Newroz, direniş ve özgürlük

rojbinekin24@gmail.com | 21 Mart 2017 Salı

Rojbîn Ekin


Vadesi doldu kışın, cemre düştü toprağa. Kıştan kalan son takvim yaprağı da düştü bugün. Kışın hiçbir hükmü yok artık. Bahara gebe toprak. İlla ki doğacak ve gelecek bahar. Hiçbir ilahi kuvvet bu muhteşem güzelliğin yeryüzüne hükmetmesine muktedir değil. Bu rengarenk çiçek açacak mevsim, hiçbir esaret tanımıyor. Dürtüyor toprağın bağrına sığınmış tüm canlıları. “Uyanın artık, kırın sizi bağlayan tüm zincirleri, benim gibi inatla doğmalısınız yeniden, çiçek açmalısınız, ayaklanmalısınız” diyor bahar. Ve bahar özgürlüğün beşareti. 

Biz adına ‘Newroz’ dediğimiz bayramla karşılıyoruz baharı. Bizim kimliğimiz olan ve bizimle özdeşleşen dağların zirvesine, herkesin görebileceği şekilde, bayramımızın simgesi olan ateşler yakarız. Dağın bekçileri birbirine meşaleler devreder ve Kürdistan dağlarının hepsinde Newroz ateşi yanmaya başlar. Nefesi güçlü Kürt kadınları uzun uzadıya zılgıtlar çeker ve davullara, arbanelere özgürlük ritmiyle vurulur. Kurdî bir senfoni mest eder dinleyenleri ve ateşin etrafında halaya durulur. En güzel türküler bahara, Newroz’a atfen söylenir. Kutsaldır artık ateş, su dökülmez, üzeri külle örtülmez. Ocaktan ocağa taşınır. Çünkü Newroz ateşi, karanlıkta bırakılan tüm hakikatleri aydınlatır. Bu yüzden Newroz’u yaratan Kürt halkı bir tek ateş ve güneşe karşı ibadet eder. Yeryüzüne ve mazlumlara hükmetmeye çalışan başka hiçbir güce biat etmez. Barışın, kardeşliğin, kucaklaşmanın bayramıdır Newroz. Kürt halkından Mezopotamya halklarının tümüne bir kardeşlik, barış, özgürlük, eşitlik ve kucaklaşma bayramı olarak taşınır. Kürtlere komşuluk etmiş tüm Mezopotamya halkları baharı Newroz ile karşılar.

… 

Zalim Dehaq’ın hükmünün sürdüğü zamandan bugüne kadar Newroz Kürtler için artık bir şenlik değil, bir direniş ve diriliş bayramı olarak kutlanır. Demirci Kawa’nın zulme karşı duyduğu öfkeyle Newroz ateşinde dövdüğü demir, nasıl ki Dehaq’ın zulmüne saplanan bir kılıca dönüşmüşse zamanında, bugün de aynı ateşte Kürt halkı öfkesini zalimlere karşı biliyor. Demirci Kawa’nın yaratmış olduğu Newroz direniş geleneği, Kürt halkının sahiplendiği, sarıldığı en onurlu duruş oldu daima. Bu geleneğin sürdürücüleri hiçbir zaman zulme karşı diz çökmedi. Kürt halkının tümüne de sonu ne olursa olsun diz çökmemeyi emrettiler. Bu yüzden Kürtler, Newroz direniş geleneğini sürdürenlerin kulaklarına fısıldadıkları ‘Mutlaka Kazanacağız’ sözünü bir özgürlük kelamı bildiler. Kürt halkı bu sözün doğruluğundan hiçbir zaman uzaklaşmadı. Üzeri özgürlük ile okunan bir hamail gibi boynunda taşıdı. Cesaret, kudret ve irade verdi ona. En büyük silahı bir meşale gibi elinde taşıdığı Newroz ateşi ve Demirci Kawa’dan kalan direniş geleneği oldu. ‘SOYSUZLARIN’ “çökerttik, bitirdik” yalanlarına, Kürt halkının Newroz direniş geleneğiyle onure edilmiş kızları ve oğulları dağ başlarında Newroz ateşi yakarak, “Direndik, Direniyoruz, Direneceğiz ve Direnerek Özgürleşeceğiz” diyerek cevap verdi.

Günümüzün zalim Dehaqlarının da saraylarındaki yaşamları baki değil. Newroz ateşini bir özgürlük meşalesi olarak taşıyanlar, nasıl ki Dehaq’ın sarayına doğru yürümüş ve zulme Newroz ateşiyle cevap verdilerse, bugün de o ateş günümüz Dehaqlarının sarayını yakabilir. Zulüm ve faşizm üzerine kuruldukları tahtı yerle bir edebilir. Tüm zalimler direnişin o efsunî gerçeğinden ve etkilenenlerinden korkar. Bu yüzden baki olan tek gerçek, direniştir. Direniş ile kazanılan özgür, eşit ve demokratik yaşamdır.

Bize direnmeyi, direnerek yaşamayı ve direnerek özgürleşeceğimizi de öğreten Newroz, tüm Kürt halkına ve Mezopotamya halklarına kutlu olsun. Diğer tüm Newrozlarımızın özgür, özerk bir Kürdistan’da şenlik havasında geçmesi dileğim ve bunun mutlaka gerçekleşeceği inancımla…



329
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: