Amed’de “Onurlu Yaşama Çağrı” mitingine, devletin bütün yasak ve engellemelerine rağmen yaklaşık 100 bin Amedli katıldı. “Onurlu, direngen değerli Kürt halkı DTP’nin kapatma davasının ilk duruşmasına hoş geldiniz. Sayın başsavcı ilk duruşmaya 100 bin tanık getirdik” diyerek konuşmasına başlayan DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, Türkiye Başbakanı Erdoğan’a seslendi. Erdoğan’ın Kürt sorunu konusundaki tutarsızlığından örnekler veren Demirteş, ‘PKK’yi silahsızlandırma’ dayatmasına şöyle karşılık verdi: “Diyoruz ki sayın Başbakan’a; 12 Eylül darbecilerinin işkencelerle, zulümlerle açtığı dağa çıkış yollarını, siz demokrasi, özgürlük ve barış ile iniş yoluna çevirin. Siz dağın iniş yolunu açın ki dağdakiler inebilsin” dedi.
Miting yasaklar ile başladı
Yoğun polisiye önlemlerle gergin bir atmosferin oluşturulduğu kentte, giriş çıkışlarda arama noktaları oluşturulurken, şehir merkezinde Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı’nda bağlı binlerce asker de hazır tutuldu. Miting nedeniyle tüm polislerin izinleri iptal edilirken; çevik kuvvet ekipleri, sivil polislerle birlikte miting alanı ve Ofis Semti çevresi ablukaya alındı. Bunun yanısıra Diyarbakır Valiliği, Miting Tertip Komitesi’nin hazırladığı tüm pankartları yasalara aykırı olduğunu savunarak yasakladı. Yasaklanan pankartlar şunlar: “Edî Bese”, “Demokratik Özerklikle, Demokratik Cumhuriyete” ve “Tecrit ve İzalasyona Hayır”, “Demokratik Çözüm Ve Diyalog İçin Operasyonlara Hayır”. Miting öncesi alana götürülen 2 bin adet Azadiya Welat Gazetesi’ne Öcalan’ın posterine yer verdiği gerekçesiyle el konuldu.
Yasaklara yanıt coşku oldu
Mitinge katılmak isteyen Amedliler ise mitingin yapıldığı İstasyon Meydanı’na yoğun aramaların ardından girebildi. Devlet güçlerinin tüm yasak ve gerginliğine karşı alanda bulunan binlerce kişi, sık sık, “Öcalan, Öcalan”, “Gençlik Apo’nun Fedaisidir”, “Kürdistan Faşizme Mezar Oacak”, “PKK Halktır Halk Burada”, “Disa Disa Serhildan Serokê Me Öcalan” şeklinde sloganı attı; alanı DTP bayrakları ile donatarak, “DTP İrademizdir” dövizleri taşıdı.
Milletvekilerine yoğun ilgi
Miting alanına aralarında DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, Genel Başkan Yardımcısı Selma Irmak, Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, Amed Milletvekilileri Akın Birdal, Aysel Tuğluk ve Gültan Kışanak ile DTP Diyarbakır İl Başkanı Hilmi Aydoğdu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve DTP’li il, ilçe ve belediye başkanları otobüsle geldi. Milletvekilleri ve başkanlar halkın yoğun ilgisi ve sloganlarıyla karşılandı. DTP’li yöneticeler, belediye başkanları ve milletvekilleri, destek sloganları arasında sahneye çıkarak halkı selamladı.
Topyekün seferber olacağız
Mitingin açılış konuşmasını DTP Diyarbakır İl Başkanı Hilmi Aydoğdu yaptı. Aydoğdu Amed halkının taleplerini ve ne istediğini bu meydanda toplanarak gösterdiğini belirterek, “Bu halk sınır ötesi operasyon olmasın, tecrit son bulsun diyor. Bütün Kürtlere oyuna gelmeyin diyor. Bu halk kendisine karşı geliştirilen seferberliğe karşı topyekün seferber olacaktır. Kale düşecek diyorlar. Kale burada. Emekle alınteri ve mücadeleyle yaratıldı, asla düşürmeyeceğiz” dedi.
Kimliksiz bir halk olamaz
Ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir bir konuşma yaptı. “Diyarbakır seninle gurur duyuyor” sloganıyla sözleri sık sık kesilen Baydemir, Kürt halkının tarihte hiçbir zaman başka bir halkın dilini, kimliğini ve kültürünü yasaklamadığını anımsatarak, “Eğer bir halk kimliksiz ise diliyle ve kültürüyle varlık gösteremiyorsa dünyada da varlığını sürdürme şansı yoktur. Bu halkın bugüne kadar verdiği emek ve mücadele bunun içindir” dedi. Baydemir, birlik ve beraberlik içinde oldukları sürece yollarının açık olacağını ifade etti. Baydemir “Görkemli katılımınızla bizlere güç verdiniz, bizleri aydınlattınız. Gecenin ve gündüzün yaratıcısı da sizleri aydınlatsın, güç versin” diyerek sözlerini tamamladı.
Kapatma davasına hoş geldiniz
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş ise konuşmasına DTP’nin kapatma davasına atıfta bulunarak, “Onurlu, direngen değerli Kürt halkı DTP’nin partimizin kapatma davasının ilk duruşmasına hoş geldiniz. Sayın başsavcı ilk duruşmaya 100 bin tanık getirdik. Sayın Başsavcı, soruyoruz tanıklara; DTP kapatılabilir mi?” diyerek başladı. Demirtaş’ın sorusu üzerine kitleden hep birlikte “Hayır” sesi yükseldi.
‘İniş yolunu açın, PKK silahsızlanır’
Selahattin Demirtaş, konuşmasında Türkiye Başbakanı Recep T. Erdoğan’ın ‘PKK’yi silahsızlandırma’ çağrısına da cevap vererek: “Bu halk evlatları dağdan insin istiyor, elbetteki barış istiyor bu halk. Diyoruz ki sayın Başbakan’a; 12 Eylül darbecilerinin işkencelerle, zulümlerle açtığı dağa çıkış yollarını, demokrasi, özgürlük ve barış ile iniş yoluna çevirin. Siz dağın iniş yolunu açın ki dağdakiler inebilsin” dedi.
Önce Başbakan netleşsin
Erdoğan’ın 2002’de Rusya’da bir Kürt işçinin sorusu üzerine dile getirdiği, “Sorun yok dersen sorun ortadan kalkar. Biz diyoruz ki böyle bir sorunumuz yok” sözlerini hatırlatan Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yıl 2005, yer Diyarbakır. Yine aynı Başbakan aynen şöyle diyor; ‘Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil hepsinin sorunudur, benim de sorunumdur’. Tarih Aralık 2006, Diyarbakır’daki konuşmasının bir yıl sonrası, yer Amerika. Ne demiş Başbakan; ‘Kürtlerin Türkiye’de hak diye bir sorunu yok ki’. Şimdi her yıl düşüncesi değişen sayın Başbakan DTP’ye netleşin diyor. Bu nasıl bir çelişkidir sayın Başbakan? Sizin direne direne emeğinizle oylarınızla inancınızla Ankara’ya yolladığınız vekillere ‘seçiminizi yapın’ diyor Başbakan. Bu halk kaç defa seçimini yapacak sayın Başbakan? İşte yaptı seçimini, yaptı bu halk, demokrasiden yana, parlamenter rejimden yana yaptı seçimini.”
Savaş mı demokrasi mi?
Erdoğan’ın seçimlerden önce “Bunlar yarın Meclis’e gelecekler hergün MHP ile kavgalarını izleyeceğiz’ sözünü de anımsatan Demirtaş, “Şimdi baktı ki Kürtler siyasetinde ciddi, olgun bir tavır sergiliyor. Kendisi bizimle kavga etmeye başladı. Bizi MHP ile kavga ettiremeyen Başbakan, kendisi bizi hedefe koydu, kendisi partimize yönelik linç kampanyasının startını verdi. Biz diyoruz ki, asıl siz tercihinizi yapın; demokrasiden mi yanasınız savaştan mı yanasınız? Bu halk özgürlük için demokrasiden yana tercihini koydu, elini uzattı da Ankara’ya kadar. Bu el havada kalmasın. Bu nedenle ‘Êdî Bese’ diyor bu halk” diye konuştu.
Hak sorunumuz var
Erdoğan’ın “Kürtlerin hak sorunu yoktur” sözünü eleştiren Demirtaş, “Daha şurada bir kaç yüz metre ileride Sur Belediyesi Kürt sorunun sonucu değil mi? Sizin bakanınızın görevden aldığı belediye başkanımız belediye meclis üyeleri, Kürt sorunu değilmi bu?” dedi. Başbakan’ın Avrupa’da Kürt sorunu yoktur diye gezdiği sırada DTP’nin ‘Kürt sorunu vardır ve çözülmeli’ diye çıktığını belirten Demirtaş, “Panik bundandır. Demokrasi maskesi düşmüştür. DTP’ye saldırının nedeni budur” diye kaydetti.
Linç kampanyasını Erdoğan başlattı
Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Partimizi, genel başkanımızı, milletvekillerini, belediye başkanlarını önce siyasi lince tabi tutup, arkasından arenaya atar gibi faşizan şoven milliyetçi ortamı yaratan sayın Başbakan, bugün demokrasi havarisi kesilmiş durumda. Sokakları hareketlendiren, sokakta Kürtlere karşı linç kampanyasını yürüten siyasiler, bugün demokrasi havarisi kesildi. DTP hakkında kapatılma davası açıldığında DTP ile ilgili dokunulmazlıklar Meclis’e geldiğinde sanki kendilerinin hiç bir payı yokmuş gibi, şimdi demokrasi havarisi kesiliyorlar. Kanmayın değerli arkadaşlar bunlara. Kapatma davasını açtıranlar da, dokunulmazlıkların kaldırılmasını Meclis’e taşıyanlar da bunlardır. Bunları asla unutmayın.”
Halkın mesajı iyi okunmalı
Amed halkının verdiği mesajın iyi okunması gerektiğini belirten Demirtaş, “Ben inanıyorum ki bugün Diyarbakır halkının verdiği mesaj herkes tarafından bir kez daha doğru okunursa, doğru anlaşılırsa barış çok kolaydır, çok yakındır” dedi.
Hükümetin yürüttüğü temel politikanın içeride ve dışarıda ‘Kürdü Kürde kırdırtma politikası’ olduğunu belirten Demirtaş, “T.C vatandaşı olan bütün Kürtler, bu ülkede kendi anadiliyle, kendi özgür kimliğiyle kendi kültürüyle bu topraklarda bütün halklarla birlikte özgür yaşamak istiyor. Elbette ki bu ülkede yaşayan Kürtler Irak’ta bölgesel bir Kürdistan federasyonundan onur duyar. Burada yaşayan Kürtler, Kürdü Kürde kırdırtacağınıza oradaki oluşumla diyalog içinde olun. Barış ve kardeşlik ilişkileri geliştirin ki Ortadoğu’da hep birlikte güç haline gelelim” dedi.
‘Barış ve demokrasiden vazgeçmeyeceğiz’
DTP Eşbaşkanı Emine Ayna da tek taraflı ateşkes ilan ettirdiklerini hatırlatarak, “Siz ölebilirsiniz ama öldürmeyin dedik. Buna Koşuyolu’nda kadın ve çocuklar öldürülerek yanıt verildi” dedi. Türkiye’de sırtını silahlara dönen tek parti olduklarını kaydeden Ayna, “Tezkereye, yani savaşa onlar evet dedi. Biz hayır dedik” şeklinde konuştu. Şehirde siyaset yapmanın yolunun açılmasını istediklerini vurgulayan Ayna, “Kürtler asli unsursa tarihteki yerini almalıdır. Sınıriçi ve sınırdışı tüm operasyonlar son bulsun” dedi.
Nurettin Demirtaş: Türkiye bir yol ayrımındadır
Mitinge Türkiye Barış Meclisi’nin yanı sıra bazı temaslarda bulunmak üzere yurtdışında bulunan DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş da bir mesaj gönderdi. Demirtaş, mesajında, “Diyarbakır mitingini siyasi sorumluların iyi okuması gerekiyor. Mitingin vereceği mesajlar Kürt sorununun çözüm yolunu herkese göstermektedir. Hükümet başta olmak üzer uluslararası güçler ve PDK ile YNK’nin bu mitingten çıkaracak mesajı nasıl karşılayacağını önemsiyoruz. Diyarbakır’dan verilen mesaja olumlu yanıt verilmesi durumunda yepyeni bir süreç başlayabilir. Türkiye bir yol ayrımındadır. Avrupa, Amerika ve PDK ile YNK aynı şekilde bir yol ayrımındadır. Türkiye Kürtlerini kaybedibilir, ya da onurlu ve eşit temelde kazanabilirler. Bu tamamen Diyarbakır halkının vereceği mesajlarla, yaklaşımla ortaya çıkacaktır. Bunun önemli olduğunu ve tüm güçlerin politik kararlarının buna göre yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini düşünüyoruz” diye kaydetti.
Yürüyüşe saldırı
Miting, Kürt sanatçıların şarkılarıyla sona erdi. Miting sonrası dağılan binlerce kişi KCK Önderi Abdullah Öcalan lehine sloganlar atarak, Ofis Semti’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüş yapmak isteyen binlerce kişiye, miting öncesi de gergin olduğu gözlemlenen devlet güçleri, gaz bombaları, panzer ve coplarla saldırdı. Polis çok sayıda kişiyi döverek gözaltına aldı. Saldırı sonucu çok sayıda yaralı olduğu öğrenildi. Öte yandan Ofis, Ekinciler Gevran ve İstasyon Caddeleri ile Bağlar beldesi girişine çevik kuvvet ekipleri gönderilerek abluka oluşturuldu. 1 helikopterin de sürekli Ofis semti civarında tur attığı gözlendi. Devlet güçleri, Ofis’teki kafelere de girerek, gözaltılarını sürdürdü. Gençlerin yaptığı eylemler, gazetemiz basıma hazırlandığı sırada ara sokaklarda devam ediyordu.
DİHA/AMED
- Onbinlerce kişinin katıldığı mitingde Öcalan’ın posterleri ile Demokratik Konfederalizm bayrakları açılırken, mitinge “Öcalan” sesleri damgasını vurdu.
- Polisler cami kubbeleri ve hemen hemen miting alanını çevreleyen tüm binaların üzerinde kamera ve fotoğraf çekimi yaptı.
- “Demokratik diyalog ve çözüm için operasyonlara hayır”, “Tecrit ve izolasyona hayır”, “Onurlu yaşam için artık yeter”, “Êdî bes e, Ya onurlu bir barış ya da şerefli bir ölüm” yazılı pankartlar ile “Kahrolsun faşizm”, “DTP irademizdir”, “Belediyelerimiz yalnız değildir” ve “Hepimiz Kürdüz” yazılı dövizler açan kitle sık sık, “Bijî serok Apo”, “Öcalan Öcalan”, “PKK halktır halk burada”, “PKK’ye uzanan eller kırılsın”, “Şehid namirin” ve “Öcalan’sız dünyayı başınıza yıkarız” şeklinde sloganlar attı.
- Onbinlerce kişi nüfus cüzdanlarını havaya kaldırarak kimlik taleplerini dile getirdi.
- Sarı-kırmızı-yeşil renkli flamaların açıldığı mitingde, yöresel kıyafetler giyen kadınlar ve küçük kız çocukları da renkli görüntüler oluşturdu.
- Sanatçı Diyar programın son bölümünde Koma Azad ile aynı sahneyi paylaştı.
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
|