23 Mayıs 2013 Perşembe
 
Ana Sayfa Haber
16 Haziran 2012 Cumartesi

Cezaevleri balık istifi

Türkiye cezaevlerindeki tablo: 132 bin 369 tutuklu ve hükümlü var. 9 bin 83 kişinin yatacak yeri yok. 1999'dan günümüze doluluk oranı yüzde 200 arttı. Son 1 yılda 8 bin 453 kişi tutuklandı.

Kapasitesinin üzerinde tutuklu ve hükümlünün bulunduğu Türkiye cezaevlerinde 9 bin 83 kişinin yatacak yeri yokken son bir ayda bin 752 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu. Adalet Bakanı balık istifine dönen cezaevleri sorununu "yeni cezaevleri açarak" çözeceğini beyan ederken, TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, "Bu bir çözüm değildir. Bu zihniyet her gün büyük acılara yol açıyor. Samimi olun, insan hakları değerleri doğrultusunda bir yaklaşımla sorunu çözme yoluna gidin" dedi.
Türkiye Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı rapora göre Türk cezaevlerinde tutulan 9 bin 83 kişinin yatacak yeri yok. Rapora göre açık cezaevlerindeki kapasite fazlası bin 7, kapalı cezaevlerindeki kapasite fazlası ise 8 bin 76 kişi. Türkiye'deki cezaevlerinde 125 bin 270'i erkek, 4 bin 818'i kadın ve 2 bin 281'i çocuk olmak üzere 132 bin 369 kişi bulunuyor. 1999 yılında kapasitesi 70 bin olan cezaevlerinden onbinlerce kişinin aftan yararlanarak salıverilmesinin ardından 40 bine düşen mahkumların sayısı yüzde 300'den fazla artış gösterdi. Cezaevlerindeki doluluk oranı da yüzde 200 arttı.

Bir yılda 8 bin 453 kişi
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün rakamlarına göre, geçen yıla göre cezaevindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 8 bin 453 kişi artmış durumda. Bu artışın bin 752 kişilik bölümü yalnızca son bir ay içerisinde gerçekleşti.

Bir ayda 1752 kişi
"Suç grupları" yönünden cezaevindeki tutuklu ve hükümlülere bakıldığında, adli suçlardan 47 bin 487 kişi tutuklu, 72 bin 22 kişi de hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor. 5 bin 124 kişi “terör” suçlamasıyla tutuklu bulunurken 3 bin 846 kişi de hükümlü olarak cezaevinde yatıyor. Çıkar amaçlı suç örgütü mensubu suçlamasıyla bin 672 kişinin tutuklu bulunduğu cezaevlerinde, 522 kişi de hükümlü olarak cezasını çekiyor. 499’u tutuklu, bin 197’si de hükümlü olanlar ise kayıtlara “suç grubu bilinmeyenler” olarak geçti. Hükümlülerden toplam 16 bin 325 kişinin infazı açık cezaevlerinde yapılırken 116 bin 44 kişi ise kapalı cezaevlerinde kalıyor.

Tutuklamalar hız kesmiyor
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı istatistiki raporda, Mart 2012 tarihi itirabiyle cezaevleri doluluk oranı yüzde 200 artığı gözleniyor. Mart ayından sonra gözaltılar ve tutuklamaların her geçen gün artığı ise Türkiye İnsan Hakları Vakfı‘nın (TİHV) günlük raporlarında gözler önüne seriliyor. TİHV'in Nisan ve Mayıs ayı tutuklama bilançosuna göre 62 kişi tutuklanırken, Haziran ayında da tutuklamalar hızından bir şey eksiltmedi. AKP hükümetinin "açılım" politikası ardından başlayan siyasi soykırım operasyonları ile 8 bine yakın Kürt siyasetçi cezaevlerine konuldu. Cezaevlerinde kapasite fazlasına rağmen her gün artan "KCK operasyonları" ise cezaevlerinde durumu içinden çıkılmaz bir hale koydu. Son olarak Van'da 7 Haziran tarihinde BDP ve bağlı belediyelere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlardan Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Asrın Hukuk Bürosu avukatı Cüneyt Caniş ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Başkale Belediye Başkanı İhsan Güler, BDP Muradiye İlçe Başkanı Mehmet Şirin Yıldız, Özalp Belediye Başkanı Murat Durmaz'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi "Siyasi parti etkinliklerinin çoğulluk ve devamlılık arz eden, örgütsel faaliyetlerde bulunmak" ve "örgüt üyesi" oldukları iddiasıyla tutuklandı.

Cezaevleri Türkiye fotoğrafı
Cezaevleri doluluk oranını değerlendiren TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, "Cezaevlerinin doluluk oranları bize Türkiye'nin fotoğrafını açıkça göstermektedir" dedi. Çeşitli vesilelerle kamuoyuna cezaevlerinin doluluk oranlarını yansıttıklarına dikkat çeken Bakkalcı, "Konuya bütünlüklü yaklaşmak gerekiyor, paket paket diyerek çözüme ulaşamazsınız" diyerek, hükümet politikalarını eleştirdi. Cezaevlerinin doluluk oranının 132 bini aştığına dikkat çeken Bakkalcı, bu rakamın Türkiye yakın tarihinde görülmediğine dikkat çekti. 2005 yılında insan hakları konusunda yargılanan insan sayısının 16 bin iken 2010 yılında bu aranın 63 bine çıktığına işaret eden Bakkalcı, "Demek ki bu ülkede bir şeyler yaşanıyor. Demek ki uygulamalar keyfi kullanılıyor" dedi. Bu zihniyete karşı insan hakları savunucularının çığlıklarının sürekli yükseldiğine dikkat çeken Bakkalcı, "Uygulamalar olağanüstü sınırları aşıyor. Adalet Bakanlığı, 2014 yılında kadar yeni cezaevleri açacağız diyor. Bu bir çözüm değildir. Topluma yeni paketlerle düzenlemelere gidiyoruz, denetimli serbestlik veriyoruz, diyorlar. Konuya bütünlüklü yaklaşmak gerekiyor bunlar çözüm olamaz" dedi. Bakkalcı, "Bu zihniyet her gün büyük acılara yol açıyor. Samimi olun, İnsan hakları değerleri doğrultusunda bir yaklaşımla sorunu çözme yoluna gidin" şeklinde konuştu.


EMİNE ALTINKAYA / DİHA/ANKARA


533


YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazı Boyutu:12 14 16 18