Cemaat-AKP kavgası ve Kürtler

19 Aralık 2013 Perşembe

BAKİ GÜL

Fethullah Gülen Örgütü ile AKP iktidarı arasındaki kavga özünde “Kir koalisyonu”nun paralel çöküşüdür. Bu iki iktidar bloku Kürtlere ve demokrasi güçlerine karşı birleşik cephe oluşturup “Yeni Türkiye” inşa ettiklerini savunuyordu. Bir birlerine güzellemeler gönderiyorlardı. Ama iktidar öylesine pis bir şey ki kim bulaşsa kirleniyor. AKP ve Cemaat de işte iktidarın kiri ile kendilerini var ettiler.

Siyah Ergenekonculardan devleti devralınca, Kürtleri ezme konusunda ortak davrandılar. Ama Kürtler direndi, boyun eğmedi. Kürt direnişi Kemalist siyah Ergenekonu işlevsiz hale getirdiği gibi Fethullah Gülen ve AKP bloğunu da başarısızlığa uğrattı. Başarısız olan askerler nasıl ki cezaevlerine tıkıldıysa, şimdi de cemaat ve AKP aynı nedenle birbirlerine girmiş durumdadır.
Cemaat ve AKP arasındaki kavganın birincil nedeni devletin Kürtler karşısındaki başarısızlığıdır. İkinci nedeni ise bundan sonraki süreçte AKP ve Cemaat kendi varlıklarını sürdürebilmek için yerlerini sağlamlaştırmak istemektedirler. Cemaat bağlı olduğu dış güçler nedeni ile AKP karşıtı cephede kendisine geniş ittifaklar arıyor. Ama cemaatin kirli sicili, siyasi ahlaktan yoksun oluşu diğer güçlerin cemaate açıktan yanaşmamasını beraberinde getiriyor. Cemaat ise devlette kendi gücünü göstermek için eylem planını hayata geçirmek durumunda kaldı. Cemaatin eylem planında AKP’yi yıpratmak baş hedeftir. Bunun için Kürdistan’da polis eliyle provokasyonlar geliştirerek süreci sabote etmek; AKP’nin yolsuzluk dosyalarını ortaya çıkarmak, AKP karşıtı güçleri ortak zeminde tutmak için sürekli taktik üretmektedir. AKP’nin özellikle Tayyip Erdoğan’ın uluslararası alanda hoş karşılamayan güçlerin de desteğini alan Cemaat işte bu eylem planını hayata geçiriyor.
Cemaatin hamleleri şimdi AKP karşısında olan CHP’yi ve ulusal faşist bloku sevindiriyor. Bu blok AKP ve Cemaat arasındaki krizden nemalanmak istiyor. Özellikle yerel seçim öncesi AKP’yi gerileteceğini düşünüyor. Ama Cemaatçiler ve Ulusalcıların Kürt karşıtlığında da ortaklaştığının altını çizelim. Aydınlık ve Zaman gazetelerinin Kürt düşmanlığındaki paralel yayınlarının bu dönemde kendisini dışa vurması da manidar. Gerçi Yeni Şafak, Zaman, Aydınlık ve Sözcü gibi gazetelerin anti-Kürt haberciliğinde zaten ortaklığı söz konusuydu.
AKP cephesinde de önemli gerilim ve kriz var. AKP’den şu ana kadar İdris Bal ve Hakan Şükür adlı iki Fethullahçı vekil istifa etti. Başka istifaların da olabileceği söyleniyor. Ama AKP içinde asıl krizin bazı yerel teşkilatlarda olduğunu da hatırlatalım. AKP içinde acayip bir gerginlik var. Tayyip Erdoğan bir yandan şürekasını kurtarmaya çalışırken diğer yandan cemaate karşı hamleler ile yanıt veriyor. Ama AKP’nin taban örgütlenmelerindeki cemaatçilerin Tayyip Erdoğan’ın parti örgütünü dağıtmak için elinden geleni yapacaklar…
Peki AKP ve Cemaat arasındaki bu kavgada Kürtlerin pozisyonu ise biraz daha farklı. Cemaatin paralel devlet örgütlenmesi süreci başından beri sabote etmek istiyor. Kürdistan’da polis ve valiler aracılığı ile sabotajlar yaptı. Kürtler, Fethullah Gülen örgütünü iyi tanıyor ve kendilerini savunabiliyor. Ama tutuklu vekiller, Gever’deki 3 sivilin katledilmesi gibi durumlar ise AKP ve cemaat kavgasının Kürtlere yansıma biçimi olarak önümüze çıkıyor. AKP ve Cemaatin bu kaotik kir ve rant kavgasına Kürtler girmeyecek.
Kürtler kendi örgütlenmelerini, kendi gündemleri üzerinden yürütecekler. Aynen Rojava’da olduğu gibi demokratik halk siyasetinin 3. Çizgisi olarak yürüyecekler. Çünkü AKP-Cemaat kavgası Türkiye’de dağılan devletçi statükonun son çırpınışıdır. Rejim krizidir. Kriz derinleşerek devam edecek. Cemaat geri adım atmayacağını, Tayyip Erdoğan ise cemaatin üzerine her yönlü gideceğini deklare etti. İkisinin de siyasal etik ve karakter eksikliğini de gözeterek, kavganın siyasal ve toplumsal alana sıçrayarak devam edeceğini söyleyebiliriz. Çünkü cemaat örgütü Türkiye’nin en kirli ilişki ağlarına sahip. AKP ise bu kirli ağ üzerinden ip atlayarak iktidara yerleşti. Yani birbirlerini iyi tanıyorlar ve bir birlerinin başının etini yiyene kadar kavgayı sürdürecekler. Kürtler ve demokratik kesimler örgütlenmelerini sürdürürlerse Kürdistan Özgür, Türkiye demokratik olur. Aksi durumda biz haberlerimizin başlığını Türkiye’de Kriz, İç savaş vb olarak değiştirmek zorunda kalacağız…



20676
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: