14 Ekim 2009
|
| Phoenix isimli televizyon kanalının, geçtiğimiz Pazar günü yayımlanan ve Peter Althammer tarafından hazırlanan ‘Kirli Savaş - Türkiye’deki gizli operasyonlar’ başlıklı belgesel için yaptığı reklam çok şey vaadeder gibiydi.
|
|
Türk ordusu 1993-1999 yılları arasında PKK’ye karşı tavizsiz bir mücadele yürüttü. JİTEM ise Türkiye’nin güneydoğusundaki en kirli operasyonlardan sorumluydu. Mağdurlarının tam rakamı bilinmiyor. Yüzlerce, hatta binlerce insandan söz ediliyor. Türkiye’nin yakın tarihinin bu en karanlık sayfaları yavaş da olsa bir gün mutlaka hukuken aydınlatılacaktır.
Ancak Althammer’in dokümantasyonu kirli savaş ile hesaplaşılmasına hiç de katkı sunmuyor. Althammer’in belgeselinin sloganı şu: Devletin mantığı terörün mantığını takip etti. Ona göre köy yıkmalarından, kontragerillanın ve ölüm tugaylarının oluşumundan sorumlu olan PKK’nin ‘terörü’dür. Türkiye’de 12 Eylül 1980’den beri kanlı bir askeri diktatörlüğün hakim olduğu, binlerce Kürt özgürlük savaşçısı ile Türk solcusunun rejimin zindanlarında işkence edildiği ve katliamdan geçirildiği, 1980’li yılların ortalarında Kürt sorununa ilişkin herhangi bir demokratik siyasi faaliyetin mümkün olmadığı ve Kürdistan’da 1984 yılında silahlı mücadelenin bu gerçek üzerinde başladığı gerçeği Althammer tarafından dile getirilmiyor.
Gerçek şu ki; JİTEM’in ve derin devletin diğer yapılarının içinden çıktığı NATO’nun Gladio birlikleri PKK’nin silahlı mücadeleye başlamasından çok önce kurulmuştu. Kontragerilla birlikleri 1 Mayıs 1977’de İstanbul’daki Taksim Meydanı’nda onlarca sendikacıyı katlettiğinde PKK henüz kurulmamıştı bile. Althammer, gerçekleri öyle bir çarpıtarak, 21 Mart 1992’de PKK’nin Cizre ve Şırnak’a ağır silahlarla saldırdığını iddia ediyor. Oysa barışçıl bir şekilde Newroz bayramlarını kutlayan insanlara panzerlerle saldırıp, 50’den fazla insanı katleden Türk ordusu idi. Dokümantasyonda gösterilen görüntülerde de görülen bu. Türk ordusu ardından Şırnak’ı panzer ve topçularla bombardımana tabii tutmuştu. O bombardımanın izleri hala şehrin merkezindeki binaların duvarlarında görülebiliyor.
O zamanlar Türk Genelkurmayı da Kürt şehirlere saldırılardan PKK’nin sorumlu olduğunu iddia ediyordu. Bu iddia o zaman da inandırıcı değildi. Zira gerilla ne panzerlere, ne savaş uçaklarına ne de topçulara sahipti. Saldırılarda kullanılan silahlar da bu çeşittendi. Türk ordusu ise Almanya’dan gelen silahlarla üst boyutlarda donatılmıştı. Ve Kontrgerillanın ölüm komandoları Almanya’da da ordu ve Alman anti-terör birliği GSG9 tarafından eğitilmişti.
* Dokümantasyonun tekrarı 17 Ekim’de saat 11:00’de, 18 Ekim’de de saat 07:30’da yayımlanacak.
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
|
|