Komünlerden Demokratik Konfederalizme, Kuzey Suriye Federasyonu

25 Eylül 2017 Pazartesi

HALİT ERMİŞ


Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu’nda halkların doğrudan katılımını esas alan sistem inşasında önemli bir adım daha atıldı. 22 Eylül’de yapılan komün seçimleri toplumsal demokrasi ve toplumun yönetime doğrudan katılımı açısından önemli bir kilometre taşı olarak tarihe geçti. 

Komün seçimlerinin demokratik bir ortamda ve halkların yüksek katılımıyla yapılmış olması önemlidir. Komün seçimlerine seçmenlerin katılım oranı sistemin sahiplenişi açısından da önem arz eden bir durumdur. Komün seçimleriyle başlayıp meclis ve Halk Kongresi seçimleriyle devam edecek bu süreci, sistemin halkın oylamasına sunulması şeklinde okumak da mümkündür. Keza demokratik ulus sistemi Ortadoğu’da kör düğüme dönüşen ulus devletin tekçi ve ötekileştirici sistemine alternatif olarak geliştiriliyor ve bu tüm farklılıklar tarafından sahipleniliyor. 

Rojava ve Kuzey Suriye’de oluşturulan demokratik ulus sistemine dayalı federatif yapı oldukça zorlu virajlardan geçerek 6. yılına girdi. Savaş görünürde DAİŞ barbarlığına karşı yürütülmüş olsa da ama asıl olarak yüz yıldır bölge halklarını birbirine kırdıran tekçi ulus devlet sisteminin sömürgeci zihniyetine karşı yürütüldü. Zira DAİŞ barbarlığının tohumlarını da atan, bu barbarlığı halkların başına bela eden özünde bu ulus devlet sistemidir. Dolayısıyla Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu’nda ortaya çıkan sistemsel yapı asıl olarak bu zihniyetle çarpışarak kendisini var etmeye çalışıyor. 

Son yüz yılın şekillendirdiği Ortadoğu da hangi taşı kaldırsanız altında ulus devlet zihniyetinin ürünü olan sorunla karşılaşırsınız. Bölgeyi kan gölüne çeviren mezhep savaşları da, etnik temelli savaşlar ve diktatörlükler de bu zihniyetin boy vermiş ürünleridir. Yüz yılın sonunda küresel ve bölgesel sistem yaşadığı yapısal krizi aşmak için üçüncü dünya savaşını yaşıyorsa bu da kesinlikle bu zihniyetin sonucudur. Dolayısıyla Rojava ve Kuzey Suriye’de yenilgiye uğratılan DAİŞ barbarlığı şahsında ulus devletin kör, sağır ve vicdansız kılan zihniyetidir. 

Dikkat edelim Kürdü, Arabı, Türkmeni, Ermenisi ve Süryanisiyle, Müslümanı, Hıristiyanı, Şiisi, Sünnisi ve Êzîdîsi ile bölgede çatışmadan, kırıp dökmeden bir arada ortak yaşamın örüldüğü tek yer Kuzey Suriye Federasyon bölgesidir. 

Şimdi önümüzde 3 Kasım’da meclis, 19 Ocak 2018’de de Kongra Gel (Halk Kongresi) seçimleri var. Bu seçimlerin ardından sistem yapısal oluşumunu büyük oranda tamamlamış olacak. İlk günden beri halklar arasında büyük bir heyecanla sahiplenilen bu sistemin giderek oturması, işlemesi ortadoğu da yeni dönemin başlaması olacaktır. 

Kuzey Suriye Federasyonu coğrafik olarak küçük bir yer olsa da, halkın doğrudan katılımını esas alan demokratik sistem yapısıyla yaratacağı etki bölgesel çapta olacaktır. Bu kaçınılmaz olarak böyle olacaktır. Bunun böyle olmaması için değil, bilakis olması için binlerce sebep, neden vardır. Çünkü bölge halkları artık savaştan, kan ve göz yaşından bıkmışlardır. Bölge halkları artık diktatörlüklerin baskısı altında nefessiz bırakılarak boğulmak istememektedirler. Rojava ve Kuzey Suriye federasyonunda halkların demokratik yönetimi vücut buldukça ve halklar barışçıl temelde bir arada yaşadıkça, bu, giderek etkisini çevreye yayacaktır. Ortadoğu Rönesans’ı işte bu etki temelinde gelişecek ve Kuzey Suriye Federasyonu bunda merkez rolünü üstlenmiş durumdadır.

Bölgede gerekli olan yeni devlet ya da devletçikler eliyle yeni diktatörlükler, oligarşik yönetimler inşa etmek değildir. Bunlar bölgeye yüz yıldır zehir saçan temel gerçeklerdir. Aksine bölgeye gerekli olan ve bu zehrin panzehiri olan demokratik birlikteliğe dayalı, halkın doğrudan katılımını esas alan ortak birlikteliklerdir. Bunun adı da artık demokratik ulus birliğidir. Demokratik ulus birliği giderek Ortadoğu demokratik konfederalizminin ön aşaması olarak bir zorunluluktur. Rojava ve Kuzey Suriye’de gelişen sistem bunun temelini atmıştır.



1032
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: