‘Bijî Azadî’ diyerek bir ölür bin doğarız!

07 Aralık 2017 Perşembe

ZILAR STÊRK

Kürtlerin bir türlü kabul görmeyen varlık ve kimlik sorunları, 90’lı yıllarda da baş sorunlarıydı. Bakur’daki Kürtlerin kitlesel bir biçimde PKK öncülüğünde ayaklandığı bu yıllarda, Kürt kadınlarının ise hem varlık ve kimlik sorunları vardı hem de kadınlık sorunları vardı. Kadınlık sorunu, ulusal siyasal sorunu da aşan ciddi bir özgürlük sorunuydu. Tarihsel, felsefik, ideolojik politik, sosyolojik ve psikolojik yanları vardı. Kadınlığın içine batmış olduğu, katı feodal dinci bataklığı terk etmek dışında bir çare yoktu. Kadınlığı bağlayan her şeyi bırakmak, terk etmek, boşanmak ve kopmak gerekiyordu. Bir ayağı düzen içinde bir ayağı özgürlük söyleminde olmuyordu. Ev ortamlarının, okul ortamlarının, iş ortamlarının birbirinden pek bir farkı bırakılmamıştı. Kadın her yerde kadındı. Bunun üzerine bir de Kürtlük eklenince, her şey iyice çekilmez oluyordu. Bu yüzden Kürt kadınları 90’lı yıllarla beraber, Kürdistan dağlarına akın akın akmaya başladı. 

Kürdistan’da özgürlük mücadelesinin başladığı günden beri mücadele saflarında kadınlar yer alıyordu. Ancak 90’lı yıllarla beraber daha büyük bir akış gerçekleşti. Bunun bir nedeni mücadelenin kitleselleşme sürecine girmesi iken, diğer nedeni ise Önder Abdullah Öcalan’ın kadına verdiği değer oldu. Mücadele saflarında gelişen kadınlık bilinciyle beraber, özgürlüğün ilkelerini yaşamında oturtan kadınlık, tüm Kürdistan’da ve bölgede yeni bir model oluşturdu. Başı dik, onurlu, iradeli, erkeğe muhtaç olmadan, kendi yaşam yasalarını her alanda belirleme imkanı bulan yeni bir kadınlık bilinci ve duruşu gelişti. Sakineler, Zekiyeler, Binevşler şahsında gelişen bu onurlu iradeli duruş, Kürdistanlı genç kadınları imrendiriyor, özendiriyordu. Dağlardaki onurlu, iradeli özgür kadın duruşu, Yeşilçam ve Hollywood’ın geliştirmeye çalıştığı kapitalist modelin önüne geçmede gecikmedi. 90’lı yıllar Kürt kadını açısından tam da böylesi yıllardır. 

Amed’in onurlu ve güzel kızı Delal Amed (Hülya Eroğlu), bu çelişki ve çatışmalı sürecin tam ortasındadır. Çınar doğumlu ve 17 yaşındadır. Okul okuyor. Hayatının yolunu belirleyeceği yıllardadır. Ya modernizm adı altında dayatılan klasik geleneksel kadınlık yolunu tercih edecek, ya da özgür iradeli onurlu bir kadınlığı tercih edecekti. Karar vermesi uzun sürmedi. Delal yoldaş 1992’de özgürlük arayışındaki bir genç kadın olarak mücadele saflarına katıldı. Özgürlük yolunda kararlı bir kadro olduğu için yoldaşlar topluluğuyla çok kısa süre içinde bütünleşti ve sevildi. O dönemlerde yoğun kadın katılımları olduğu için, kadın kadroların yaş ortalaması birbirine yakındır. Kürdistan dağları gencecik kadın sesleriyle coşmuştur bu süreçte. Tıpkı altın çağların kadın toplulukları gibi, yine Zagros ve Torosların yüceliklerinde halaya durmuş özgür kadın birlikleri içinde, yeni bir yaşamı mayalamış kadınlar… 

Bu halayın ilk sıralarında yer alan güzel kadınlardan bir tanesi oldu sevgili Delal yoldaş. Saralarla, Zilanlarla, Beritan ve Gulanlarla birlikte mevzi tuttu Delal yoldaş. Bir kadına gerilla olmak, komutan olmak bu kadar yakışırdı ancak. Bir insan özgürlüğe bu kadar tutkulu olabilirdi ancak. Fedai bir ruh, hesapsız bir katılım, dik bir duruş ve yorulmayan büyütülmüş duygular…  

Yüzlerce savaşçıyı her bakımdan eğitmiş, örgütlemiş, eylem sahibi yapmış bir kadın komutan. Tıpkı kendi toplumunu oluşturan bir Tanrıça gibi. Özgür yaşam savaşını örgütleyen bir kadın komutan. Tanrıçalık çizgisinde büyümüş bir kahramanlık örneği. Büyük ve ağır sorumluluklar almış. PKK’nin ateşten tarihi içinde kendini küllerinden yeniden yaratmış. Emeği ile büyük değerler yaratmış öncü bir kadın. Gözlerini özgür bir halk gerçeği ve özgür bir kadınlık dışında başka bir şeye dikmemiş. Asla basit yaşamamış. Toprağa düşünceye kadar da, halkına ve kadınlara sonuna kadar bağlı. Derin bir zeka, yaratıcı bir ufuk, keskin bir bakış, coşku dolu gülen bir yüz. 

Kadın özgürlüğünün ölçüsü ve ilkesi haline gelen kadın ordulaşması, her gün biraz daha büyüyor ve düşmanının yüreğine korku salıyor. Uykusunu kaçırıyor. Her gün yeni Delal’ler katılıyor. Böyle bitmeyiz biz. Bir ölür bin doğarız biz. Durmadan “Bijî Azadî” deriz biz. Ta ki, Azad oluncaya dek…



423
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: