15 Nisan 2009
|
 | DTP’li siyasetçiler ile Kürt kurumlarına yönelik operasyona büyük tepki gördü. DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, “Bu operasyonun sonuçlarını herkes oturup ciddi bir şekilde düşünmek zorundadır. Kimse bunun altından inanın kalkamayacaktır” dedi.
|
|
DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, DTP’li yöneticilere yönelik operasyona ilişkin dün DTP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Ayna, “Bu operasyonun hukuki hiçbir nedeninin olmadığını biliyoruz. Tamamen DTP’nin siyaset yapmasının engellenmek istenmesine yöneliktir. Yine seçimlerde elde ettiği başarıların, daha büyük başarıların engellenmesi için yapılan bir operasyondur. Bu tehlikeli bir süreçtir, bunu özellikle vurgulamak istiyorum” diye konuştu.
DTP’nin Türkiye yasalarına göre kurulduğunu ve siyaset yapan bir parti olduğunu hatırlatan Ayna, seçimlerde büyüdüklerini ve ciddi bir oy alan parti durumunda olduklarını söyledi. Sisteme karşı oldukları için partilerinin önünün kapatılmaya çalışıldığını kaydeden Ayna, şöyle konuştu: “Bu operasyonun sonuçlarını herkes oturup ciddi bir şekilde düşünmek zorundadır. Kimse bunun altından inanın kalkamayacaktır. Bu operasyon insanları demokrasi yöntemleri dışında başka arayışlara itmedir. Biz mücadelemizi her zaman yürüteceğiz.” Gözaltıları, AKP’nin kendilerine karşı yürüttüğü bir ‘tahammülsüzlük’ operasyonu olarak da değerlendiren Ayna, özellikle seçim sürecinde aktif çalışan yönetici ve üyelerinin gözaltına alınmasına dikkat çekti.
Demirtaş: Asla vazgeçmeyeceğiz!
DTP Amed İl binasın önünde bir araya gelen yüzlerce kişi “AKP şaşırma sabrımızı taşırma” şeklinde slogan atarak operasyonu protesto etti. DTP Amed Milletvekili Selahattin Demirtaş, DTP Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, DTP Amed İl Başkanı Ali Şimşek ile parti yöneticileri olağanüstü toplanarak durum değerlendirmesi yaptı. Yapılan durum değerlendirmesinin ardından DTP Grup Başkan Vekili Selahattin Demirtaş, böylesi bir tabloyla böylesi bir baskı süreci ile ilk defa karşılaşan bir hareket olmadıklarının altını çizdi. Demirtaş, “Bugüne kadar partimize yönelik faili meçhul cinayet, işkenceler ve parti kapatmalar dahil olmak üzere envai çeşit baskı yöntemi denenmiştir. Ancak 29 Mart yerel seçimleri sonrasında halkımızın ortaya çıkarmış olduğu siyasi irade halkımızda ve Türkiye’de barış ve çözüm umutlarını güçlendirmişti. Dolayısıyla böylesi bir tablo içersinde ve siyasi atmosfer içersinde böylesi bir baskı mekanizmasının geliştirilmesinin siyasi anlamı ve sonuçları bizler açısından vahimdir” diye konuştu. Asla barış mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini dile getiren Demirtaş, “Bu operasyon DTP’ye yönelik bir operasyondur. DTP’nin siyasi iradesini kırmaya ve DTP’yi yalnızlaştırmaya yönelik bir operasyondur. Bizler de halkımızla asla ve asla buna izin vermeyeceğiz” dedi.
Baydemir: Yanıt bu olmamalıydı
Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise, “Tek bir cümle ile ifade etmem gerekirse, Kürt halkının barış talebi Kürt halkının barışa dair uzatmış olduğu ele verilmesi gereken yanıt bu değildi. Verilmesi gereken yanıt bu olmamalıydı” dedi. Öte yandan, bugün Amed’de kitlesel bir basın açıklaması yapılıyor.
İstanbul’da kınandı
Aralarında DTP’li milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ayla Akat Ata ve Sevahir Bayındır’ın da bulunduğu çok sayıda kişi, DTPİstanbul İl binası önünde yapılan basın açıklamasıyla operasyonu protesto etti. SDP, ESP, EMEP, 78’liler Federasyonu, İHD, SEH, Kürt Enstitüsü ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin de hazır bulunduğu açıklama öncesinde kısa bir konuşma yapan DTP İl Başkanı Halil Aksoy, seçimlerde DTP’nin elde ettiği başarının hemen ardından ve PKK tarafından eylemsizlik kararı alındığı günlerde yapılan operasyonun, AKP’nin Kürt sorunundaki çözümsüzlüğünün göstergesi olduğunu ifade etti. Aksoy, gerekirse canları pahasına mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
‘Operasyon kaygı verici’
Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, seçimlerden sonra daha demokratik ve sorunların çözüm ortamı yaratılması beklenirken, DTP’ye yönelik bu operasyonu kaygı vereci bulduğunu söyledi. Aktar, “Operasyonun uzun süreli hazırlıklar sonucu yapıldığı söyleniyor, ama parlamentoda temsiliyeti olan bir partinin üst düzey yöneticilerinin de gözaltına alınması siyasal açıdan örgütlenme özgürlüğünü engellemeye yöneliktir” dedi.
Özgür Halk kınadı
Özgür Halk dergisi çalışanları, Gün TV’ye yapılan baskın ve DTP’li yöneticilerin gözaltına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, KCK’nin çatışmasızlık ilan etmesinin ardından demokratik kurum ve kuruluşlara baskın yapılmasının düşündürücü olduğu belirtilerek, “Bu süreçte böyle bir operasyonun yapılması kaygı verici ve düşündürücü bir durum olarak görüyoruz” denildi.
EMEP: Kabuledilir bir yanı yok
EMEPGenel Başkan Yardımcısı Kamil Tekin Sürek, operasyonun kabuledilir olmadığını belirtti. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Sürek, “PKK’nin ateşkes ilan ettiği ve bir Kürt Konferansı’nın toplanacağının ilan edildiği, silahlı çatışmaların yerine barışçı yöntem ve yönelimlerin tartışıldığı bir dönemde, DTP’ye yönelik böyle bir operasyonun kabuledilir değildir” dedi. Sürek açıklamasında, “AKP Hükümeti faşizan yöntemlere başvurmaktan çekinmemektedir” diyerek, operasyonun derhal sonlandırılmasını istedi.
ÖDP: Yapılan linç girişimidir
Gözaltılara ilişkin yazılı bir açıklama yapan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkan Yardımcısı Haydar İlker ise DTP’ye karşı bir linç girişiminin gerçekleştirildiğini belirtti. İlker, “Kürt sorunun demokratik çözümünden yana Özgürlük ve Dayanışma Partisi olarak bu anti demokratik uygulamayı kınıyor, Demokratik Toplum Partisi’nin yanında olduğumuzu duyuruyoruz. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır” diye kaydetti.
ESP: Hepimiz DTP’liyiz
Ezilenlerin Sosyalist Platformu(ESP) baskınları protesto etti. Seçim sonrası yaşananları hatırlatan ESP, “Bugün yaşanan gözaltı terörü, DTP’nin Kürt sorununda adil, demokratik, onurlu barış talebiyle siyaset yapması engellenmek istenmektedir. DTP’ye yönelik saldırının ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye ziyaretinin peşinden gelmesi ise, Kürt sorununda DTP’yi dışlayan, burjuva çözüm arayışlarının kirli pazarlığının sonucudur. Bizler tüm devrimcileri, ilericileri toplumun bütün muhalif kesimlerini, Kürt halkıyla dayanışmaya onun siyasi temsilcisi DTP’yi sahiplenmeye, Türk ve Kürt halklarının kardeşliği şiarını yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
|
|