Açlık grevinde birinci aya doğru: Bizim sesimizi duyun

Her gün yeni bir hak ihlalinin yaşandığı Tarsus T Tipi Kapalı Kadın Cezaevi’nde kadın tutsakların direnişi 3 aydır aralıksız şekilde devam ederken süresiz dönüşümsüz açlık grevi de 29. güne girdi.

13 Eylül 2017 Çarşamba 08:34

Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi yaklaşık 3 ay önce açıldı. Açıldıktan sonra kadın tutsaklar buraya sevk edildiği ilk gün işkence kötü muamele ve tecavüz tehdidine maruz bırakıldılar. İşkenceci asker ve gardiyanlar tutsakların kendilerini darp ettiği iddiasında bulunarak tutuklu ve hükümlü kadınlardan şikayetçi olurken kadın tutsaklar, “Burada büyük bir baskı ve şiddet var. Bizim sesimizi duyun” çağrısında bulunmuştu. Tutsakların baskılara karşı 3 ayı geride bırakan direnişinde açlık grevi de 1.ayına giriyor.

Ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana ve Mersin şubeleri tarafından hazırlanan cezaevinde yaşanan hak ihlalleriyle ilgili rapor hazırlanmıştı. Raporda, kadın tutsakların tek tek araçtan indirilerek cezaevi müdür ve jandarma komutanının huzurunda “teslim oldum” demeleri yönünde tehdit edildikleri, “teslim oldum” dememeleri üzerine askerler tarafından şiddet gördükleri, yerlere yatırılıp kafalarına postallar ile basıldığı ve saçlarından tutularak yerlerde sürüklendikleri ifade edildi.

FAİL ‘TANIDIK’ ÇIKTI

Yeni açılan Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ne müdür olarak atanan Mahmut Çaça’nın daha önce müdür olarak görev yaptığı cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülere yönelik uygulamaları nedeniyle sicilinin hayli kabarık olduğu basına yansımış, Çaça’nın Diyarbakır 24 Eylül 1996 tarihinde 11 PKK’li tutsağın demir sopa ve çubuklarla katledildiği, 24’nün de yaralandığı sırada Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 1. Müdür olarak görev yaptığı ortaya çıkmıştı. Mahmut Çaça hakkında o dönem ‘kasten yaralama” suçundan açılan dava zaman aşımı nedeniyle düştü.

TUTSAKLARDAN AÇLIK GREVİ EYLEMİ

8 Ağustos tarihinde Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki 52 kadın, devam eden işkenceler nedeniyle 5 günlük uyarı amaçlı açlık grevi başlattı. Açlık grevlerinin üçüncü gününde 12 maddelik talepte bulunan tutsaklar, taleplerinin yerine gelmemesi halinde süreli dönüşümlü açlık grevi başlatacaklarını açıkladı.

Kadın tutsakların, 12 maddelik talepleri şu şekildeydi:

*Cezaevine sevk sırasında uygulanan işkence ve darp olayını gerçekleştirenler bundan sorumlu olanlar hakkında soruşturma açılması,

*Tek tip kıyafet yasa tasarısı önergesinin geri çekilmesi,

*Hasta tutsakların tedavi edilmesi, hastaneye sevklerinin yapılması,

*Koğuş içi tacize varan aramalara son verilmesi,

*Kapalı görüşlerde herkes T.C. numarasını girmek suretiyle görüş yapabiliyor. Bu teknik bir sistemdir. Bu teknik sisteme son verilmesi,

*Hücre ve disiplin cezalarına son verilmesi,

*2 kişiden oluşan temsilciliklerimizin kabul edilmesi ve cezaevi idaresinin diyaloğa açık olması,

*Hobi ve spor aktivitelerinin yapılmasının sağlanması,

*İç ve dış postanın kabul edilmesi,

*Savcılıklara ve bakanlığa yapılan suç duyuruları için posta pulu isteniyor. Başvurular engelleniyor. Başvuru dilekçelerimiz verilmiyor. Bu durumun ortadan kaldırılması,

*Cezaevindeki fiziki koşulların düzeltilmesi,

*Kişisel eşyalarına el konuluyor. El konulan kişisel eşyaların geri verilmesi.

8 Ağustos tarihinde ise Tarsus T Tipi Cezaevi’nde bulunan kadınlara ‘tek tip elbise’ verildiği ve giymeleri noktasında baskı uygulandığı açıklandı. Tarsus’ta C5 koğuşunda kalan Şilan Çetiner’in ablası Ceylan Akutlu, cezaevinde siyasi tutsaklara dönük baskıların işkenceye dönüştüğüne vurgu yaptı. Sıcaklığın 50 dereceyi bulduğu ilçede, tutsaklara su verilmediği öğrenilirken, üç kişiye de bir kişilik yemeğin verildiği belirtildi.

9 KİŞİLİK ODADA 15 KİŞİ KALIYORLAR

9 Ağustos tarihinde de, Tarsus Kampüs Cezaevi’ndeki tutsakları 4 Ağustos’ta ziyaret eden avukat Halil Güngör ve Mehmet Altuntaş, tutsakların anlattıkları hak ihlallerini raporlaştırdı. Raporda, Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulunan kadınların cezaevindeki koşulları protesto etmek amacıyla 5’er günlük açlık grevi eylemine başlayacağını ve koşulların iyileştirilmemesi halinde ise eylemin devam edeceği bildirildi. Bu raporda cezaevi müdürünün odasının “sorgu odasına” çevrildiği, cezaevinde silahlı sivil kişilerin dolaştığına dair dikkat çekici iddialar vardı. Yine tutukluların baskı altına alındığı, darp edildiği ve “çıplak aramadan” geçirildiği kaydedilen raporda, 9 kişilik odalarda 15 tutuklunun zor şartlar altında kaldığı belirtiliyordu.

10 Ağustos tarihinden itibaren HDP’li kadın vekiller Tarsus’ta yaşananları meclise taşıdı.

TUTSAKLAR GERİ ADIM ATMIYOR

15 Ağustos tarihinde de tutsak Saadet Akın’ı ziyarete giden kardeşi, ablasının sevk sırasında ‘tecavüz’ tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. İşkence ve ‘tecavüz’ tehdidi ile karşı karşıya kalan Saadet Akın’ın kardeşi Emine Akın, kadın tutsakların yaşadığı işkence ve hak ihlalleri için Diyarbakır İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvuruda bulundu.

Katliamları ile gündeme gelen Cezaevi Müdürü Mahmut Çapa’ın öncülüğündeki baskı ve zulüm politikasına rağmen, kadın tutsaklar direnişten geri adım atmıyor. Kadın tutsakların 1.ayına giren süresiz-dönüşümsüz açlık grevi hala “Burada büyük bir baskı ve şiddet var. Bizim sesimizi duyun” çağrısıyla devam ediyor.


255

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA