Genç, güçlü cumhurbaşkanı imajı yıkılıyor!

selmaakkaya@hotmail.fr | 08 Eylül 2017 Cuma

SELMA AKKAYA

Fransa Gündemi


Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee’de koltuğa oturalı dört ay gibi kısa bir süre oldu. Nisan-Mayıs aylarında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce halk pazarlarında, sokaklarda, meydanlarda yoğun ilginin odağı olan burjuvazinin medya desteğiyle süslenmiş Fransa'nın gözde genç cumhurbaşkanı imajı, sıcak havayla buluşan buzdan daha hızlı eriyor!

Emmanuel Macron'un, popülaritesini ilk yitirdiği adım, OHAL'i yasa haline getirmekle oldu. Haziran sonunda hızlı bir biçimde meclisten geçen yasa toplumda onay görmedi. Çünkü Fransızların yüzde 70'i OHAL ya da polisin yetkilerinin arttırılıp yargının devre dışı bırakıldığı bir yasal düzenlemeyle terörün önlenebileceğine inanmıyor. 

Macron'un ikinci hamlesi ise Libya için arabulucu rolüydü. İktidara geliş sürecinde Macron'un diğer adaylar karşısındaki en büyük kozu güçlü bir Avrupa fikri ve buna Fransa'nın öncülük edeceğiydi. Avrupa'nın diğer güçlerini devre dışı bırakarak, özellikle ABD'ye yedeklenip Libya sorununa dahil olmaya çalışan Macron, toplumda puan kaybetmeye devam etti. 

Asıl filmin kopma noktası ise Fransız Ulusal Bayram gününde ABD devlet başkanı Trump'un Elysee askeri töreninde boy göstermesi oldu. Macron’un bu hamlesi ona popülaritesinden 14 puan kaybettirdi. 

Toplumun yüzde 50'sinin sandığa gitmediği bir ortamda iktidara gelen Macron, oy aldığı ve destek gördüğü kesimler içerisinde de giderek puan kaybediyor. IFOP araştırma şirketinin Pazar Gazetesi için yaptığı ankete göre, Ağustos ayında popülaritesi 10 puan gerileyen Macron, Eylül'de gündeme gelecek olan yeni çalışma yasası reformuyla bir önceki Cumhurbaşkanı Hollande'ın kaderini yaşayacak!

IFOP’un yapmış olduğu ankete göre halkın 77'si, yeni çalışma yasası reformunu gereksiz ve bir saldırı olarak görüyor. Basın yayın organlarının konuya dair yaptığı haberler sırasında fikri alınan hükümet yetkilileri ise söz konusu durumu dikkate almadıklarını ifade ediyor. Hükümet sözcüsü Christophe Castaner, ‘Anketlere göre hükümet yönetemeyiz. Bizden öncekiler öyle yaptı ve başlarına geleni biliyorsunuz, başarısız oldular’ şeklinde durumu özetliyor!

Eylül ayının 12'sinden itibaren hükümeti grev ve eylemler bekliyor. Solun temsilcilerinden Melenchon, "Macron’un sosyal darbe yapmaya hazırlanıyor ve antidemokratik biçimde Fransa’yı yönetiyor. Artık gevezelik yeter, şimdi mücadele zamanı" diyerek kitleleri eylem ve grevlere güçlü katılmaya çağırıyor. Yeni reform, Fransa’da işten atılmaları kolaylaştırırken, patronlara toplu pazarlıkta daha fazla yetki veriyor. İşsizlik yardımlarının kısaltılması, tazminat haklarının sınırlandırılması vb. süreçleri içeren yeni reforma karşı sendikalar mücadele konusunda kararlı olduklarını ifade ediyor. 

Çalışma yasasının gündemde olacağı Eylül ayında meclise gelmesi gereken bir diğer yasa ise mevcut sığınma ve göç yasasındaki değişiklikleri içeren yeni göçmen yasası olacak. Macron, kamuoyuna yeni yasa çalışmasını “Fransız modelini Alman modeline göre uyarlayacağız” cümleleriyle duyurdu. 

Macron'un sürekli güven kaybettiği bir ortamda, seçim sürecinde pasif protestocu rolüne giren yüzde 50 oranındaki seçmenin önümüzdeki günlerde gelişecek eylemlerde aktif olup olmayacağı ise merak konusu.



690
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: