıktır. Bu yüzden ‘komşularla sıfır problem’den bugün artık ‘komşularla her şey problem’ noktasına gelmiş durumdadır.”
AKP gerçeğinin toplumdan gizlendiğini kaydeden Zerdüşt, „AKP’nin kirli yüzünü herkese göstermek yine Kürt özgürlük hareketinin görevi oldu. AKP’nin tüm toplumu teslim alma politikasına karşı hareketimizin geliştirdiği direniş, ‘kendine demokrat-kendine Müslüman’ AKP’nin maskesini düşürdü. Kürtlere karşı yeni tasfiye konseptini devreye koymasının en önemli nedenlerinden biri budur” dedi.

Öcalan’dan intikam almak istiyor

AKP’nin gerillayı KCK Önderi Abdullah Öcalan üzerinden frenlemek ve süreci geçmişteki gibi sürüncemede bırakarak iktidarını sürdürmek istediğini dile getiren Zerdüşt, Öcalan’ın aradan çekilerek bu oyunu boşa çıkardığını, AKP’nin tüm öfkesinin bundan kaynaklandığını belirtti. İmralı’da geliştirilen ağır tecride ve avukatların Öcalan ile 27 Temmuz’dan beri görüştürülmemesini anımsatan Zerdüşt, “AKP, gelişen gerilla mücadelemiz karşısındaki çaresizliğini şimdi önderliğimize fatura etme gayretindedir. Bu amaçla İmralı’da ağırlaştırılmış tecrit uygulamaktadır. Bunun ne hukuki, ne ahlaki, ne de insani bir izahı var. Tamamen AKP’nin siyasi bir tutumudur ve önderliğimizden intikam almadır. Bu, halklarımızın geleceğiyle oynamadır. Halkımızın ve özellikle de HPG gerillalarının buna sessiz kalması beklenmemelidir” diye konuştu.

Büyük bedel öderler
Son günlerde daha sık telafuz edilen sınır ötesi operasyon söylemlerine de değinen Halk Savunma Merkezi Üyesi Pılıng Zerdüşt, Türk ordusunun geçmişte bir çok sınır ötesi operasyonlar geliştirdiğini, ancak hiçbirinden sonuç alamadığını hatırlattı. Zerdüşt, bir operasyonun olacağını, ancak bunun zaman ve şeklinin henüz netleşmediğini kaydederek, Türk ordusunun sınır ötesi operasyon yapmazsa bile gerillanın kalbi olarak bilinen Botan ve Zagros alanlarına dönük sonbaharda kapsamlı bir yönelim hazırlığında olduğuna dikkat çekti. Pılıng Zerdüşt şunları söyledi: “Mevcut süreç ve bugünkü koşullar itibariyle bir operasyon gerçekleşse bile zaten bir sonuç almayacak, tersine Türk ordusu büyük bedel ödemek zorunda kalacak. Mevcut duruşumuz ve güçlerimizin mevzilenme durumu geçmişten çok daha ileri düzeydedir. Bırakın operasyonun sonuç almasını, biz bunun Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü üzerinde yaratabileceği büyük etkileri tartışıyoruz. Bizim şu anki en temel gündemimiz budur.”

Operasyon zaferimizi hızlandırır
Gerillanın olası bir işgal girişimine karşı sergileyeceği duruşu ise Pılıng Zerdüşt şu sözlerle ifade etti: “Geçmişe oranla daha hazırlıklı ve daha fazla mevziye sahibiz. Sınır ötesi bir operasyonun bizim için ciddi bir sıkıntı yaratması bir yana, belki de zaferimizi hızlandıracaktır. Bu anlamda gerilla direnişi sonuna kadar gerçekleşecektir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. AKP, özgür yaşam talebimize teslimiyeti dayatmaktadır. Herkes biliyor ki, Apocu hareket hiçbir zaman teslimiyet diye bir kavramı tanımadı, hiçbir baskıya asla boyun eğmedi. AKP’nin baskı ve şantaj politikalarına boyun eğmemiz beklenemez.

Gerilla olarak halkımızın varlığını korumak ve özgürlüğünü sağlamak için ‘operasyon karşısında bir direnişimiz ve duruşumuz olacak’ demenin ötesinde, ulusal birlikle tüm Kürt halkının özgürleşmesi temelinde başlattığımız devrimci halk savaşı mücadelemizi yükselterek bu hamleyi zaferle sonuçlandırma kararlılığındayız. Bu direnişimizle, Türk Hükümeti’nin/ Türk devletinin/AKP’nin halklarımızın özgür birliği önünde oluşturduğu tehlikeyi bertaraf edeceğiz. Tüm halkımızı ve demokratik çevreleri de bu direnişe katılmaya, desteklemeye davet ediyoruz.”


AHMET ÇİMEN - ZAGROS




Mezarlıkta asırlık tanık


HPG’nin denetiminde bulunan gerilla şehitlikleri bölgede yaşayan halkın ziyaretine uğruyor. Ziyaretçilerin birçoğunun şehitliklerde yatan gerilla yakını bulunmuyor. Şehit gerillaların uzakta olan ailelerinin gelemediklerini bildikleri için bölgedeki Kürtler şehitliklere gelip, dualar okuyor. Bu sürekli ziyaretçilerden biri de 84 yaşındaki Ayşe Taha. Gerilla mezarlarında Kur’an-Kerim okuyan, dua eden asırlık nineye göre gerillalara sahip çıkmak kutsal görevlerden birisi. Zaxo kentinde yaşayan Ayşe Taha, gerillaları ilk olarak 1989 yılında görmüş ve o günden beri de çok sevmiş. Yaklaşık bir asra sığan ömründe Saddam Hüseyin’in Halepçe ve Enfal katliamları dahil bir çok katliama tanıklık eden Ayşe Taha, her şeyi ile kendilerini Kürt özgürlük davasına adayan bu insanlara sahip çıkmak gerektiğini söylüyor.  


DEMHAT TOLHILDAN/ANF/BEHDİNAN



3026


YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazı Boyutu:12 14 16 18