Pirus zaferi: 51.4

20 Nisan 2017 Perşembe

NAZMİ GÜR


16 Nisan’da yapılan referandum bitti, ancak sonuçları daha çok konuşulacak. YSKnın aldığı “mühürsüz oy pusulalarının geçerli olduğunu” söyleyen kararı, daha oylama sürerken MEŞRUİYET sorununu gündeme taşımıştır.

Bunu söyleyen sadece bizler değiliz. AGİT, ön raporunda yapılan referandumu ve ortaya çıkan sonucun kendi kriterlerini karşılamadığını kayda geçirmiştir. Referandum gününe kadar olan süreci hatırlamakta fayda var.

MHP lideri Bahçeli “fiili durumu yasal zemine kavuşturma” amacı ile gündemden düşen başkanlık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. AKP bu öneriye balıklama daldı. AKP-MHP ikilisinin gizli görüşmeler yoluyla değişiklik paketini pazarlık masasına koydular. Baştan itibaren meşru olmayan bir yöntem ile ve halka rağmen bir “uzlaşma” sağladılar. Oysa bir toplumsal sözleşme olan anayasa ve anayasada yapılması gereken değişiklikler ancak ve ancak toplumsal mutabakatla sağnabilr. Yapılacak olan anayasal değişikliklerinin kabulü sadece parlamentoda bulunan partilerle de yapılırsa eksik olur. Toplumun, bir bütün olarak değişiklik süreçlerine katılımı sağlanmalıydı, bilgilendirilmeliydi. Oysa en baştan meşru olmayan yöntemlerle referanduma sunulan anayasa değişiklikleri yapılmış ve parlamentoya sunulmuştur.

Meşru olmayan yöntemlerle gündeme taşınan değişiklikler bu kez parlamentoya sunuluş biçimi ilede tartışma yaratmıştır. Değişiklik teklifi AKP grubunun metni görmeden attığı imzalarla TBMM'nin gündemine alınmıştır. Komisyon tartışmaları AKP'nin tam bir tahakkümü ve baskısıyla kotarılmıştır! TBMM genel kurulunda ise gizli yapılması gereken oylama AÇIK OYLAMA usulüne dönüştürülmüştür.

Değişiklikler AKP-MHP için adeta bir var olma meselesine dönüştürülmüş toplumun geleceği ipotek altına alınmıştır.

Görüldüğü gibi ilk iki aşamada antidemokratik yöntemlerle AKP-MHP tarafından dayatılan anayasa değişikliği 16 Nisan’da halk oyuna sunulmuştur. Halkın neyi oylayacağını bilmediği, tek yanlı bu referandumda, sağlıklı ve kabul edilebilir meşru bir sonucun çıkmayacağı önceden biliniyordu. Oldu bittiler karşısında halklarımız demokratik reflekslerini güçlü bir biçimde göstermesine rağmen, halklarımızın iradesine müdahale edilmiştir.

İçerde olduğu gibi dış dünyada da bu referandum ve sonuçları ilk dakikalardan itibaren tartışılmaya başlanmıştır. Meşruiyet sorunu hem yapılan değişikliklerin içeriğine ilişkin ve hemde referandumdaki vahim ihlaller boyutuyla tartışılmaktadır.

Referandum eşit koşullarda yapılmamıştır. HDP Eşbaşkanları ve 11 milletvekili halen tutuklu. Beş binin üzerinde HDP yönetici ve üyeleri tutuklu. Tüm DBP belediye Eşbaşkanları tutuklu. Böyle bir durumda Kürtlerin aldığı oy mucize sayılır. HDP üzerindeki baskıların yüzde onu AKP-MHP’ye yönelseydi bu partiler ayakta kalamazdı. Bu nedenle Kürtler tüm baskılara rağmen sandığa gitmiş ve demokratik duruşları ile bir kez daha demokrasi ve barış için kilit konumlarını ortaya koymuşlardır.

Referandum açık ve şeffaf koşullarda yapılmamıştır. YSK’nin son dakika kararları ve sandıklar üzerindeki AKP-MHP gölgesi, demokratik muhalefet üzerindeki baskılar, referandum sonucunu tartışmalı kılmıştır.

Medya son derece tek yanlı davranmıştır. Demokratik muhalefetin sesi kesinlikle duyrulmamıştır. Bu, Türkiye medya tarihi açısından kara bir sayfa olarak tarihteki yerini almıştır. Toplum bu basın organları tarafından tek yanlı bir propogandaya tabi tutulmuş adeta HAYIR cephesine karşı bir psikolojik savaş yürütmüştür.

OHAL, referandumun sonucunu tartışmalı kılan ve meşruiyet sorununu gündeme taşıyan en önemli etkenlerden biri olmuştur.

Avrupa Konseyi (AK) idam tartışmaları nedeni ile uyarısını derhal yapmıştır: İdam cezası geri getirilirse AK’den atılırsın!

AB’nin tepkisi; AB üyelik müzakerelerinin askıya alınması ve saygılı diyalog olmuştur.

ABD ise AGİT raporunu beklediğini ve asıl görüşünü bu rapora dayandıracağını ilan etmiştir.

HDP ve CHP referandum sonuçlarına itiraz etmiş ve İPTAL talebinde bulunmuşlardır.

Yani anlayacağınız atı alan Üsküdarı geçmemiştir...

Ortada Erdoğan için bir zafer yok. Meşruluğu tartışılan bir referandum sonucu vardır.

Bu  olsa olsa bir Pirus zaferidir!



1042
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: