Anasayfam yap | Sık kullanılanlara ekle 
  Ana sayfa  Haber  Kültür-Sanat  Kadın  Kurdî  Toplum-Yaşam  Dizi  Forum  Avrupa  PolitikArt  Yazarlar  Arşiv  İlan-Reklam  İletişim  Künye  RSS 
      Birinci Sayfa
PolitikArt
Yeni_Özgür_Politika
» ‘Binlerce acı birikti bu ülkede’
»editörden
»İDRİS GÜZEL: Dört yıl güneşi görmedik...
»XWE METİN AYÇİÇEK: 12 Eylül’lü bir doğum öyküsü
»YILMAZ SEZGİN: 12 Eylül’ü Diyarbakır’da yaşamak
»SENNUR SEZER: 95’e kadar yaşamak
»CEMAL TURAN: Bir göz kırpış!
»YILMAZ KIZILIRMAK: Darbeciler en güzel yıllarımı çaldılar
»CUMHUR YAVUZ: Hesaplaşma derdi olanlardanım
»İRFAN CÜRE: 12 Eylül’ün ilk günleri
»CİHAN ERDOĞAN: Kanayan coğrafyadan evrensele açılan pencere Yılmaz Güney
Günün Çok Okunanları
 • Amed ‘boykot’ dedi
 • Zihinler de kirlendi !
 • ‘Binlerce acı birikti bu ülkede’
 • Kürt siyasetçiler Talabani’yle görüştü
 • Öcalan için 825 km yürüyecek
 • Zindan tepkisi
 • Türk ordusu sınırı zorluyor
 • ETA demokratik süreci başlattı
 • CEMAL TURAN: Bir göz kırpış!
 • Samimi çözüm çabası mı, psikolojik savaş aygıtı mı?
FORUM
»ENGİN DOĞRU: Referandum ve Aleviler
»ALİ HAS: Referandum neden “Boykot” edilmeli?
»BAKİ GÜL: Eylemsizliğe karşı sınırötesi operasyon mu?
»MİHDİ PERİNÇEK: ‘Kalê Nemir’ Seyid Rıza’nın kemikleri sızlatılmamalı
»ALİ ERDOĞAN: Referandumun arka bahçesi ve Alevilerin duruşu!
»CAN KASAPOĞLU: Mazlumlar cephesi ve boykot
»BAKİ GÜL: Uçurumun kıyısındaki umut!..
 
BUGÜNÜN HABERLERİ
CİHAN ERDOĞAN: Kanayan coğrafyadan evrensele açılan pencere Yılmaz GüneyYılmaz Güney „Her birimiz ayrı cephelerden akıp gelen büyük bir nehir oluşturarak ülkemizde akan kana dur demek için elimizden ne geliyorsa onu yapmalıyız. Diyarbakır, Metris, Mamak zindanlarında ölüm makinaları çalışıyor. Kenan Evren ve şurekasına karşı yurtdışında da yapacak çok şeyler vardır“ dedi ve dediklerinin hepsinin arkasında da durdu.
İRFAN CÜRE: 12 Eylül’ün ilk günleri12 Eylül 1980 sabahı erkenden kalktım. Çabucak yüzümü yıkayıp, sokağa çıktım. Kaç gündür beklediğim buluşma nihayet bugün olacaktı ve ben de yeni bir göreve başlayacaktım.
CUMHUR YAVUZ: Hesaplaşma derdi olanlardanım “Tüm köy halkı sırasıyla sorgudan geçiriliyordu. Devrimcilerin ailelerine çok acımasız işkenceler yapıyorlardı. İstisna örnekler de olsa; köy meydanlarında analarımızın bacaklarından asıldığı söylentileri yayılıyordu. Köylere tek tek baskınlar yapılarak devrimciler aranıyordu…“
YILMAZ KIZILIRMAK: Darbeciler en güzel yıllarımı çaldılar8 çocuklu yoksul bir Alevi ana babanın 7’inci çocuğu olarak 1960 yılı başında Çorum/Alaca Külah Köyü’nde dünyaya geldim. İlkokula başlayana kadar fistanla dolaştım çünkü erkek çocuk giysileri pahalı, bizim ise alabilecek durumumuz yoktu.
CEMAL TURAN: Bir göz kırpış! Maraş olaylarının ardında, okulda yaptığımız boykot ve okul işgalinden dolayı ilk gözaltı ile karşılaştım. Ardından, dergi, bildiri dağıtmaktan dolayı ‘Kurtuluş’ örgütü elemanı olmaktan 16 yaşımdayken (resmi yaş 14 idi) 15 günlük ilk uzun gözaltımı yaşadım. 1979 Eylül’ünde yaşadığım bu gözaltı, ‘Nasıl yaşayacağım’ın rotasını çizdi.
SENNUR SEZER: 95’e kadar yaşamak“Hemen çıktığınız yere girin, darbe oldu!” 12 Eylül’ü sokağın başını tutmuş bir bahriyeli askerden böyle öğrendim.
YILMAZ SEZGİN: 12 Eylül’ü Diyarbakır’da yaşamak- Oğlum! Burası bir askeri cezaevi ve bu cezaevinde askeri kurallar geçerli. Anlaşıldı mı? Tamam ama bizler asker falan değildik.
XWE METİN AYÇİÇEK: 12 Eylül’lü bir doğum öyküsüNürnberg Film Festivali’nde Çağan Irmak’ın ‘Babam ve Oğlum’ filmini seyrettikten sonra, film sonrası söyleşiye katılan yönetmene, biraz da takılarak: „Benim öykümü biraz da değiştirerek aktarmışsınız ama benden izin almadınız“ dediğimde o da şaşırdı ve yanıtlamak ihtiyacı duydu: „Hayır, bu tanıdığım birinin gerçek yaşam öyküsü.“
İDRİS GÜZEL: Dört yıl güneşi görmedik...O yılları, kendi yaşamımın bir bölümü açısından ve insanlık adına ‘kayıp yıllar’ olarak görüyorum. Fakat o yılların aynı zamanda bir halkın özgürlük değerlerine başlangıç yaratması bakımından çok anlamlı bir yeri olduğuna da inanıyorum.
‘Binlerce acı birikti bu ülkede’ ‘Sanki Diyarbakır Zindanı’nda devlet ayrı bir misyon yüklenmiş gibiydi. Kuralları özel, işkenceleri bugüne kadar uygulanan en vahşi yöntemler ve cezaevindeki görevlileri ile en gaddar cezaeviydi.’
‘Bugün serhildanlara dönüşen gerilla cenazelerini gördüğümde nereden nereye geldik diyorum hep. Biz Mazlum’un cenazesini alıp memlekete gittiğimizde üç beş kişi vardı yanımızda. İnsanlar korkuyordu o zaman.’
editördenNe zor şarkı söylemek
dehşetin şarkısı olunca.
Dehşetti yaşadığım,
ölümüm dehşetti.
PolitikArt
editörden - 22 Agustos 2010
“...Zafere ve hedefe az bir zaman kalmışken ölüyorum. Kurtulacaklara ve yarının özgürlük ve barışının güzelliğini tadacaklara mutluluklar diliyorum. Eminim ki Fransız halkı ve özgürlük için savaşanlar, bizim hatıramızı insanlık onuruyla taçlandırmayı bilecekler. Ölüm anında, Alman halkı için hiçbir nefret duymadığımı ilan ediyorum, hiçkimse için nefret duymuyorum, herkes eninde sonunda hak ettiğini alacaktır, ceza ya da ödül olarak...”
SİBEL ÖZBUDUN: ‘Mağlup mu denir şimdi onlara’ - 22 Agustos 2010
“Ki insanlar rüya görmüyor/Ve sıfır nedir biliyorlar/Düş kuranlarsa çoktandır/Meczup sayılıyor artık”[1]“Yenildiler./Yenenler, yenilenlerin/dikişsiz ak gömleğine sildiler/kılıçlarının kanını.”
Ve devam eder Usta:
SERDAR EROĞLU: Büyük ‘kaybedenler’! - 22 Agustos 2010
Tarih büyük kaybedenlerin hikayeleriyle doludur. Altıncı yüzyılda yaşayan Mazdek, Zerdüştlüğün kurulan kast düzeninin bir aracı haline getirildiği İran’da, Tanrı katından geldiğini, tüm insanların eşit olarak yaratıldığını ve her türlü özel mülkiyetin ortadan kaldırılması gerektiğini söylemişti.
A. GALİP: PİR SULTAN ABDAL neyin sembolüdür? - 22 Agustos 2010
Sorunun yanıtı derhal verilebilir. Öncelikle talancı bir ekonomik düzenin mağdurlarının tarihe geçmiş isyanı ve sesidir. Ancak bununla sınırlı olduğu söylenemez.
ENGİN YURTSEVER: Beyaz boyalı evler - 22 Agustos 2010
Niye geciktiğini düşünürken kapı çaldı, havanın sıcaklığına dayanamayıp tişörtümü de çıkartmıştım. Pencere açıktı; rüzgar esiyordu; yine de oldukça sıcaktı.
NURİ ASLAN: Tapınağın Gözyaşları - 22 Agustos 2010
Adem ile Havva’ya dair yaradılış efsanelerini dinleyip de bu alemden kaç neslin gelip geçtiği bilinmez. Çoook... çoook... eski derler ya; işte öyle bir şeydir o yaradılış efsanesi. Ve sonrasında çoğalan insan nesli kendini yaratanları yaratarak geldi bugüne.
SEYİT EVRAN: Gerillada Şeceryan’ı dinlemek - 22 Agustos 2010
Yaklaşık bir haftadır bir müziği dinliyor ve dinlerken adeta zikre duruyorum. İnsana ruh veren, insanın ruhunun içinde gezinen, insanı tarih öncesine defalarca götürüp getiren cinsten bir müzik dinlediğim.
AHMET ATAŞ: Turgut Uyar’ı Londra’da okumak - 22 Agustos 2010
Cemal Süreya, İkinci Yeni’nin ‘bir elinde kadeh öbürünü ise hep yarasına bastırarak tutan’ en üretken şairlerinden Turgut Uyar’ın ölümünden sonra, yakın dostunun anısına karaladığı Turgut Uyar adlı şiire şu dizeyle başlar: “Ak odada oturur / Kapısı penceresinden çok.”
HÜSEYİN AKAR: Dersim’in ünlü halk ozanı: Sey Qajî - 22 Agustos 2010
Günümüzde pek tanınmayan halk ozanının asıl adı Seyite Qajî’dir. Dersim’in Nazmiya ilçesi Cîvarîk (Sarıyayla) köyüne bağlı Gemik mezrasındandır. 1871 yılında, aşiretler arası çekişmelerin ateşli bir sürecinde dünyaya gözlerini açar.
BÜLENT GÜNDÜZ: İki dengbêjin Aşkı: Evdal ile Gulê - 22 Agustos 2010
Aşk; uğrunda sürgüne gidilebilen, hiçbir sorgu olmaksızın gözü kapalı kabullenilen, uğrunda din değiştirilen, ayak tırnağından saçın teline insanı yerden yere vuran, bazen yüreğini bir kuşa teslim edip köy köy gezdiren hatta onun sadakatiyle ilahiyete ulaşılabilen ulvi bir olgu oldu hep insanın yaşam serüveninde.
editörden - 08 Agustos 2010
yakılmış bir köyün adıydı adın
görmedi kimse
içinde ben de yandım
o gün bugün kalbimin doğusunda tüten duman
nerede olursan ol göğündeyim kanlı tarih her zaman
Mardin’im, Midyat’ım
ah benim altından avaze sesim
kardeşlerimdi ölen de, öldüren de
aranızdaki duvarda
gömülü kaldım ...

Murathan Mungan

İHSAN ÇETİN: Çokkültürlülük ve kimlik bağlamında Midyat - 08 Agustos 2010
Midyat ilçesinin etnik yapısına ilişkin yapılacak bir tartışmada, Midyat’ın tarihsel boyutu göz önünde bulundurulmak kaydıyla, -ideal anlamda olmasa bile- ilçenin çoğulcu toplum yapısından çok çokkültürlü bir yapıya sahip olduğunun iddia edilmesi mümkündür.
NESLİHAN DALKILIÇ: Midyat geleneksel kent dokusu ve modernite - 08 Agustos 2010
Mardin’in Midyat ilçesi, tarihte bilinen en eski uygarlık merkezlerini barındıran Mezopotamya Bölgesi’nin kuzeyinde, çok önemli kültürlerin, dinlerin, dillerin kesiştiği ve birbirini etkilediği bir coğrafyada kurulmuştur.
SADIK ASLAN*: Midyat: Taş, çan ve kan… - 08 Agustos 2010
Turabdin’deki eskinin canlı, şimdiyse sahipsiz, sessiz Süryani köyleri gezildiğinde, köylerin ve kiliselerin bahçesinde ilk bakışta hemen göze çarpan yaygın badem ağaçları, tarihsel boyutuyla Süryanilerin iki halini anlatabilmek için çarpıcı bir figür olabilir belki.
TAYLAN DOĞAN: İfade özgürlüğü ve otosansür - 08 Agustos 2010
Avrupa’da yayın yapan Yeni Özgür Politika gazetesinin kültür eki PolitikART benden İfade özgürlüğü ve otosansür’ başlıklı bir yazı yazmamı istediğinde, nasıl bir yazı yazmam gerektiğini düşündüm.
NİHAT GÜLTEKİN: Dünyanın en büyük ikinci meteor çukuru: Qula Tepî - 08 Agustos 2010
Tarihi ve kültürel bir zenginlik kenti olan Bazîd’in turizm açısından en önemli yerlerinden biri de Meteor Çukuru’dur. Bazîd’in 35 kilometre doğusunda, İran sınırına 2 kilometre uzaklıkta, Gürbulak sınır kapısı ile Sarıçavuş –Gülveren (Gırberan) köyü arasındadır.
BERFİN KOÇER: Arayışın buluşma noktası - 08 Agustos 2010
Kaybedileni bulmanın heyecanı yoldaşlıkta buluştuğunda ve aradığın yoldaşlığın kendisiyse eğer, baktığın yerde bulduğun ilk yoldaşça bakış ya da yoldaşının bakışı buluşun oluyor, sen oluyor. Ve o an aradığı yoldaşlıktı, yoldaş bildiği bakışlardı. Bize aynı patikada aynı heyecanı yaşatan da yine bu yoldaşlık olmuştu.
MERAL ÇİÇEK: Sureya Bedîrxan - 08 Agustos 2010
Sureya Bedîrxan idam cezasına rağmen sonra affedilse de, 1910’da yine sürgüne gönderilir. İki yıllık sürgünden sonra İstanbul’a dönüp, orada gizli bir devrimci Kürt komitesi örgütler. Ancak yine yakalanıp, ölüme mahkum edilir. Bu kez zindana atılır. Fakat buradan kaçmayı başarır ve 1913’te Osmanlı İmparatorluğu’nu terk eder.
ELİF SONZAMANCI: ‘Castingshow’larda seyirci ve parasosyal etkileşim - 08 Agustos 2010
Sayıları artık parmakla sayılamayacak kadar çok olan ‘castingshow’lar kapitalizmin de yeni bir kazanç kapısı aslında. Özellikle seyircilerin, telefonla yada SMS yoluyla oylama yaparak, programdaki elemelerde belirleyici kılınması, bu tür yarışmalara ilgiyi daha fazla artırıyor.
MEHMET SÖĞÜT: Ceylan’ın gözleri - 08 Agustos 2010
‘Kaçıp gitmek istedim. Kahrolası rüzgâr engel oldu. Kımıldamaya çalıştım. Öyle bir esti ki gökyüzünde korkmaya başladım. Diğer bulutları çağırdım. Gelmediler. Ceylan, evinden iki yüz metre kadar uzaklaşmıştı ki, haki elbiseli biri havan topunu nişan aldı. Hedef sarı fanilalı Ceylan’dı...’
A.GALİP: Akıntıya karşı yüzmek - 08 Agustos 2010
‘Son 30 yıldır Mehmet Bayrak’ın tek başına Kürt tarihi, kültürü ve mücadelesi konusunda yaptığı çalışmaların, bu alanda şimdiye kadar yapılmış olan bütün çalışmalar karşısında azımsanmayacak bir orana sahip olduğu biliniyor. Bu yazıların, bir kısmında, sonradan derinleştirip bağımsız çalışmalara dönüştürdüğü, bir kısmında ise araştırılmayı bekleyen konuları ele alıyor.’
editörden - 25 Temmuz 2010
...
Dışımızdaki mekan nesneleri sarıyor, yansıtıyor:
Bir ağacı var etmek istiyorsan,
İç mekanla kuşat onu, varlığı senin içinde
Olan şu mekanla. Sıkı sıkı sar onu.
Sınırsızdır ve ancak sen vazgeçtiğinde
Düzene girerse gerçek bir ağaca dönüşebilir.

...

(Rainer Maria Rilke)

ŞEYHMUS DİKEN: Mehmed Uzun’un edebiyatında şehir* - 25 Temmuz 2010
‘Çarpıcı bir şehir edebiyatıdır Mehmed Uzun’un yapmaya çalıştığı. Belki de romanın yazılışından 25 yıl sonra cesur bir kararla “ölümüne” ülkeye ve şehre kesin dönüş yapmasının bilinçaltına ve edebiyatına nakşolunuşun hikâyesini o ilk metinlerde aramak da gerekiyor…’
CİHAN ERDOĞAN: Yüzleri sırlı resimler Dersim’de - 25 Temmuz 2010
Dile kolay 14 yıla yakın içeride, 24 yıldır sürgünde ‘Bütün Dünya Benim Evim’ diyerek dolaşmış Muzaffer Oruçoğlu. Çocukluğundan başlayarak belleğine yerleştirdiği figürleri, günü geldiğinde, dilediği biçimde resmetmek için sakladıklarını, biriktirdiklerini aşikar etmiş sonra bir bir....
AHMET ATAŞ: Dorian Gray’in üzgün portresi - 25 Temmuz 2010
Yazar ve şehir ilişkisi, modern edebiyat tarihi boyunca, hem okurun magazinel merakını kışkırtması anlamında hem de eleştirmenlerin yazarın yapıtlarına nüfuz eden kimi otobiyografik öğeleri çözümleme uğraşı açısından her zaman cezbedici bir ilgi konusu olmuştur.
HAYRİ K. YETİK: 33 Kurşun - 25 Temmuz 2010
Atatürk’ün ölümü devletin; kalkansız kalması, kutsallığın arkasına çekilmesi demek…
VAKIF ÇAĞIN: Si vis pacem, para pacem - 25 Temmuz 2010
La Joconde’un* (Mona Lisa) erdemi, verilen ve tutulacak zamansal sözdedir. Buluşulacak yer ve zaman içindedir erdem. Hangi tarihte çizildiği-boyandığı hiç önemli değil.
MERAL ÇİÇEK: Şehrin yıkıcılığında kendini bulma ve Rilke’nin Malte’si - 25 Temmuz 2010
Her edebi eser, anlattığı hikayenin yanısıra, ait olduğu çağın anlatıcısıdır da aynı zamanda - kimi daha az, kimi daha fazla. Dili ile, biçimi ile, içeriği ile söz konusu dönemin yaşam tarzını, koşullarını, toplumsal ilişkileri vs. bir şekilde yansıtır.
ENGİN YURTSEVER: Anne! - 25 Temmuz 2010
‘Anlatıp durduğun şeyler zihnimde parıltıya dönüşen simgeler oluveriyor. Sen anlatırken zihnim kanıyor bak! Yara bere içinde kaldı gördüğün gibi bütün düşüncelerim. Düşüncelerime dokunsan “ah!” bile diyecek halinin olmadığını göreceksin.’
GÜLNAZ DUMAN BİLGE: Her fırça bir taş darbesi midir? - 25 Temmuz 2010
Resme düşmüşüm ama, her fırça bir taş darbesi midir? Somut bir resme düşmüşüm yani; almış... koymuş... yapıştırılmış tutanakların ruhundan bir imgelemde.
 
AYHAN BİLGEN
Türkeş (Diyarbakır’da) yaşasaydı ‘evet’ derdi!
MUSTAFA KARASU
Neyin karşılığı aferin
Dr. IŞIK İŞCANLI
‘Ağaç teorisi’ ve Erdoğan
XWE METİN AYÇİÇEK
Tarih, Özerklik ve Anayasa
SUAT BOZKUŞ
Referandum ve boykot
MURAT ÇAKIR
Sarrazin ve deneme balonu
İNCİ HEKİMOĞLU
Kendi vicdanınızı sorgulayın!
HAYDAR IŞIK
Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler
FELEKNAS UCA
Lîstika referandûmê
HİCRİ İZGÖREN
Sol El Konçertosu
 Tanıma-Tenfiz davaları
KADIN
Yeni_Özgür_Politika
» Fail hükümet azmettirici Adli Tıp!
»Britanya'da kadın ve barış paneli
»Kadınlardan mevlit
»Şiva’yı öldürmek için gerekçeleri bol!
»Tarman AİHM’e gidiyor
»‘Devlet ve medya suç ortağı’
»Londra’da ‘töre’ cinayetine gözaltı
»Sakine’nin yanındayız

42  41  40  39  38  37  36  35  34  32  31  30  29  28  27  26  25  24  23  22  21  20  19  18  17  16  15  14  13  12  11  10   9    8    7    6    5    4    3    2      1
Top 10 Haber
 • HPG: İhanet karşılıksız kalmayacak
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 2: Kürtlerle ilgili her şey izleniyor
 • Amed’de katliam: 11 ölü 13 yaralı
 • İŞTE AKP TERÖRÜ
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 1: JİTEM’in kirli yüzü bir kez daha açığa çıktı
 • Gerilladaki Erternasyonalistler - 5: Artık bir Guyi kadar Kürt
 • Büyükanıt şov yaptırıyor
 • TERÖRİZM BUDUR
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 4: Sarhoşları bile fişliyorlar
 • JİTEMİ DEŞİFRE EDİYORUZ - 3: İslamcılar da izlemede

Copyright © 2010 Yeni Özgür Politika

Bu sitede yayınlanan tüm bilgilerin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
Telefon: 00 (49) 6102 367690 | Fax: 00 (49) 6102 367696 | Bilgi: info@yeniozgurpolitika.org | Haber: haber@yeniozgurpolitika.org