Bu kadar korkma be Erdoğan!..

19 Haziran 2017 Pazartesi

AHMET NESİN

Gerçekten, bu kadar korkma be Erdoğan, ucunda en fazla demokrasi var, barış var, adalet var yani kısacası pek alışık olmadığın bişey var, insanca yaşamak var. Biliyorum hiçbişey senin istediğin gibi gitmiyor, 7 Haziran yenilgisi seni şok etmişti, şimdi ona yenileri ekleniyor, belki ciddi savaşımlar olacak, sen kolay teslim olmayacaksın ama benim deneyimim bunun fazla sürmeyeceğini fısıldıyor kulağıma…

Neler olacak, en iyisi ben de senin kulağına yavaş yavaş fısıldayayım. Konu çok ama ben Kürtlerden başlayayım, Kürdistan’dan, belki de Kürdistanlardan demem daha doğru olacak bu dönemde.

Suriye Kürdistanında istediklerin olmadı, Kobanê düşmedi, düşmediği gibi hem kendi içinde hem de uluslararası alanda yerini sanki daha da sağlamlaştırdı gibi geldi bana. YPG ve PYD’ye saldırmak için her yolu denedin, elinden geleni yaptın ama uluslararası siyaset seninle aynı şeyleri düşünmüyor, şimdi sınırda gönderdiğin savaş alet ve edevatlarıyla beraber seyrediyorsun olanları. Hatta bu aralar Esad ya da Esed lafı bile etmiyorsun, hani sen basına kendince yasaklar getiriyorsun ya, belki sana da birileri bu konuları artık deşmemen için uyarmıştır.

Irak Kürdistanında oldukça umutluydun. Barzani seninle aynı fikirdeydi ama bir sabah bir kalktın ki Barzani 6 ay sonra Bağımsız Kürdistan için halk oylaması yapmaya karar vermiş. Esasında o kadar iş ortaklığın da vardı onlarla ama işler senin inisiyatifin dışında gelişiyor, inan benim bu konuda sana yardım etmem olası değil, sonuçta ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı var, bunu Erdoğan’ın kaderini taktir hakkı olarak değiştirme olasılığım yok, olsa dükkan senin. Bu halkoylamasından “EVET” çıkacak ama merak etme, hemen uygulamaya geçmeyecekler. Ama en iyisi sen yine de Barzani’yle bir görüş ve bağımsızlıklarını ilan etme durumunda Türklerin vizesiz gidebilme olanağını sağla, antlaşmasını yap. Kolay mı ya, dünyada henüz kurulmamış ama kurulma olasılığı olan bir devletle vize antlaşmasını yapan cumhurbaşkanı olursun. Sen CHP’nin 6 okunu 7 yaptıktan sonra bunu da yaparsın…

Gelelim Türkiye Kürdistanına ve orada olacaklara… Belki sen de duymuşsundur ama ben yine de söyleyeyim, Türkiye’de Kürt sorunu orgeneral rütbesindeki komutanlar tarafından ciddi bir şekilde tartışılmaya başlandıysa -ki başlandığını artı duymayan kalmadı- bu işin artık çok uzamayacağını bilmek gerekir. Kısacası şöyle söyleyeyim, askeriye dahil bu sorunun çözümünün savaşla olmayacağını söyleyenler çoğunluktaysa barış masasına oturmanın zamanının geldiği ve sıra sıra konuşmaya başlanacağı yakındır.

Gördün ya Erdoğan korkularından sadece birini ve kısaca yazdım ama yine de neredeyse bir yazının sonuna geldim. Şimdi bir de „Adalet Yürüyüşü“ başladı, sabah sabah beni çok güldürdün, „Yollar yürümekle aşınmaz“ dedin ya koltuktan düşeyazdım az daha… Siz hiç mi yeni bişey üretemezsiniz, alayınız aynı tornadan mı çıktınız be kardeşim, mecbur muyum ben fotokopiyle yönetilmeye…

Neyse gelelim bu yürüyüşe, sabah Ankara’dan bir arkadaşımla konuştum, katılan kitleye bakmış, bana „Bu iş bitmiş artık, bütün muhalifler bir arada…“ dedi. Anladığım kadarıyla bu seni çok korkutmuş, hem basını hem de yargıyı uyarıyorsun. Yargı uyarın da çok ilginç ve komik geldi bana “Senin de ifadeni alabilirler…” diyerek ana muhalefet partisi genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu gözatına alınmakla ve tutuklanmakla tehdit ediyorsun.

Ama sana 15 dakika diyen biri 15 dakika sonra başına herşeyin gelebileceğini anlar zaten, o yüzden Kılıçdaroğlu da buna hazırlıklı başlamıştır zaten. Sen korktuğun için bunları söylüyorsun ama o ve diğer destekleyen bütün partiler, sivil toplum örgütleri ve tek tek bireyler korkmadıkları için bu yürüyüşe katılıyorlar. İşte sana söyleyeceğim bu, demokrasiye inananlar, adaleti isteyenler bu ikisi de olmadığı, senin gibiler tarafından gasp edildiği için yürümeye başlarlar ve korkuları hiç olmamıştır senin gibi…



4294
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: