Barzani Ailesi’nin ‘bağımsızlık’ referandumu

25 Eylül 2017 Pazartesi

FERDA ÇETİN


Türk parlamentosu AKP, MHP ve CHP’nin oyları ile sınır ötesi operasyon tezkeresini kabul etti. Tezkere, Güney Kürdistan’da Barzani’nin aldığı "bağımsızlık” referandumuna karşı, Türk devletinin tehdit ve şantajıydı.

Türk sistem partileri, eskiden beri, Kürt halkı söz konusu olduğunda, aralarındaki tüm çelişkileri unutarak anında Kürt karşıtı bir cephe oluştururlar. Barzani Referandumu’na karşı da, Kürt düşmanı blok anında bir araya gelmiş; Kürt halkına düşmanlık yarışında, aralarında hiçbir fark olmadığını göstermişlerdir.

Peki bu cepheye karşı Kürt partileri neden birleşemiyor? Neden PKK, YNK ve Goran, KDP’nin referandumunu çekincesiz, koşulsuz desteklemiyor?

Bu sorular, KDP’lilerin ve Barzani hayranlarının sevdikleri güncel ve favori sorulardır. KDP’nin AKP ve Türk ordusu ile içine girdiği karanlık ilişkileri ve sıkı işbirliğini örtmeye yarayan; Kürtlerini birliği ve beraberliği gibi "ulvi” amaçların sıcak mezesi yapılan sorulardır. 

"Kürt partileri neden KDP’yi ve Barzani Referandumu’nu desteklemiyor?” sorusunun muhatabı KDP ve Barzani’nin kendisidir. 

KDP’liler ve Barzani taraftarları başka bir hinlik de yapıyor; Barzani’nin baştan sona bireysel olan girişimine "ulusların kaderlerini tayin hakkı" gömleği giydirerek, bu çıkışı ulusal ve toplumsal bir ortaklığa(!) dönüştürmeye çalışıyorlar.

Kürtlerin bağımsızlığını bu kadar çok isteyen siyasi bir lider, kendi parlamentosunu neden, nasıl ve hangi sebeple iki yıl kapattı? Parlamento Başkanı Dr. Yusuf Muhammed’i Hewler’e sokmayan zihniyetin, son bir ay içinde, Kürtlerin birliği ve beraberliğinden söz etmesi ne kadar inandırıcıdır?

Barzani ve KDP böylesine hayati ve bu kadar "milli” bir meseleye ilişkin kararı neden parlamentodaki YNK, Goran, Kürdistan İslami Birlik(Yekgirtû) ile birlikte değil de tek başına aldı?

KDP ve Barzani Kürtlerin bağımsızlığını bu kadar canı gönülden istiyor ve bu kadar samimi idiyse neden diğer tüm Kürt partilerinin katıldığı ulusal birlik konferansları ile çalıştaylara katılmadı?

"Kürt partileri aralarındaki rekabeti ve çelişkileri unutarak referandumu kayıtsız koşulsuz desteklemeli" nasihatları verenler; KDP’nin, Türkiye’deki seçimlerde, HDP’ye karşı AKP’yi desteklediğini; Barzani’nin AKP mitinglerine katıldığını unutmuşa benziyor. KDP yönetimi, eşbaşkanları, parlamenterler ve on binlerce üyesi zindanlara atılan HDP ile dayanışma içinde olduğunu açıkça beyan ettiği gün, parça örgütü olmaktan çıkacak ve bağımsızlaşacaktır.

Türkiye’nin Rojava’ya uyguladığı ambargoyu, başından beri destekleyen KDP yönetimi, Semelka Kapısı’nı açtığı an birlik yolunda önemli bir adım atmış olacak ve bağımsızlığına kavuşacaktır. Bunun için referanduma da seçime de ihtiyaç yoktur.

"Ölümüm pahasına da olsa bağımsızlık yolundan dönmeyeceğim” diyenler, egemenliği altındaki topraklarından, Türk ordusuna ait 18 karargahı çıkardıkları an bağımsız olacaklardır. Bunun için de referanduma gerek yoktur. Türk işgalciliğine peşkeş çekilen o üsler ki Musul, Kerkük, Maxmur ve Şengal’in DAİŞ çeteleri tarafından işgal edildiği günlerde ve üstelik Barzani yardım çağrısı yaptığı halde, kılını kıpırdatmamış, DAİŞ’in Musul’a yerleşmesi için yardımcı olmuştur. Bu üsler kapatılmadan nasıl bağımsız olunacaktır?

Türk uçaklarının Şeladize çevresinde 10 sivil insanı öldürmesine ve her gün dağları, ormanları ve köyleri bombalamasına rağmen en küçük bir tepki vermeyenler referandumdan "evet” çıkınca mı bağımsızlaşacak? 

Newroz Güvercin ve İbrahim Hüso isimlerini hatırlayan var mı?

Her ikisi de Kürt halkının özgürlüğü, birliği ve bağımsızlığı için savaşan, DAİŞ çetelerini Şengal’e sokmayan, biri Karslı diğeri Rojavalı iki yiğitti. KDP güçleri, ikisini de 3 Mart 2017 günü Şengal’e bağlı Xanesor ve Suninê’ye saldırısında katletti.

Bugün bağımsızlık referandumuna giden, sözümona Kürt halkının birliğini, dirliğini ve bağımsızlığını isteyen KDP, 2014 Ağustos’unda, savunduğu ve koruduğu(!) Şengal’i DAİŞ’e teslim eden KDP ile aynı KDP’dir. Bu KDP, Şengal’i işgal eden çetelere tek bir mermi sıkmamış, ancak Şengal’i DAİŞ çetelerinden kurtaran HPG gerillalarına mermi sıkmaktan utanmayan KDP’dir.

Özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadele eden Kürt halkı, neden böyle bir partiyi ve onun kendi başına, kendi bireysel ve ailesel çıkarları için oynamak istediği bir oyunu desteklesin?

Kürt halkının bağımsızlığı, özgürlüğü, refahı ve eşitliği için yola çıktığını iddia edenlerin bağımsız kalmalarının ve halka öncülük yapmalarının yegane bir yolu daha vardır: Özel mülkiyetten, paradan ve servetten arınmak!

Mesud Barzani ve KDP yöneticileri; kendileri, çocukları ve yakın akrabaları adına bankalardaki hesaplarını, Kürdistan’da ve yurt dışındaki menkul ve gayrimenkullerini halka açıkladıkları; bu servetleri nerede, nasıl ve hangi emek sonucunda biriktirdiklerini açıkladıkları gün bağımsızlıklarını kazanacak ve halk adına yöneticilik yapma hakkını elde edeceklerdir. Bunun için de referanduma ihtiyaç yoktur.

Bu referandumun Kürt halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı ile hiçbir alakası yoktur. Mesud Barzani Güney Kürdistan’da ve diğer parçalarda kaybettiği etkinliğini ve prestijini, rizikosuz ve kolay bir yolla ve Kürt halkının desteğini arkasına alarak yeniden tesis etmek istiyor. 

Bu amacı gerçekleştirirken hem ömür boyu iktidarda kalmak, hem servetini ve zenginliğini korumak amacıyla, kendisi ve ailesi için referandumu istemiştir. Dünyanın hangi ülkesinde, bireysel ve ailesel menfaatleri korumak ve garanti altına almak için bağımsızlık referandumu yapılmıştır?



6616
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: