20 Haziran 2013 Perşembe
 
Ana Sayfa Yazarlar UFUKTAN
11 Haziran 2012 Pazartesi
UFUKTAN

Direnişin kalesi Wan

Siyasi soykırım operasyonları kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden Wan Belediye Başkanı Bekir Kaya, Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından olan BDP eski İl Başkanı Cüneyt Caniş ile İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Başkale Belediye Başkanı İhsan Güler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Böylece rehine olarak tutulan binlerce Kürdistanlı tutsağa yeniler eklenmiş oldu.
Yerel seçimler yaklaşırken AKP Hükümeti, siyaseten alamadığı belediyeleri almak için bir yandan tüm seçilmişleri tutuklardan, bir yandan da aday olma ihtimali bulunanları cezaevine koyarak seçimleri kazanmayı garantilemek istiyor. Ancak gözden kaçırdığı ya da görmek istemediği bir nokta var ki orası çok önemli. AKP Kürt halkına ne kadar saldırırsa saldırsın, sonuç almak bir yana, kaybedeceği açıktır. Nitekim anketler de BDP’nin oylarında büyük bir artış olduğunu gözler önüne seriyor.
Wan’da 13 BDP’linin gözaltına alındığı perşembe sabahının ilk saatlerinden itibaren halkın sergilediği tutum, Kürdistan’daki gerçekliği gözler önüne seren çarpıcı bir örnektir. Belediye başkanlarının evlerine polisin bakın düzenlediği haberi gelir gelmez binlerce kişi, sokaklara çıkarak çeşitli eylemler yapmaya başladı. Bu eylemler günlerdir aralıksız olarak sürüyor. Belediye çalışanları çöpleri toplamadı, tüm kentte sular kesildi, hizmet verilmedi. Belediye işçileri, dozerlerle yollara çıkarak tepkilerini gösterdi. Yine
Emniyet’in, Adliye’nin ve Belediye’nin önünde günlerce sabahlayan binlerce kişi, iradesine sahip çıktı. Çok açık bir şekilde “Kürt halkı olarak özgürlüğümüzü istiyoruz. Özgürlük davasından dönem ve baskılara karşı taviz veren namerttir” mesajını verdiler.
Wan halkının “irademiz” dediği belediye başkanlarını sahiplenme düzeyi, Kürt halkının siyasi soykırım operasyonları karşısında nasıl bir yaklaşım ve tutum içinde olması gerektiğini de gösterdi. Eğer AKP faşizmi her gün genç-yaşlı, kadın-çocuk demeden onlarca insanı tutukluyorsa, ona halkın vereceği yanıt da Wan’daki gibi olmalıdır. Wanlılar adeta kentte yaşamı felç ederek temsilcilerine sahip çıktılar. Eğer bugün gözaltına alınanlardan bazıları serbest bırakılmışsa, bu halkın görkemli direnişi sayesindedir.
Eğer halk bu tür meşru eylemlerle her gözaltına alınana sahip çıkarsa, AKP Hükümeti faşist saldırılarını bu şekilde sürdürmeye kolay cesaret edemez.
O zaman Wan’daki halkın direnişinden tüm Kürdistanlıların çıkaracağı ders, her türlü faşist saldırı karşısında direnişi yükseltmektir. Kürt halkı direnmeden hiçbir hakkın alınamayacağını çok iyi biliyor. Bu konuda gereken fedakarlığı gösterdiğini de son birkaç günde yapılan eylemler kanıtlamaktadır.
Anlaşılan o ki Kürt halkı için direnişten başka yol yoktur.

***
AKP’liler, ikide bir Kürt Özgürlük Hareketi ile görüşmelerin olduğu yönünde demeç vererek ya da kendi basınlarına bu yönlü haberler yaparak Kürt halkını oyalamaya, beklenti içine sokmaya çalışmaktadırlar.
Kürt Özgürlük Hareketi, hergün onlarca kişinin tutuklandığı, askeri operasyonların kesilmediği, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin ağırlaştırılarak sürdüğü bir ortamda, görüşmenin olmayacağını defalarca açıklamasına rağmen bu yönlü haberler çıkmaktadır. Bununla Kürt halkının mücadele ve direniş azminin kırılmak istendiği ortadadır. İşte yazarlarımızdan Cemil Bayık, bu haftaki makalesinde bir kez daha bu konuya şu cümlelerle dikkat çekmekte: “Kürtler üzerinde bu kadar askeri ve soykırım politikası ve çözümsüzlükte ısrar sürerken sadece direnişin yükselmesi beklenir. Bunun dışındaki her söz ve değerlendirme oyalama ve tasfiye politikasının psikolojik savaş söylemleridir. Beşir Atalay’ın söyledikleri tamamen bir psikolojik harekattır.”



1024
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazı Boyutu:12 14 16 18

Yazarın Diğer Yazıları

Kürdistanlılar özgür geleceği örüyor!

Gezi Parkı direnişi

Halk önderi olmak

Barış hali ve ikinci aşama

Reyhanlı saldırısı ve yeni süreç

Zamanın ruhunun emri

Dêrsim ve Denizler unutulmamalı!

Daha fazla örgütlenme daha fazla mücadele

Barış ve çözüm Kürtlerin mücadelesi ile gelecek

Yeni süreç ve kendine güvenmek

Kim seyirci kim müdahil?

Mücadele asıl şimdi!

Özgüvenin yarattığı umudun Newroz’u

Çözüm ve özgürlük mücadele ile gelir

Kürt halkı Öcalan’a güveniyor

Kürtler statü talebini Kürtçe haykırıyor!

Barış; ama zulme boyun eğmeden!..

Kadın ve gençler neden hedef?

Özgür basın susturulamaz

AKP’nin değil, Kürtlerin çözümü!

Kürtlerin verdiği mesajlar

Katiller koalisyonu

Görüşmelere nasıl gelindi?

'Kaçak' sınırlar ve 2013

Maraş, Roboskî ve AKP Kürdü

İmralı direnişi

Yeni yayın dönemi

Kürtler ve özgürlük

Açlık grevleri ve Öcalan

Zulmün artsın ki tez yıkılasın!

Erdoğan utanmalı, utandırmalıyız

Açlık grevleri ve görevlerimiz

Açlık grevi ulusal direniştir!

Kürt kimliği tanınsın

Komplo ve kampanya

AKP'nin oyalama taktikleri

'Bu benim halkımın gazetesi!'

'Seçmeli Kürtçe' ile zorunlu asimilasyon

Festivalin mesajları

Gerilla Erdoğan’ın dengesini bozdu

Devrimci Halk Savaşı ve AKP'nin bitişi

Kürdün bayram 'muhabbeti'

15 Ağustos ve şiddetlenen savaş

Gerilla kuşatması

İşte Rojava işte Kürt hakikati

Rojava'daki özgürlük meşalesi

AKP faşizmine karşı omuz omuza

Ev hapsi değil özgürlük isteniyor

Aleviler devletle hesaplaşmalı

Son yılların en büyük eylemi